Yeni

Şeyhlerin Rüyaları


29.Şeyhlerin Rüyaları

Meşâyihten biri şöyle anlatıyor: Rüya âleminde Mütemmim ed-Durakî'yi görüp kendisine 'Efendim! Allah Teâlâ size ne gibi bir muamele yaptı?' diye sordum. Şöyle dedi: 'Cennetlerde gezdirildim. Bana denildi ki: 'Ey Mütemmim! Cennetlerde herhangi birşeyi beğendin mi?' Dedim ki: 'Ey Mevlâm! Hayır!' Bunun üzerine şöyle buyurdu: 'Eğer herhangi bir şeyi beğenseydin, seni ona havale edip kendime seni vâsıl etmeyecektim!'
Yusuf b. Hüseyin173 rüya âleminde görülüp kendisine 'Allah sana nasıl bir muamele yaptı?' diye soruldu. Cevap olarak 'Allah beni affetti!' dedi. 'Allah seni neden affetti' diye sorulunca, şöyle cevap verdi: 'Ben hiçbir zaman ciddi bir ameli, gayr-ı ciddi bir şeyle karıştırmadım'.
Mansûr b. İsmail'den şöyle rivayet ediliyor: Rüyada Abdullah el-Bezzârî'yi görüp 'Allah sana ne yaptı?' dedim. Cevap olarak dedi ki: 'Beni huzurunda durdurup ikrar ettiğim her günahımı affetti. Ancak utanıp söyleyemediğim bir günah kaldı. Allah Teâlâ, beni yüzümün eti düşünceye kadar ter içerisinde durdurdu (sonra onu da affetti). Bunun üzerine 'O günah ne idi?' diye sorunca, cevap olarak dedi ki: 'Güzel bir oğlana bakıp onu beğenmiştim! Bunu söylemeye utandım!'
Ebû Cafer es-Seydelânî şöyle anlatıyor: "Rüyada Hz. Peygamberi (s.a) gördüm. Etrafında fakirlerden bir grup vardı. Biz bu durumda iken gök yarıldı. İki melek gökten iniverdi. Birinin elinde bir leğen, öbürünün elinde bir ibrik vardı. Leğen Hz. Peygamber'in huzuruna bırakıldı. Hz. Peygamber elini yıkadı.
Fakirler de ellerini yıkadılar. Sonra leğenin benim önüme konmasını emretti. Meleklerden biri diğerine 'Onun eline su dökme! Çünkü o fakirlerden değildir!' deyince, Hz. Peygambere hitaben dedim ki: "Ey Allah'ın Rasûlü! Senden 'Kişi sevdiğiyle beraberdir!' sözü gelmedi mi?" Hz. Peygamber 'Evet!' dedi. Ben de 'Muhakkak ki seni ve şu fakirleri seviyorum!' dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber meleğe 'Onun eline de su dök! O da fakirlerdendir!' dedi".
Cüneyd-i Bağdadî şöyle anlatıyor: 'Rüyada halka vaazediyorum. Bunun üzerine bir melek önüme dikilip 'Allah'a yaklaştırıcı vesilelerinin en yakını nedir?' dedi. Cevap olarak 'Doğru bir terazi ile ölçülen gizli bir ameldir' dedim. Bunun üzerine melek 'Allah'a yemin ederim! Bu uygun bir sözdür' diyerek gitti".
Mücemmî174 rüyada görülüp kendisine 'İşi nasıl buldun?' denildi. Cevap olarak dedi ki: 'Dünya hakkında zâhid olanların dünya ve ahiret hayrını elde ettiklerini gördüm'.
Şam halkından bir kişi Alâ b. Ziyad'a175' Rüyada seni cennette gördüm' dedi. Bunun üzerine yerinden kalktı, adama yaklaştı ve 'Belki şeytan beni azdırmak istedi, başaramadı. Bu sefer beni mağrur edip helâk etmek için seni gönderdi' dedi.176
Muhammed b. Vasî şöyle demiştir: 'Rüya mü'mini sevindirir, fakat gururlandırmaz! (Aksi takdirde felâkettir!)'
