Yeni

SEMADA UÇMAK

SEMADA UÇMAK

Hace Muhammed Bahaeddin, Hacca gitmek üzere yola çıkmıştı. Yolda Horasan'a varıp Hace Müeyyede'nin evine misafir oldu. Akşam yemeğine hazırlık yapılıyordu. Hazreti Şeyh:
— Horasan'da bir Allah dostu var onu da akşam yemeğine kabul buyurur musunuz? Diye sordu. Hace Müeyyede:
— Emir sizindir efendim, gelebilir, deyince biraz sonra Horasanlı derviş Hace hazretlerinin huzuruna uçarak geldi. Akşam yemeği yendi, namazdan sonra adam tekrar uçarak gözden kayboldu. Mürid biraz sonra tekrar uçarak yatsı namazına Hace Hazretlerinin huzuruna geldiğinde Şah-ı Nakşibend (K.S.):
— Bu basit iştir. Allanın dostları indinde bu senin yaptığın işler muteber değildir. Cenab-ı Allah bazı kullarına o kadar esrar verir ki, bu sırlardan sadece birini halka gösterse halk mahvü perişan olur, buyurdu. Derviş: — Ben çok yer gezdim, öyle birisini bulamadım. On kere Beytullah'ı, on kere Ravza-i Mutahhareyi ziyaret ettim, fakat senin anlattığın evsafta bir kimseye rastlamadım, anlattığın sırlardan bir nebze olsun koklamak nasip olmadı, dedi.
Hace Hazretleri:
— Bana bir an teslim ol, nice sırları koklamak nasip olsun ve alemde öyle kimseler olup olmadığını o zaman anlarsın, buyurunca derviş teslim olup Üstazin huzuruna diz çöktü. Dizdize oturdular. Şah-ı Nakşibend Hazretleri şehadet parmağını dervişin dizine dokundurur dokundurmaz derviş kendinden geçip bayılıp düştü. Hatta nefesi dahi kesildi. Uzun müddet o hal üzere kaldı. Daha sonra Hace Hazretleri tekrar işaret parmağını alnına dokundurunca derviş, kendine gelip kalkıp oturdu. Derviş zamanın hakiki sahibinin kim olduğunu anlamıştı.
— Cahillik ettim, hamlık yaptım. Sizin huzurunuzda böyle olmayacak sözler söylediğim için beni bağışlayın, diye yalvardıktan sonra; bu zamana kadar aradığıma yine sizin himmetinizle kavuştum. Şimdi sizden himmet buyurarak beni de müridliğe kabul etmenizi diliyorum, dedi.
Şah Bahaeddin:
— Bu tadı her zaman tadabilmeniz için Allah dostlarına hizmet etmeniz ve Allah'ın emirlerine mütabaat etmeniz lazımdır, buyurunca Derviş:
— Her zaman sizin emrinizde olabilir, her hizmetinizi görebilirim. Müsaade ederseniz hizmetçiniz olarak sizinle hacca gideyim, dedi. Hazreti Şeyh:
— Sen daha evvel on kere Beytullah'ı tavaf ettim dememiş miydin? diye sorduğunda O:
— Evet! Gittim ama, şimdi sizin hizmetinizde gitmek isterim, dedi. Şah-ı Nakşibend Hazretleri onun bu isteğini kabul etmeyerek:
— Sana hayırlı olan işi söyleyeyim; Sen doğru Herat'a git, o bize bağlılığına devam et ve rabıtana dikkat et, her zaman bu tadı tadacak ve Allah'ın veli kullarının himayesinde olacaksın, buyurdu.
O Allah dostu, Şeyhin bu emrine hiçbir itirazda bulunmayıp doğruca Herat'a gitti ve yoluna devam etti.
* * *

islam