Yeni

ŞEYH'İN BEDDUASI

ŞEYH'İN BEDDUASI

Hace Şahı Nakşibend Hazretleri yanında eshabı olduğu halde bir köyün civarından geçiyordu. Orada bunları gören bir kişi Hace Hazretlerine ve müridlerine olmayacak laflar etmeye hatta işi azıtıp edepsizce konuşmaya başladı. Adamın:
— Seni ve sana uyanları rezil ü rusva ederim, demesi üzerine, o zamana kadar hiç ses çıkarmayan Hazreti Şahı Nakşibend:
— Üzerine karın ağrısı gelsin, buyurdu ve yoluna devam etti. Hace Hazretleri bir müddet yürüdükten sonra adam da peşinden giderek ona yetişip:
— Bana izin ver, dedi.
Hace Hazretleri:
— Haydi git! Buyurdu ama, adam bir türlü onun yanından ayrılamıyordu. Hace Hazretleri birkaç kere «haydi git» diyerek emir buyurdu ise de adam gidemeyeceğini söyleyerek şöyle dedi:
— Benim gitmeye kudretim kalmamış, sen yanındakilerden birine emir ver de beni sırtına alıp gideceğim yere kadar götürsün.
Hace Hazretleri müridlerini işaret ederek:
— Bunların hangisini istiyorsun, dedi. Adam da eliyle Emir Hüseyin'i göstererek:
— Bu götürsün, dedi. Hazreti Üstaz, Emir Hüseyin'e emir buyurarak, adamı gideceği yere kadar götürmesini söyledi. Emir Hüseyin, adamı sırtına alıp götürmeye başladı. Bir müddet gittikten sonra aniden bir halsizlikle düştü ruhunu teslim etti, Emir Hüseyin.
Emir Hüseyin'in sırtındaki adam da tabii ki, yolda kalmıştı. Neye uğradığını anlayamadan adam heyecanla Hace Hazretlerinin arkasından koştu ve yetişip durumu anlattı.
Adamın anlattıklarını sonuna kadar dinleyen Hazreti Şahı Nakşibend:
— Maşallah, çok güzel, haydi git onu defneyle, dedi. Adamın feryadı devam ediyordu:
— Siz buyurun efendim, ben ne yapabilirim, demeye başladı. Hace Hazretleri adama dönüp bakmıyordu bile... Fakat bir kısım değişikliklerin olduğunu anlayan müridler, Şah-ı Nakşibend Hazretlerinden adamın affedilmesini dileyerek, hatasını kabul ettiğini söylediler.
Hace Hazretleri o zaman şöyle söyledi:
— Beni ve müridlerimi maskara edeceğini iddia eden bir kimse böyle kazaları defetsin bakalım görelim, buyurdu. Adam hatalı konuştuğunun farkına varmış ve Hace Hazretlerinin büyüklüğünü gözleriyle görmüştü. Hazreti Üstazın ayaklarına kapanarak özür diledi. Hace Hazretleri müridlerinin dileğini kabul ederek adamı affettikten sonra Emir Hüseyin'in yanına vardı. Emir Hüseyin ruhunu teslim etmiş yerde yatmakta idi. Hace Hazretleri mübarek ayaklarını Emir Hüseyin'in göğsüne koyup beklemeye başladı. Aradan çok geçmeden Emir Hüseyin'de bir canlılık alameti görülmeye başlamıştı. «Bismillah» diyerek doğruldu. Hace Hazretleri bu hadise üzerine şöyle buyurdular:
— Emir Hüseyin'in yanına geldiğimde ruhu dördüncü kat semaya kadar yükselmişti. Ben Hüseyin'in ruhunu oradan alıp getirdim ve cesedine iade ettim.
Daha sonra Hace Bahaeddin Hazretleri Allah'ın izniyle adama istediği yere gidebilme imkanı hasıl etti. Adam yaptığı hatalardan özür dileyerek huzurdan ayrılıp gitti.
* * *

islam