Salih b. Bişr şöyle demiştir: Atâ Selümî'yi rüyada görüp sordum: 'Allah sana rahmet ede! Sen dünyada kusurlu oluşuna pek fazla üzülürdün. (Acaba sana ne yapıldı?)' Dedi ki: 'Dikkat edilsin! Allah'a yemin ederim, o üzüntü, arkasından bana uzun bir rahat ve daimî bir sevinç bıraktı!' Bunun üzerine sordum: 'Derecelerin hangisindesin?' Cevap olarak dedi ki: 'Allah'ın nimetlendirdiği peygamberler, sıddîklar, şehidler ve salihlerle beraberim!' Zurare b. Ebî Evfa'dan177 rüya âleminde şöyle soruldu: 'Sizin nezdinizde amellerin hangisi daha üstündür?' Cevap olarak dedi ki: 'Allah'ın hükmüne razı olmak ve emeli kısaltmak!'
Yezid b. Mez'ûr şöyle anlatıyor: Evzâî'yi rüyada görüp 'Ey Ebû Amr! Beni öyle bir amele muttali et ki onunla Allah'a yaklaşayım!' dedim, O da şöyle dedi: 'Orada âlimlerin derecesinden daha yüksek bir derece görmedim. Sonra kusurları için üzülenlerin derecesi gelir'.
Râvî der ki: 'Yezid yaşlı bir ihtiyar idi. İki gözü kör oluncaya kadar durmadan ağladı'.
İbn Uyeyne şöyle diyor: Rüyada kardeşimi görüp: 'Ey kardeşim! Allah sana ne yaptı?' diye sordum. Cevap olarak dedi ki: 'Affını talep ettiğim her günahı bağışladı. Affını talep etmediğim günahları da affetmedi'.
Ali et-Talhî şöyle diyor: Rüyada dünya kadınlarına benzemeyen bir kadın görüp sordum:
- Sen kimsin?
- Bir huriyim!
- Benimle evlenir misin?
- Beni efendimden iste ve mehrimi ver de evlenelim.
- Senin mehrin nedir?
- Nefsini dünyanın âfetlerinden alıkoymandır!
İbrahim b. İshak el-Harbî şöyle diyor: Harun Reşid'in hanımı Zübeyde'yi178 rüyada görüp sordum:
- Allah sana nasıl muamele yaptı?
- Beni affetti!
- Mekke yolunda infak ettiğin maldan ötürü mü?
- İnfak ettiğim malların ecirleri sahiplerine gitti. Benim niyetimden ötürü Allah Teâlâ beni affetti.
Süfyan es-Sevrî vefat ettiğinde rüyada görülüp kendisine 'Allah sana ne yaptı?' diye sorulunca, dedi ki: İlk adımımı köprüye, ikinci adımımı cennete attım; köprüyü kolayca geçtim'.
Ahmed b. Ebî el-Havarî şöyle diyor: 'Rüyada bir cariye gördüm. Ondan daha güzelini görmemiştim. Yüzü pırıl pırıl parlıyordu. Ona dedim ki:
- Yüzünün nuru nereden geliyor?
- O ağladığın geceyi hatırlıyor musun?
- Evet!
- Gözyaşlarını topladım. Onunla yüzümü sıvazladım. İşte yüzümün ışığı ondandır.
Kettânî şöyle anlatıyor: Cüneyd'i rüyada görüp kendisine 'Allah sana nasıl bir muamele yaptı?' diye sordum. Dedi ki: 'İşaretler dağıldı, ibareler gitti. Biz ancak geceleyin kılmış olduğumuz iki rek'at namazın sevabını gördük'.
Zübeyde rüyada görüldü ve kendisine 'Allah sana ne gibi bir muameleyi reva gördü?' diye soruldu. Dedi ki: Allah Teâlâ şu dört kelimeden ötürü beni bağışladı:
1. Lâ ilâhe illâllahl Ömrümü bununla tüketirim.
2. Lâ ilâhe illâllahl Bununla kabrime girerim.
3. Lâ ilâhe illâllahl Bununla tek başıma kalırım.
4. Lâ ilâhe illâllahl Bu kelime ile rabbime mülâki olurum.
Bişr el-Hafî rüyada görüldü 'Allah sana bir muamele yaptı?' diye sorulunca, cevap olarak dedi. "Rabbim bana rahmet ederek Ey Bişr! Benden niçin utanmadın? Neden o kadar korkuyordun?' dedi".
