Yeni

DÂVETU'L-ESMÂÜ'L-HÜSNÂ

 Eûzü billâhi mine'ş-şeytâni'r-racîm.
Bismillâhirrahmânirrahîm.
Es-Selâmü Â'leyküm ve Rahmetüllâhi ve Berâkatuhü.
Eş-Şeyhu'l-Ekber Muhyiddîn-i İbn-i Arâbi'nin Dâvete'l-Esmâü'l-Hüsnâ'sıdır.
Esmâü'l-Hüsnâ'lar İle birlikte çok özel duâlar ile donatılıp bizlere ulaştırılmıştır.

Allâh ulaştıran ve bu ulaşılanlarla âmel edenlerden râzı olsun..

DÂVETU'L-ESMÂÜ'L-HÜSNÂ



Yâ Allâh, Yâ Allâh, Yâ Allâh.
Allâhü lâ ilâhe illâ huve’l-hâyyül-kayyûm. Lâ ta’hüzühû sinetün velâ nevm. Lehû mâ fi’s-semâvâti ve mâ fi’l-ard. Men zellezî yeşfeu indehû illâ bi iznih. Ya’lemü mâ beyne eydîhim, ve mâ halfehüm, velâ yuhîdûne bi şey’in min ilmihî illâ bi mâ şâe, vesia kürsiyyühü’s-semâvêti ve’l-ard. Velâ yeûdühû hıfzuhümâ ve huve’l-aliyyül-azîm. (Sadekâllâhü’l-Âzîm)

Yâ Allâh, Yâ Allâh, Yâ Allâh.
O’ndan başka ilâh yoktur; O haydır, kayyumdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Semalarda ve arzdakilerin hepsi o’nundur. İzni olmadan O’nun katında kim şefaat edebilir?
O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. O’nun katında kim şefaat edebilir?
O, insanlar O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O’nun bildirdiklerinin dışında insanlar O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, Aliy’dir, Azîm’dir.


Şehidallâhu ennehu lâ ilâhe illa huve ve’l-melaiketuhu ve ulu’l-ilmi kâimen bi’l-kıst.
Lâ ilâhe illa huve’l-azîzu’l-hakîm. Huvallâhullezi lâ ilâhe illa huve âlimu’l-gaybi ve’ş-şehâdeti Huve’r-rahmâni’r-rahîm. Huvallâhullezî lâ ilâhe illa huve’l-meliku, El-Kuddûsu, Es-Selâmu, El-Mu’mînu, El-Muheyminu, El-Âzîzu, El-Cebbâru, El-Mutekebbiru Subhanallâhi ammâ yuşrikun.
Huvallâhu’l-haliku El-Bariu, El-Musavviru lehu’l-Esmâu’l-Husnâ, yusebbihu lehu mâ fi’s-semâvati ve’l-ardi. Ve huve’l-âzîzu’l-hakîm.



Allâh, adaleti ayakta tutarak şu hususu açıklamıştır ki, kendisinden başka ilâh yoktur. Melekler ve ilim sahipleri de. Mutlak güç ve hikmet sahibi Allâh’tan başka ilâh yoktur. O Allâh’dan başka ilâh yoktur. Ancak o vardır. O gaybda olanı bilen (Âlim’dir) şahiddir. O Rahmân ve Rahîm’dir.


Kulillâhumme mâliki’l-mulki tu’ti’l-mulke men teşâu ve tenziu’l-mulke mimmen teşâu ve tuizzu men teşâu ve tudillu men teşâu bi yedike’l-hâyr.
İnneke alâ kulli şeyin kadir.
Tûlicu leyle fi’n-nehari ve tûlicu’n-nehare fi’l-leyli ve tuhricu’l-hâyye mine’l-meyyiti ve tuhricu’l-meyyite mi’l-hâyyi. Ve terzuku men teşâu bi gayri hisab.


De ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allâh’ım!
Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın. Her türlü iyilik senin elindedir. Gerçekten sen her şeye kadirsin. Geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katarsın. Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de sayısız rızık verirsin.


Huvallâhullezi lâ ilâhe illa hû. İlâhen ferden sameden lem yelid ve lem yuled ve lem yekul lehu kufuven ahâd. Ve lem yekul lehu şerikun fil mulki ve lem yekul lehu veliyyun minel zulli ve kebbirhu tekbirâ.


O Allâh’dan başka ilâh yoktur. Ferdir, Samed’dir doğmamış doğurmamış ona denk hiçbir şey yoktur. Mülkünde hiçbir ortağı yoktur ve hiçbir yardımcıya ihtiyacı da yoktur. Ve O’nu Tekbirle yücelt.


