ŞABAN AYI İBADETLERİ VE BERAAT GECESİ İBADETLERİ

Şaban Ayı'na Mahsus İbadetler
Resulullah (asm) peygamberlerin en faziletlisi olduğu gibi; onun ayı olan Şaban dahi, ayların en faziletlisidir. Şaban ayı Peygamber Efendimiz'in (asm) ayı olduğu için bu ayda çokça salavat getirebiliriz...

Şaban ayının mümkünse Pazartesi ve Perşembe günlerinde oruç tutabiliriz
Resulullah Efendimiz'in (asm) en sevdiği oruçlar arasında, Şaban ayında tuttuğu oruçlar vardı. Kendisine şöyle sordum: - Görüyorum ki Şaban ayında daha çok oruç tutuyorsun. Bana şöyle buyurdu: - Ya Aişe! Bu ay öyle bir aydır ki: ölüm meleğine, gelecek sene içinde ölecek kimselerin isimleri bu ayda yazılıp verilir. İstiyorum ki; İsmim ölüm meleğine verilecek ise ancak oruçlu olduğum halde verilsin. (Buhari) 

Elimizden geldiğince sadaka verebiliriz
 Hz. Enes (ra) anlatıyor: Resulullah’a (asm); "Ramazan’dan sonra hangi oruç daha faziletlidir?" diye soruldu. Buyurdu ki: "Ramazan’ı tazim için tutulan Şaban orucu!" Tekrar soruldu: "Hangi sadaka daha faziletlidir?" "Ramazan’da verilen sadaka!" cevabını verdi." (Tirmizi)

 Şaban ayı Peygamber Efendimiz'in (asm) ayı olduğu için, bu ayda çokça salavat getirebiliriz 
Resulullah (asm) peygamberlerin en faziletlisi olduğu gibi; onun ayı dahi, ayların en faziletlisidir. Allah-u Teala Kur'ân-ı Kerimde mealen: “Muhakkak ki Allah (cc) ve melekleri o peygambere salat ederler. Ey iman edenler (sizde) ona salat edin ve (ona) teslimiyetle selam verin!” (Ahzab, 56) “Bana bir kere salâvat okuyana, Allah (cc) on kere salavat okur.” (Gunyet’üt Talibin) Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri; “Peygamber Efendimiz’e (asm) getirilen her bir salavat Cenab-ı Hak’ın rahmetine ulaşmak için bir vesiledir.” demiştir. (Lemalar)

 İman ve Kur’ân hakikatleri ile meşgul olabiliriz
“İlim öğrenirken ölen kimse o kadar yükselmiş olarak Allah'a kavuşur ki; kendi ile peygamberler arasında yalnız peygamberlik derecesi kalır.” (Tergib ve Terhib) “Kişinin öğrendiği faydalı bir konu bana bin rekat namazdan daha sevimlidir.” (Tergib ve Terhib) “Bir saat ilim öğrenmek, gece sabaha kadar ibadet etmekten, bir gün ilim öğrenmek, üç ay oruç tutmaktan kıymetlidir.” (Deylemi) “İlim öğrenmek için yolculuğa çıkanın, daha adımını atmadan günahları af olur.” (Şirazi) 

Peygamber Efendimiz’in (asm) ayı olan Şaban ayında, sünnet-i seniyyeden bir kısmını hayatımıza geçirebiliriz 
• “(Habibim, ya Muhammed!) de ki: “Eğer Allah(cc)’ı seviyorsanız, o halde bana tabi olun ki, Allah (cc) da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın!” Allah (cc) Gafur (çok bağışlayan) dır, Rahim (çok merhamet eden) dir.” (Al-i İmran, 31) Bu ayet-i kerimenin tefsiri şu şekilde yapılıyor: “Eğer Allah'a muhabbetiniz varsa, Habibullah'a ittiba edilecek (tabi olunacak). Eğer ittiba edilmezse (tabi olunmazsa), netice veriyor ki: Allah'a muhabbetiniz yoktur. Eğer Muhabbetullah varsa, netice verir ki: Habibullah'ın Sünnet-i Seniyesine ittibaı intac eder(gerektirir). Evet Cenab-ı Hakk'a iman eden, elbette ona itaat edecek. Ve itaat yolları içinde en makbulü ve en müstakimi(selamet) ve en kısası, bilâşübhe(şüphesiz) Habibullah'ın gösterdiği ve takip ettiği yoldur.”

Şaban ayında günahlar temizlendiği için, çokça istiğfar getirebiliriz
  “Şaban, günahları siler; Ramazan ise oruç tutanları temizler.” (Gunyet’üt Talibin) “Şaban ayı girince, nefsinizi temizleyin ve bu ay boyunca niyetlerinizi iyi ediniz.” (Kalplerin Keşfi) Şaban ayında günahların affı için çok dua etmeli. Dua ederken şefaat sahibi Efendimizi (asm) vesile bilinmelidir. Şaban ayında namaz, oruç, sadaka ve Kur'ân-ı Kerim tilaveti gibi ibadetlerle geçirerek, Ramazan ayı için kendimizi hazırlayabiliriz. 