Ebû Süleyman rüyada görülüp 'Allah Teâlâ sana ne gibi bir muamele yaptı' diye sorulunca 'Allah bana rahmet eyledi. (Ahiret âleminde) insanların dünyada parmakla beni göstermelerinden daha zararlı birşey ile karşılaşmadım' dedi.
Ebû Bekir el-Kettânî şöyle diyor: "Rüyada bir genç gördüm. Ondan daha güzel birini görmüş değildim. Ona dedim ki:
- Sen kimsin?
- Ben takvâ'ymı!
- Nerede durursun?
- Üzüntülü kalplerde dururum!
Sonra dönüp baktım. Simsiyah bir kadın gördüm ve dedim ki:
- Sen kimsin?
- Ben hastalığım!
- Sen nerede durursun?
- Her sevinen ve çok ferahlı bulunan kalpte dururum! Uyandım ve mecbur olmadıkça bir daha gülmemeye söz verdim".
Ebû Said el-Harraz şöyle diyor: Rüyada İblis'in sırtıma bindiğini gördüm. Bunun üzerine asayı alıp ona vurmak istedim. Fakat benden ürkmedi. Bunun üzerine gaibden bir ses kulağıma geldi: 'İblis asadan korkmaz, ancak kalpte bulunan bir nurdan korkar dedi.
Mesuhî şöyle diyor: "Rüyada İblis'i çıplak olarak yürürken görüp dedim ki:
- Ey İblis! İnsanlardan utanmıyor musun?
- Allah aşkına doğru söyle! Bunlar insan mı? Eğer insan olsaydılar gece gündüz onlarla çocukların topla oynadığı gibi oynayamazdım. Gerçek insanlar bunlardan başka bir kavimdir ki onlar
beni hasta ettiler. Şeytan bunu söylerken bizim eliyle sûfî arkadaşlarımıza işaret etti".
Ebû Said el-Harraz şöyle anlatıyor: Dımeşk (Şam)'da kalırken rüyamda Hz. Peygamber'in (s.a) Hz. Ebubekir ile Ömer Faruk'un omuzlarına yaslanarak bana gelip tam yanımda durduğunu gör-düm. Ben de bir şeyler söyleyen (meczûb gibi) göğsümü yumrukladım. Bunun üzerine şöyle dedi: 'O yaptığının şerri hayrından daha fazladır!
İbn Uyeyne'den şöyle rivayet ediliyor: "Süfyan Sevrî'yi rüyamda cennette gördüm. Bir ağaçtan bir ağaca uçarak şöyle di-yordu: İşte çalışanlar, bunun için çalışsınlar'. Bunun üzerine 'Bana nasihat et!' dedim. İnsanlarla tanışmayı azalt!' dedi".
Ebû Hatim er-Razî, Kabise b. Ukbe'den şöyle rivayet ediyor: Süfyan es-Sevrî'yi rüyamda gördüm. 'Allah sana nasıl bir muamele yaptı?' diye sorunca şu şiiri okudu: "Rabbime baktım ve şifahî olarak konuştum. Bana 'Ey Ebû Said! Gözün aydın olsun; zira sen gece karardığında çok ibadet ederdin. Hem de aşık bir kimsenin gözyaşları ve kuvvetli bir kimsenin kalbiyle bunu yapardın. Öyleyse gel! Hangi köşkü istersen seç! Beni ziyaret et! Zirâ ben senden ırak değilim!' dedi".
Şiblî ölümünden üç gün sonra rüyada görüldü ve kendisine 'Allah sana ne gibi bir muamele yaptı?' diye soruldu. Cevap olarak dedi ki: 'Ben ümitsiz oluncaya kadar hesaba çekti. Ümitsizliğimi görünce rahmetiyle beni örttü!'
Benî Amir'in mecnunu (Kays b. Meluh) ölümünden sonra rüyada görüldü ve kendisine soruldu:
- Allah sana ne gibi bir muamele yaptı?
- Beni affetti ve aşıklara karşı beni delil kıldı.