Huvallâhullezi lâ narifu lehu semiyyen. Ve huve recau ve lâ irticau ve’l-lec’a ve’l-multeca, ve ileyhi muşteka ve min hu’l-feracu ve’n-neca.
Es’eluke bi-ismike rafi’a celilu’l-alî el meniyi’l-ellezi ihtertehu li nefsik. Vehtasastehu bi zikrik. Ve ba’astehu li cemii’l-halkike ve efradtehu an kulli şeyin dunike. Ve cealtehu delilen aleyke ve sebeben musilen ileyke fe innehu a’zemul esm’a.
Ve ecelu’l-aksâm.
Ve efharu’l-eşya.
Ve ekberu’l-azaim.
Ve evseku’d-dâim.
Lâ yahîburraci bihi.
Ve lâ yuraddu anhu ve lâ yedufu men’i’temede aleyhi.
Ve lâ yudamu men ticae ileyhi.
Ve lâ yeftekiru sailuhu.
Ve lâ yenkatahu recau murciye.


O’ndan başka hiçbir kimseyi tanımayız. Ve O’ndan başka ricada bulunulacak, dönülecek ve sığınılacak kimse yoktur. Şikâyetlerimiz sana ve isteklerimiz de senden ve kurtuluş kapısıda sende. Kendin için seçmiş olduğun Rafi’a, Alî, ve Menî isimlerinle senden istiyorum. Zikrinle bu isimleri tahsis ettin. Bütün yarattıklarına, mahlûkata senden başka bunları arattın ancak hiçbir kimsenin gücü yetmez zira yalnız ferd olan sensin. (bu isimleri) Kendine delil kıldın. Ve sana ulaşmaya sebep eyledin. Bunlar senin en yüce isimlerindendir ve kâinattaki en güzel şeydir, en büyük davettir. En güvenilir destektir. Onunla senden isteyen sıkıntıda kalmaz. Duâsı red olunmaz. Ona güvenen güçsüz kalmaz. Onunla isteyen fakir olmaz. İsteyenin isteği kesilmez.


Yâ men huve lâ yukheru ve lâ yudamu ve lâ yuğleb, ve lâ yunaziu, ve lâ yumâni ve lâ yukamu.
İğfirli zunubi kulleha.
Vekfini hemme’d-dunya ve’l-âhire.
Ve afini ve’d-dunya ve’l-âhire.
Ve karrib civari minke.
Fi inneke ente’llâhu’llezi lâ ilâhe illa ente.
Ve bi ismike’l-azâmi’l-ekberi teve’s-seltu.
Ve bike teallaktu.
Ve aleyke tevekkeltu.
Lâ ilâhe illa ente. Vahdeke lâ şerike lek. Ve lâ ilâhe gayruke.
Yâ Rabbu ente rabbu’l-erbab. Ve m’utiku’l-rikab. Ve sahibu’l-afvi ve’l-ikab.
Es’eluke bi-rububiyeti’lleti infaredet biha entuncini minennari bi kudretike. Ve tudhileni cennete bi rahmetike Yâ Erhâme’r-rahimîn.


Ey hiçbir olumsuzun etkilemediği, hiçbir zaman yok olmayan yalnız mevcut olan, hiçbir şekilde mağlub olmayan, hiçbir kimsenin hesap sorması mümkün olmayan, hiçbir şeyin kendisine engel teşkil etmediği, hiçbir gücün kendisini etkilemediği Rabbim bütün günahlarımı afv eyle. Yâ Rabbi dünya ve âhiret sıkıntılarım da sen bana yet, yardım et. Dünya da ve âhirette senden afiyet istiyorum. Beni sana yakın eyle. Senden başka hiçbir ilâh yoktur. Senin yüce isimlerinle sana tevessül ediyorum. Sana bağlandım ve sana tevekkül ettim. Senden başka ilâh yoktur. Senden başkası da yoktur. Yâ Rab bütün Rablerin Rabbi sensin. Kulunu azad edende sensin, afvında cezanında sahibi sensin. Rububiyetinle Tek kıldığınla senden istiyorum. Beni kudretinle cehennemden koru. Yâ Erhâme’r-rahimîn rahmetinle beni cennetine dahil eyle.



Yâ Nûr! Ente nûru’s-semâvati ve’l-ard.
Kadistenara bi nûrike ehlu semâvatike ve ardike, es eluke en tec’al li nûren fî kalbî.
Ve nûren fi semî.
Ve nûren fi basâri.
Key estadiu biha fi’d-dunya ve’l-âhire.


Yâ Nûr! Sen arzın ve semâvatın nûr’usun.
Semâ ve arz ehli senin nûrunla nûrlandı.
Nûrunla kalbime tecelli etmeni senden istiyorum.
İşitmemi, gözlerimi nûrlandır.
Dünya da ve âhirette nûrunla nûrlanmayı nasip eyle.



Yâ Azîm! Ente rabbu’l-arşi’l-azîm.
Bi azâmetike estaîn.
Ferfani fi illiyyin ve elhikni bi dereceti’s-salihîn.



Yâ Azîm!. Yüce arşın Rabbi sensin.
Senin azâmetine sığınıyorum.
İlliyin de beni yücelt, Salihlerle beni ilhak eyle.