   ********

BERAAT KANDİLİ

Hacet Namazı
Regaib kandilin kılınacak dilek namazı:Her ne sıkıntı varsa Mevla dan işteBu niyetle ;
4 rekatin kilinisi;1 . Fâtiha.3 ayet-el kursi2. Fâtiha. ihlâs. Felak.nas3. Fâtiha. ihlâs. Felak.nas4. Fâtiha. ihlâs. Felak.nas
Mevlam gönlünüzdeki hayırlı dileklerinize ulasabilmeyi nasib eylesin
Nihat hatiboğlu


Şâban ayının on beşinci gecesi Beraat gecesidir. 
Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle “mübarek gece”; günahların affı ve kulların temize çıkarılması sebebiyle “Beraat gecesi” ve kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle de “rahmet gecesi” gibi adlar da verilmiştir. 
Bu geceyi ibadet ve taatle geçirmenin pek çok sevabı ve feyzi vardır. Bu konuda Resul-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuştur: 
“Şaban ayının yarısı (Beraat gecesi) olduğunda, gecesinde kalkın ibadet edin, gündüzünde de oruç tutun! Muhakkak ki yüce Allah, o günde dünya semasına iner ve imsak vaktine kadar şöyle der: “Affedilmeyi dileyen yok mu, affedeyim. Rızık isteyen yok mu, rızık vereyim. Şifa dileyen yok mu, şifa vereyim. Şunu isteyen yok mu vereyim…” (İbn Mâce)
Şöyle denilmiştir: Yeryüzündeki müslümanların iki bayram günü olduğu gibi, göklerdeki meleklerin de iki bayram gecesi vardır. Meleklerin iki bayram gecesinden biri, Şâban ayının on beşinci gecesi olan Berat gecesi; diğeri ise Kadir gecesidir. 
Müslümanların iki bayram günü ise; Ramazan ve kurban bayramı günleridir. Bu sebeple Şâban ayının on beşinci gecesi olan Berat gecesi meleklerin bayram gecesi olarak isimlendirilmiştir.
Berat gecesine ‘Kefaret gecesi’ de denilir. Bir hadis-i şerifte, “Kim bayram gecesini ve Şâban ayının on beşinci (Berat) gecesini ibadetle ihya ederse, kalplerin öldüğü günde o kişinin kalbi ölmez” (İbn Mâce) buyrulmuştur. 
Bu gecenin bir adı da “şefaat gecesi”dir. Bunun delili şu hadis-i şeriftir:
“Resûlullah (s.a.v) Şaban ayının on üçüncü gecesi ümmetine şefaat etmek için dua edip yalvardı; kendisine, ümmetinin üçte birine şefaat etme izni verildi. On dördüncü gecesi yine dua edip yalvardı; bu sefer üçte ikisine şefaat etme yetkisi verildi. On beşinci gecesi bir daha yalvardı, bu sefer de, kaçak develer gibi Allah’tan kaçanlar dışında bütün ümmetine şefaat etme izni verildi.” (Ebû Davud)
Bu gecenin diğer bir ismi de “mağfiret gecesi”dir. Şu hadis-i şerif buna işaret eder: 
“Allah Teala (c.c) Şaban’ın on beşinci gecesi kullarına nazar eder ve yeryüzünde bulunanlardan şirk koşanlarla haset edenler hariç, bütün müminleri mağfiret eder.”(İbn Mâce)
Diğer hadislerde, bu affın dışında tutulanlar içinde, haksız yere cana kıyanlar, anne babasına asi olanlar, sürekli içki içenler ve akraba ile hukukunu kesenler de zikredilmiştir.
Berat Gecesi Yapılacak Dua ve İbadetHz. Aişe (r.ah) validemiz şöyle anlatmıştır:
Resûlullah (s.a.v) Şâban ayının on beşinci gecesi benim yanımdaydı. Bir ara kendisini yanımda bulamadım; diğer hanımlarının yanına gitti zannettim, içimi bir kıskançlık sardı. Hemen kalkıp aramaya başladım. Hanımlarının odalarını dolaştım bulamadım; sonra dışarı çıktım; kendisini Bakî mezarlığında buldum. Baktım ki mümin erkek ve kadınlarla şehitler için Allah’a dua ediyor, aflarını istiyordu. Onu böyle görünce, içimden,
“Anam babam sana feda olsun! Sen Rabbinin razı olduğu iştesin, bizler ise dünya işlerinin derdindeyiz!” dedim ve kendisine görünmeden eve döndüm. Sonra ev teşrif ettiler. Benim nefes nefese kaldığımı görünce,
“Bu halin nedir?” diye sordu; ben de durumu anlattım. Bana,