Süfyan es-Sevrî rüyada görülüp 'Allah sana ne yaptı?' diye sorulunca 'Bana rahmet etti!' cevabını verdi. 'Abdullah b. Mübarek'in durumu nedir?' diye sorulunca, 'O, günde iki defa rabbinin huzuruna girip çıkanlardandır' dedi.
Seleften biri rüyada görülüp hali soruldu. Cevap olarak dedi ki: 'Bizi hesaba çektiler. İnceden inceye hesap gördüler. Sonra minnet ederek bizi âzâd ettiler'.
İmam Mâlik b. Enes (r.a) rüyada görülüp 'Allah sana ne yaptı?' diye sorulunca, cevap olarak şöyle dedi: Hz. Osman'ın, bir cenazeyi gördüğünde tekrarladığı bir kelimeden ötürü Allah Teâlâ beni affetti. O kelime şudur: 'Ölmez, diri, âlim ve kadir olan Allah ortaktan münezzehtir'.
Hasan Basrî öldüğü gece rüyada görüldü ki ona göklerin kapıları açıldı. Bir tellâl İyi bilin ki Hasan Basrî, rabbi kendisinden razı olduğu halde rabbinin huzuruna vardı' diyordu.
Câhız179 rüyada görülüp 'Allah sana ne gibi bir muamele yaptı?' diye sorulunca 'Sakın kıyamet günü, gördüğünde seni sevindirecek birşeyden başkasını elinle yazma! dedi.
Cüneyd-i Bağdadî, İblis'i rüyasında çıplak olarak gördü ve ona İnsanlardan utanmıyor musun?' diye sorunca, İblis 'Şunlar insan mıdır? Gerçek insanlar, Şevniziyye mescidinde bulunan insanlardır ki benim bedenimi zayıf düşürüp, ciğerimi yaktılar' dedi.
Cüneyd dedi ki: Uyandığımda Şevniziyye mescidine gittim. Orada başlarını dizlerinin üzerine koyup düşünen bir cemaat gördüm. Onlar benim geldiğimi görünce 'Sakın o melunun konuşması seni aldatmasın!' dediler.
Nesrabazî180 öldükten sonra Mekke'de rüyada görülüp 'Allah sana ne gibi bir muamele yaptı?' diye sorulunca "Eşrafın kınandığı gibi kınandım. Sonra 'Ey Ebû Kasım! Birleşmeden sonra ayrılma var mıdır?' diye çağrıldım ve 'Ey celâl sahibi! Hayır, yoktur' dedim. Bu bakımdan lâhdime konulmadan önce rabbimin huzuruna vâsıl oldum" diye cevap verdi.
Utbet'ül-Gulâm, rüyasında güzel bir surette bir cennet hurisi gördü ve huri dedi ki: 'Ey Utbe! Sana aşığım! Dikkat et! Benimle arana perde olacak bir amel işlemeyesin!' Bunun üzerine Utbe dedi ki: 'Dünyayı üç talâkla boşadım. Sana varıncaya kadar artık o dünyayı tekrar nikâhımın altına almam'.
Eyyûb es-Sahtiyânî âsi bir kimsenin cenazesini gördü. O cenazenin namazını kılmamak için dehlize girdi. Bunun üzerine, (zamanın erenlerinden) biri o ölüyü rüyada görüp 'Allah sana ne gibi bir muamele yaptı?' diye sorunca 'Allah beni affetti' dedikten sonra şunları söyledi: Ebû Eyyub'a şu ayeti okuyup hatırlat:
De ki: 'Eğer rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız sarfetmek(le tükenir) korkusuyla (onu) tutar (kimseye birşey vermez)diniz. Hakîkaten insan çok cimridir'. (İsrâ/100)
Seleften biri şöyle demiştir: Dâvûd et-Tâî'nin vefat ettiği gecede bir nur, gökten inen melekler ve yerden göğe çıkan melekler gör-düm ve 'Bu hangi gecedir?' diye sorduğumda, dediler ki: 'Dâvûd et-Tâî'nin vefat ettiği gecedir. Onun ruhunun gelmesi için cennetler süslendirilmiştir'.
Ebû Said el-Şahham şöyle diyor: Sehl es-Salukî'yi rüyamda gördüm ve dedim ki:
- Ey Şeyh!
- Şeyh kelimesiyle çağırmayı bırak!
