Yeni

ZENGİNLERİN MÜSLÜMAN OLMAK İÇİN ŞARTLARI

  ZENGİNLERİN MÜSLÜMAN OLMAK İÇİN ŞARTLARI

Mekkeli' zengin müşrikler, Peygamber Efendimize haber gönderdi:
— Sana iman eden ve etrafında bulunan kimseler bizim köle ve cariyelerimizdir. Bazıları ise Mekke'nin en fakir insanlarıdır. Biz onlarla aynı odada oturmaktan sıkılır, onların üst - başlarının kokusundan rahatsız oluruz. Eğer sen bir sedire oturur bizi de yanına alırsan ve böylelikle onlardan ayrılırsak îslâmiyeti kabul ederiz. Onların bize uzak oturmaları lâzım, dediler.
Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem):
— Ben müminleri yanımdan uzaklaştıramam, diye cevap verip bu şartı kabul etmedi.
Bu sefer zengin müşrikler müslüman olmak için şu teklifi ileri sürdüler:
— Halk bizi bu fakirlerle görürse ne der. Eğer bizim de Müslüman olmamızı istiyorsanız, fakirler ve zenginler için ayrı ayrı toplantı yap. Biz geldiğimiz zaman onlar çıksınlar, onlar geldiği zaman da biz çıkıp gidelim. Böylece fakir ve zenginler ayrılmış olur, hiç de bir zararı olmaz, dediler.
Resûlüllah (s.a.v.):
— Bu şekilde olur, buyurarak onların tekliflerini kabul etti.
Hazreti Ömer de (r.a.):
— Ya Resûlallah! Onların bu şartını kabul buyurun, bakalım sözlerinde durup Müslüman olacaklar mı? diyerek o da bu durumu kabul etmiş oldu.
Kureyşli zenginler, bu anlaşmayı mukavele şeklinde bir kâğıda yazmak istediler. Resûl-ü Ekrem bir kâğıt istedi ve anlaşmayı yazmak için de Hazreti Ali'ye emir verdi. O esnada anlaşma yazılmadan evvel şu âyeti kerîme nazil oldu:
«Sabah - akşam Rablerine, sırf O'nun cemalini dileyerek dua edenleri (huzurundan) kovma. Onların (kâfirlerin) hesabından hiçbir şey sana, senin hesabından hiçbir şey de onlara ait değildir. Onları (fakirleri) kovarsın (ama) zâlimlerden olursun.» (En'am sûresi âyet, 52)
Bu âyeti kerîme nazil olunca Efendimiz Sallaîlahü aleyhi ve sellem kâğıdı yazmadı. Hazreti Ömer de bu âyeti kerîme nazil olunca çok korktu ve söylediği sözden çok pişman oldu. Fakat ondan sonra nazil olan ellidördüncü âyeti celîle, Hazreti Ömer'in afvolunduğunu ve Allah yanında büyük kıymeti olduğunu beyân ediyordu. Hak Teâlâ Cebrail vasıtasiyle:
— «Benden Ömer'e selâm söyle. Onun bizim yanımızda çok kıymeti vardır, öyle küçük şeylerle biz onun bağını kesmeyiz, > buyurarak Hazreti Ömer'in kemâl derecesini bir kere daha açıkladı.
* * *

islam