Yeni

Gafletle Kur'ân Okuyanların Zemmi

Gafletle Kur'ân Okuyanların Zemmi

Enes b. Mâlik (r.â) şöyle der: 'Kur'ân okuyan çok kimseler vardır ki Kur'ân onlara lânet eder'.
Meysere el-Eşcâî şöyle demiştir: 'Asıl garip olan, fâcirin ezberindeki Kur'an'dır'.
Ebû Süleyman ed-Dârânî der ki: 'Zebaniler, putperestlerden önce (veya putperesti tutmasından daha şiddetli) Allah'a isyan eden Kur'ân okuyucularını tutup azaba çekerler!'
Bazı âlimler de şöyle demiştir: Âdemoğlu Kur'an'ı okuduktan sonra günah ile karışık hareketlerde bulunursa, sonra dönüp yine de Kur'an'ı okursa, kendisine (Allah tarafından) denilir ki: 'Sen nerede, benim kelâmım nerede?'
İbn Rimah (Ümeyr b. Me'mun) şöyle buyurmuştur: Kur'an'ı ezberlediğim için (korkudan) nedâmet getirdim. Çünkü bana şöyle bir haber gelmiştir: 'Kür'an'ı hıfzedenler kıyâmet gününde peygamberler neden sorulursa aynı şeyden sorulurlar'.
İbn Mes'ud şöyle der: 'Kur'ân hafızına en uygun ve en yakışan hareket insanların uyuduğu zamanda geceyi uykusuz, insanların dünya meşgalelerine dalıp ifrat ettikleri zamanda da gününü uyanıklıkla geçirmektir. İnsanların sevinip eğlendiği zamanda üzülmek, insanların gülüp oynadıkları zamanda ağlamak, insanların dünya kelâmına dalıp gaflete düştükleri zamanda sükût edip düşünmek ve insanların onu bunu kandırmaya çalıştıkları zamanda da Allah'tan korkmaktır. Yine Kur'ân hafızına en yakışan hareket, yumuşaklıktır. Katı kalpli olmak, mücadeleci olmak, bağırıp çağırmak ve şiddetli olmaksa hiç de Kur'ân hâmiline yaraşmayan sıfatlardır'.
Hadîsler
Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur:
Bu ümmetin münafıklarının çoğu, Kurrâ (Kur'ân okuyucularıdır.12
Kur'ân seni yasaklardan alıkoyduğu müddetçe Kur'an'ı oku. (O zaman onu okumuş sayılırsın). Eğer Kur'ân, seni yasaklardan alıkoymazsa onu okumuş sayılmazsın.13
Kur'an'ın haram ilân ettiklerini helâl bilen bir kimse, Kur'an'a iman etmemiştir.14
Seleften bir zât şöyle buyurmuştur: 'Kul, Kur'an'ın herhangi bir sûresini açtığında, melekler onun üzerine, o sûreyi bitirinceye kadar salâvat-ı şerife getirirler. Başka bir kul da Kur'an'ın herhangi bir sûresini açıp okur, onu bitirinceye kadar melekler kendisine lânet ederler, Bu söz üzerine o kimseye soruldu: 'Bu nasıl olur?' Şöyle cevap verdi: 'Kişi, Kur'an'ın helâl ilân ettiklerini helâl; ve haram ilân ettiklerini de haram olarak bildiği zaman, melekler onun üzerine salâvat getirirler. Aksi takdirde de lânet ederler'.
Bir âlim şöyle buyurmuştur: "Kul, Kur'an'ı okur ve bilmediği halde kendi kendisine lanet eder. Şöyle ki: İyi bilin ki Allah'ın laneti zâlimlerin üzerinedir' der; oysa kendisi zâlimdir. 'İyi bilin ki Allah'ın laneti yalancıların üzerinedir' der; oysa kendisi ya-lancılardandır" .
Hasan Basrî (r.a) şöyle der: 'Siz Kur'an'ın okunmasını konak-lar edinmişsiniz, geceyi de deve... O deveye biner, onunla konakları geçersiniz. Oysa, sizden öncekiler Kur'an'ı rablerinden risaleler ve fermanlar olarak görürlerdi. Geceleyin sabahlara kadar Kur'an'ı düşünür ve gündüzleyin onun ahkâmını uygularlardı'.
İbn Mes'ud (r.a) da şöyle demiştir: 'Kur'ân insanlara onunla amel etmeleri için nâzil oldu. İlk insanlar ise, Kur'an'ı amel etmek için okudular. Sizin herhangi biriniz ise, Kur'an'ı başından sonuna kadar okur, tek bir harfini dahi bırakmaz. Oysa onunla amel etmeyi tamamen terketmiştir'.
İbn Ömer ve Cündüb'ün hadîsinde şöyle vârid olmuştur: 'Biz uzun bir zaman yaşadık. Bizden herhangi biri Kur'an'dan önce imanı elde ederdi. Muhammed Mustafa'ya (s.a) Kur'an'dan bir sûre nâzil oluyordu. Biz onun helâlini, haramını, emrini, yasağını ve onun neresinde durmak gerekiyorsa onu öğreniyorduk. Sonra bazı kişileri gördük ki, onlar imandan evvel Kur'an'ı elde ederler. Kitab'ın başlangıcından sonuna kadar okuduğu halde hangi ayet kendisine emretmektedir, hangi ayet kendisini sakındırmaktadır,bilmediği gibi, nerede duracağını da bilmez. Âdeta çürük hurmaları savurduğu gibi, ayetleri savurup geçer'.15
Tevrat'ta, şöyle vârid olmuştur:
Ey kulum! Benden utanmaz mısın? Bazı arkadaşlarından sana bir mektup geldiğinde, yolda yürüdüğün halde, yolun bir kenarına çekilip, o mektubu okumak için oturup, onu harf be harf tedkik edip bir noktasını dahi gözden kaçırmazsın. İşte bu benim kitabımdır, sana indirdim. Dikkat et ki o kitabda senin için ne kadar hüküm beyan etmişim ve orada enine boyuna düşünmen için nice ahkâmı senin için tekrarlamışım! Bütün bunlardan sonra yine de sen o kitabdan yüz çeviriyorsun. Acaba ben birtakım arkadaşlarından senin yanında daha mı kıymetsizim ki, böyle yapıyorsun? Ey kulum! Senin bazı arkadaşların yanında oturduğu zaman, bütün varlığınla ona dönersin. Bütün kalbinle onun konuşmasını dinlersin. Eğer o konuşurken başka birisi konuşmak ister veya onun konuşmasından seni meşgul eden herhangi bir engel çıkarırsa, derhal o ikinci konuşmacıya işaret ederek onun susmasını istersin. Dikkat et! İşte ben sana yönelmiş, seninle konuşuyorum. Oysa sen kalbinle benden uzaklaşıyorsun. Acaba beni bazı arkadaşlarından daha mı ehven telâkki ediyorsun?
12) İmam Ahmed, (Ukbe b. Âmir ve Abdullah b. Amr'dan)
13) Taberânî, (Abdullah b. Amr'dan zayıf bir senedle
14) Tirmizî, (Suheyb'den)
15) İlim bölümünde geçmişti.

islam