Yeni

Hz. Peygamber'in Tevâzuu

 

Hz. Peygamber'in Tevâzuu

Hz. Peygamber (s.a) yüce mertebesinde tevâzu yönünden insanların en ileride olanıydı(213) İbn Amr der ki: Hz. Peygamber'in, kızıl bir devenin sırtında cemrelere taş attığını, önünden herhangi bir kimsenin dövülüp kovulmadığını ve 'yol açınız, yol açınız denilmediğini gördüm.(214)
Hz. Peygamber (s.a) palanlı merkebin sırtına bir çul atarak binerdi.(210) Bununla beraber başkasını terkisine alırdi. Hz. Peygamber (s.a) hastaları ziyaret eder, cenazelerin arkasında gider, kölelerin dâvetine icabet ederdi.(216)Ayakkabısını bizzat tamir ederdi. Elbisesini yamardı. Eşlerine ev işlerinde yardım ederdi.(217)
Hz. Peygamber'in ashabı, Hz. Peygamber meclise geldiği zaman, önünde ayağa kalkmazlardı. Çünkü Hz. Peygamber'in böyle yapmalarından taciz olduğunu bilirlerdi.(218)Hz. Peygamber çocukların yanından geçerken onlara selâm verirdi.(219)Bir ara huzuruna bir adam getirildi. Adam Hz. Peygambe'in heybetinden tirtir titremeye başladı. Hz. Peygamber (s.a) adama şöyle dedi:'Korkma! Ben kral değilim. Ben Kureyş soyundan gelen ve kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum...' (220)
Hz. Peygamber (s.a), arkadaşlarının arasına katılarak oturuyordu. Sanki onlardan biriydi. Hatta yabancı bir kimse geldiğinde onlardan hangisinin Hz. Peygamber olduğunu bilemezdi ve Hz. Peygamber'i tanımak için sormaya mecbur kalırdı. Ashab, gelen yabancıların Hz. Peygamber'i tanıyabilmesini sağlamak için Hz. Peygamber'e özel bir oturma yeri yapmayı düşündüler. Hz. Peygamber için çamurdan bir seki yaptılar ve Hz. Peygamber bundan böyle o sekinin üzerinde oturdu.(221)
Aişe validemiz 'Allah benim canımı sana feda etsin! Yaslanarak ye! Çünkü yaslanarak yersen senin için daha kolay olur' deyince, bu ısrarına bir karşılık olarak Hz. Peygamber, alnı yere değercesine mübarek başını eğdi ve sonra şöyle dedi;Hayır, ben kölenin yediği gibi yer ve kölenin oturduğu gibi otururum.(222)
Hz. Peygamber masa üzerinde ve sükürrüce (denilen iştah açıcı maddelerin konulduğu küçücük kap)ta yemezdi ve bu durumu Allah'ın huzuruna gidinceye kadar devam etti.(223)Gerek ashabından, gerekse başkalarından kendisini çağıran herkese 'buyurun' diye cevap verirdi.(224) Hz. Peygamber, halkla beraber oturduğu zaman, eğer onlar ahiret hakkında konuşurlarsa, onlarla beraber aynı konuda konuşurdu. Eğer yemek ve içmek hakkında konuşurlarsa, aynı konuda kendilerine katılırdı. Eğer dünya hakkında konuşulursa, onlara karşı şefkat ve tevâzu olsun diye aynı konuda konuşmalarına iştirâk ederdi.(225)
Ashabı kirâm, Hz. Peygamber'in huzurunda bazen şiir okurdu. Hz. Peygamber de kendilerini dinlerdi. Cahiliyye olaylarından bir şeyler anlatıp gülerlerdi. Onlar güldüğü zaman Hz. Peygamber de tebessüm ederdi. Hz. Peygamber ancak onları haram işlemekten menederdi.(226)
213)Ebul Hasan b. Dahhak
214)Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce
215)Müslim, Buhârî
216)Tirmizî, Hâkim
217)Müsned
218)Tirmizî
219)Müslim, Buhârî
220)Hâkim
221)Ebu Dâvud, Nesâî
222)Ebu Şeyh
223)Buhârî
224)Ebu Nuaym
225)Tirmizî
226)Müslim
islam