- O sende gördüğüm haller ne oldu?
- Onların hiç biri bize fayda vermedi!
- Allah sana ne yaptı?
- Halk tabakasının sormuş olduğu birtakım meselelerden dolayı Allah Teâlâ beni affetti.
Ebû Bekir er-Keşidî181 şöyle diyor: Bu ümmetin rabbânîsi olan Muallim Muhammed et-Tûsî'yi rüyamda gördüm.
Bana Müeddib Ebû Said es-Saffar'a şu şiiri iletmemi söyledi. 'Biz hevâdan (sevgiden) caymak üzere sözleşmiştik. Kalbin hayatına yemin ederim ki siz döndünüz, biz dönmedik!' Uyanınca bunu kendisine söyledim. 'Onun kabrini her cuma günü ziyaret ediyordum. Bu geçirdiğimiz cuma ziyaret etmedim' dedi.
İbn Râşid182 şöyle diyor: Ölümünden sonra İbn Mübarek'i rüyamda görüp sordum:
- Sen daha önce varmamış miydin?
- Evet!
- Allah sana ne gibi bir muameleyi yaptı?
- Beni öyle bir affa tâbi tuttu ki her günahı kapsadı.
- Süfyan es-Sevrî ne oldu?
- Ne mutlu ona! O, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddîklar, şehidler ve sâlihlerledir.
Rebî Süleyman der ki: İmam Şafiî'yi ölümünden sonra rüyada görüp 'Ey Ebû Abdullah! Allah sana ne gibi bir muamele yaptı?' dedim. Cevap olarak 'Beni altından yapılmış bir kürsüye oturttu. Başımın üzerine berrak inciler saçtı' dedi.
Hasan Basrî'nin arkadaşlarından biri, Hasan'ı öldüğü gece onu rüyasında gördü ve bir tellâl şöyle bağırıyordu:
Allah Âdem'i, Nuh'u, İbrahim âlini ve İmrân âlini seçip âlemlere üstün kıldı.(Al-i İmran/33) "Hasan Basrî de zamanın ehli üzerine seçkin kılındı".
Ebû Yakub ed-Dakikî şöyle diyor: Rüyamda bana esmer, uzun boylu ve halkın kendisine tâbi olduğu biri gösterildi. 'Bu kimdir?' diye sordum 'Veysel Karanî'dir' dediler. Ona varıp dedim ki: 'Allah sana rahmet etsin. Bana nasihat et!' dedim. Bunun üzerine yüzüme somurtarak baktı. 'Ben irşad talep eden bir kimseyim! Allah seni irşad etsin! Beni irşad eder misin?' dedim. Bunun üzerine bana yönelerek 'Sevgisinin yanında rabbinin rahmetine tâbi ol! Mâsiyet zamanında azabından korun! Bununla beraber Allah'tan ümidini kesme!' dedi. Sonra beni bırakıp gitti.
Etu Bekir b. Ebi Meryem şöyle diyor: diyor: Verka b. Bişr el-Hazramî'yi rüyamda gördüm ve dedim ki:
- Ey Verka! Sen ne yaptın?
- Bütün yorgunluktan sonra kurtuldum.
- Hangi amelleri daha faziletli gördün?
- Allah korkusundan ağlamayı!
Yezid b. Nuame şöyle diyor: Büyük vebada bir kız çocuğu öldü. Babası onu rüyada görüp kendisine 'Ey kızım! Bana ahiretten haber ver?' dedi. Kız dedi ki: 'Babacığım! Biz büyük bir işin üzerine vardık. Biliyoruz ama yapamıyoruz. Siz yapıyor ama bilmiyorsunuz! Allah'a yemin ederim, bir veya iki tesbih etmek, bir veya iki rek'at namaz kılmak benim nezdimde dünya ve dünyadaki şeylerden daha değerlidir'.