“Ey Âişe, Allah ve Resûlü’nün sana haksızlık yapacağını mı düşünüyorsun. Hayır, bu asla olmaz. Fakat bana Cebrail geldi ve şöyle dedi: “Bu gece, Şaban’ın yarısıdır (Beraat gecesidir). Allah Teâlâ bu gecede Kelp kabilesinin koyunlarının tüyü adedince mümini cehennemden azat eder. Ancak Allah şu kimselere rahmet nazarı ile bakmaz: Kendisine şirk koşan, kalbi müminlere karşı kin ve düşmanlık ile dolu olan, akraba ile hukukunu kesen, anne babasına asi olan ve sürekli içki içen.”Allah Resûlü (s.a.v) sonra üzerindeki elbiseyi kenara koyarak bana,
“Ey Âişe, izin verirsen bu geceyi ibadetle geçirmek istiyorum” buyurdu, ben de,
“Anam babam sana feda olsun, izin veriyorum” dedim ve Resul-i Ekrem (s.a.v) kalktı namaza durdu, sonra secdeye vardı. Secdede o kadar uzun kaldı ki, ben ruhu kabzedildi vefat etti zannettim. Elimle ayağına dokunduğumda, saadetli ayağını hareket ettirdi. Kulak verdim ki secdede şöyle dua ediyordu:
“Sana bütün benliğim ve duygularımla secde ediyorum. Kalbim sana iman etti! Nimetlerini ve günahlarımı itiraf ediyorum. Zira senden başka günahları affedecek yoktur. Allah’ım! Gazabından rızana, azabından affına ve senden yine sana sığınırım! Ben seni hakkı ile övüp sena edemem; sen kendini nasıl övüyorsan öylece yücesin.(Beyhakî)
Bu hadisler, Berat gecesinin namaz, dua, zikir ve istiğfar gecesi olduğunu göstermektedir. “Şaban’ın yarısı olunca gecesini ibadetle geçirin, sabahına çıktığınız günde de oruçlu olun” buyrulması da bu gecenin ibadetle geçirilmesinin faziletini göstermektedir.
Bu gecede, nafile namaz olarak teheccüd namazı yanında, tövbe, tesbih, hacet namazları kılınabilir. Kazası olanlar kaza namazı kılabilirler. Yüce Allah’tan dinimiz ve dünyamız adına hayırlı isteklerde bulunabiliriz. 
Berat gecesi pek mübarek bir gecedir. Berat gecesinde, yaratıkların bir sene içindeki rızıkları, zengin veya fakir, aziz veya zelil olacakları, ölüm vakti gelenlerin ecelleri, hac gideceklerin isimleri ve benzeri işlerin hükmü Allah tarafından görevli meleklere bildirilir. Bu bakımdan Berat gecesinde ibadet etmenin büyük sevabı, feyzi ve bereketi vardır.
Mümine gereken işlerden biri de dualarını kabulünü ve günahların affını engelleyen işlerden kaçmaktır. O günahların başında şirk, bir cana kıymak ve zina yapmak gelmektedir. Bu üçü Allah katındaki en büyük günahlardır.
Günahların affını engelleyen günahlardan biri de, Müslüman kardeşine kin, haset ve düşmanlık beslemektir. Evzaî (rah) günahların affedilmesine engel olan kini şöyle açıklamıştır: Resûl-i Ekrem’in (s.a.v) ashabından herhangi birine karşı yapılan kin ve düşmanlıktır. Ashab-ı Güzin’den her hangi birine karşı yapılan kin, kişinin yakınlarına beslediği kinden daha tehlikeli ve kötüdür.
En Hayırlı Amel: Kalp TemizliğiAmellerin en üstünü kalbin her türlü kötülükten arınmasıdır. Selâmetin en üstünü nefsin isteklerinden ve bidatlerden kurtulmaktır. Faziletli amellerden birisi de önceki salihlerden, âlim ve ariflerden herhangi birisini küfürle, bidatçi olmakla, dalâlette olmakla suçlamamaktır. Yine en üstün amellerden birisi de herhangi bir müslümana karşı kin beslememek, kendisine haset etmemek ve onu küçük görmemektir. Onlar için güzel olanı dilemek, onlara nasihatte bulunmak ve kendi için istediği şeyleri onlar için de dilemektir. Yüce Allah, gerçek müminlerin şu şekilde dua ettiğini haber vermiştir:
“Rabbimiz! Bizi ve bizden önceki geçmiş mümin kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma!” (Haşr 59/10)
Abdullah b. Amr anlatıyor: Resul-i Ekrem’e (s.a.v), “Ey Allah’ın Resulü! İnsanların en faziletlisi kimlerdir?” diye soruldu. Resul-i Ekrem (s.a.v) de,
“Sözü doğru, kalbi bozuk olmayandır” cevabını verdi. 
Ashab (r.anhüm), “Sözü doğru olan biliyoruz. Ama kalbi bozulmamış olan ne demek?” diye sorduklarında Allah’ın Resul’ü (s.a.v), şöyle buyurdu:
“O, takva sahibi; içinde bir kötülük, haksızlık, kin ve hasedin bulunmadığı kalptir.” (İbn Mâce)
Semerkand Araştırma Merkezi