Ütbet'ül-Gulam'ın arkadaşlarından biri şöyle diyor: Utbe'yi rüyada görüp 'Allah sana ne gibi bir muamele yaptı?' dedim. Dedi ki: 'Evinde yazılı bulunan o duanın yüzü suyu hürmetine cennete girdim'. Sabahladığımda evime baktım ki Utbet'ul-Gulam'ın yazısı evin duvarında duruyor. Dua şöyleydi:
Ey sapıtanlara hidayet eden! Ey günahkârlara rahmet eden! Ey kayanların kayışlarını affeden! Büyük tehlike sahibi olan kuluna ve bütün müslümanlara rahmet eyle! Bizi rızıklanan ve kendisine nimet verdiğin peygamberler, sıddîklar, şehidler ve sâlihlerle beraber kıl! Ey âlemlerin rabbi! Duamızı kabul buyur!
Musa b. Hammad şöyle diyor: Rüyamda Süfyan Sevrî'yi cen-nette gördüm. Bir hurma ağacından öbürüne uçuyordu. Ona dedim ki:
- Ey Ebû Abdullah, bu dereceye ne ile nâil oldun?
- Takvâ ile!
- Ali b. Asım'ın183 durumu nedir?
- O yıldız gibi, yüksek dereceye ulaşmıştır.
Tâbiîn-i kiramdan bir kişi rüyasında Hz. Peygamberi gördü ve 'Ey Allah'ın Rasûlü! Bana nasihat et' dedi. Hz. Peygamber 'Eksiğini kontrol etmeyen bir kimse eksiktir. Eksik olan bir kimse için ölüm daha hayırlıdır' dedi.
İmam Şâfiî (r.a) şöyle diyor: "Bugünlerde bana öyle birşey isabet etti ki beni huzursuz kıldı ve üzdü. Allah'tan başkası o musibete muttali olmadı. Dün gece rüyamda biri bana geldi ve 'Ey İdris'in oğlu Muhammed!' dedikten sonra şu duayı okudu: Ey Allahım! Ben nefsim için ne fayda, ne zarar, ne ölüm, ne de hayat verebilirim. Öldükten sonra kabirden kalkmaya da gücüm yetmez. Senin verdiğinden başkasını almaya gücüm yoktur. Koruduğundan başkasından korunamam. Ey Allahım! Sevdiğin ve razı olduğun söz ve amele beni muvaffak kıl!' dedi. Sabahladığımda duayı tekrar ettim. Gün bittiği zaman Allah Teâlâ bana istediğimi verdi. İçinde bulunduğum darlıktan kurtulma yolunu bana gösterdi. Siz de bu duayı yapıp bunlardan gafil olmayınız!"184
İşte buraya kadar söylediklerimiz, ölülerin hallerine ve Allah'a yaklaştırıcı amellere delâlet eden mükâşefe'den bir nebzedir. Biz bunlardan sonra sûr'un üfürülmesinden, cennet veya cehennemde karar kılıncaya kadar ölülerin önündeki durumlardan bahsedeceğiz. Hamd Allah'a mahsustur. Şükredenlerin hamdi ile Allah'a hamd ederiz!
173) Künyesi Ebû Yakub'dur. Zamanında Ruyin şeyhi idi. H. 304'de vefat etmiştir.
174) Yusuf b. Hüseyin et-Teymî, muttaki ve cömert bir zattı. Hilye ricalindendir.
175) el-Adevî el-Basrî. Âbid bir zattı.
176) Yani 'Beni gururlandırıp helâk etmek mi istiyorsun?'
177) el-Âmirî el-Basrî. Âbid ve sika bir zattı.
178) Ümmü Cafer Zübeyde, Cafer el-Mansur'un kızıdır.H.165'de Harun Reşid ile Abbasî sarayında evlendi.
179) Amr b. Bahr Ebû Osman Câhız Basralıdır. Mutezile'nin Câhıziye kolunun imamıdır. H. 255?de vefat etmiştir.
180) Adı, Ebû Kasım İbrahim b. Muhammed'dir, Horasan'ın şeyhidir.
Şiblî'nin sohbetinde bulunmuştur. H. 366'da Mekke'de mücavir olup, 367'de orada vefat etmiştir. Hadîs âlimi idi.
181) Ebû Bekir Muhammed b. Mahmûd b. Abdullah, Nişaburlu bir fakîhtir.
182) el-Huzaî el-Basrî.
183) Tam adı Ali b. Asım b. Suheyb el-Vasıtî'dir. H. 20İ'de vefat ettiğinde 90 yaşını geçmişti.
184) Beyhâkî

islam