Yâ Kerîm! Li keremike tearrattu ve bi vucudike temessektu
ve aleyke e’temettu fe ekrimni bi kerametike ve enzil aleyye min rahmetike ve bereketike
ve karribni min cevarike ve’ksunî behaike.
Ve enilni bi rahmetike cezili ataike.


Yâ Kerîm! Senin kerem etmeni diliyorum senin varlığına tutundum, sana güvendim bana kereminle ikramda bulum rahmetini ve bereketini üzerime indir.
Beni kendine yakın eyle bana takva elbisesini bana giydir.
Ve beni rahmetine nail eyle.


Yâ Kebir! Lâ tus’air haddi ve lâ tunkiz hazzi ve lâ tusallit aleyye men lâ yerhâmune.
Verfa’zikri, ve şerrif makami,
Ve Alî fi illiyyin dereceti.


Yâ Kebir! Beni yüz üstü bırakma ve nasibimi de azaltma Yâ Rabbi ve bana rahmet etmeyeni de bana musallat etme.
Yâ Rabbi zikirlerimi yücelt, makamımı şereflendir,
Derecemi de iliyyinde (cennette) yücelt.



Yâ Mutealî! Es’eluke bi uluvike enter fani ve lâ ta’daani ve lâ tebluni bi ma huve a’lâ minni.


Yâ Mutealî! Ey çok yüce olan, senin bu isminle beni yüceltmeni istiyorum.
Beni zelil kılma, kaldıramayacağım şeylerle beni imtihan etme.


Yâ Hâyyu! Es’eluke bi hayatikelleti lâ tazulu
Ve lâ tahulu havvin aleyyel mevte,
Ve ahyini hayaten tayyibeten,
Ve tevaffani vefaten tayyibeten,
Ve cealni meal ebrâri fi dari’d-dunya ve dari’l-karar.


Yâ Hâyy! Senin bitmeyen tükenmeyen Hâyy isminle senden istiyorum.
Ölümü bana kolaylaştır
Ve dirildikten sonra çok çok güzel bir hayatı bana ikram eyle
Ve bana temiz bir ölüm nasip eyle
Ve Yâ Rabbi dünya da da âhrette de beni iyilerle beraber eyle.



Yâ Kayyûm! Entel kaim alâ kulli nefsin,
El-Kayyûmu alâ kulli manen ve hasiyn,
İcâalni min men yutieke ve lâ Yâ asiyke,
Ve yekumu bi hakkıke ve lâ yağfulu an zikrike.



Yâ Kayyûm! Sen her nefis üzerine gözeticisin,
İyiliği de kötülüğü de algılayansın (görensin)
Sana itaat edenlerden beni eyle beni asi eyleme,
Senin hakkını yerine getirenlerden eyle zikrinden gafil eyleme.



Yâ Rahmân! Teattaf alâ durri bi r’afetike
Ve hallısni min azîmi curmi bi rahmetike,
Fe inneke şefiyku,
Ve men rekena ilâhi ma himake,
Ve’l-tece ileyke fe kad temesseke bi ruknil vesiyk.


Yâ Rahmân! Rahmetinle benim günahlarımı isyanlarımı zararlarımı afv eyle,
Rahmetinle büyük günahlardan beni koru,
Muhakkak ki senin şefkatin sonsuzdur.
Muhakkak ki senin himayene kim dayanırsa ve kim sana sığınırsa sonsuz güveni olan bir dayanağa dayanmıştır.



Yâ Rahîm!
İrhamni bi rahmetike li tuğnini an rahmetin sivake.


Yâ Rahîm! Rahmetinle bana merhâmet eyle.



Yâ Melîk! Min mulkike talebtu,
Ve min hazainike leti lâ tenfezu seeltu fe atîni muku’d-dunya ve’l-âhire fe innehu lâ yu’cizuke,
Ve lâ yunkisuke, ve lâ yuesseru fi mâ indeke.


Yâ Melîk! Mülkünden taleb ettim,
Senin bitmeyen hazinelerinden istedim.
Dünya ve âhiretin mülkünü bana ver…
Sen bunları vermekte aciz değilsin verdiklerinle de hazinelerinde hiçbir şey eksilmez.



Yâ Kuddûs! Ente’t-tâhiru’l-kudsu tahhir kalbi,
Ve ferrihhu li zikrike,
Ve allimni m yenfeuni,
Ve zidni ilmen ila ilmin.


Yâ Kuddûs! Kuds’u tâhir kılan sensin, kalbimi arındır,
Zikrin için kalbimi boşalt..
Bana faydalı olanı öğret.
İlim üzerine ilmi öğret.



Yâ Cebbâr!
Bi kuvvetike einni alel cebbârîn min abidike,
Yâ cebbâre’l-azîmi’l-kesîr,
Fe kullu cebbârîn hadiun bi azâmetike,
Zelilun tehta izzetike.


Yâ Cebbâr!
Cebbâr kullarına karşı bana yardım eyle.
Ey Cebbârların en azâmetlisi!
Her cebbâr senin yüceliğine karşı aldanmıştır,
İzzetinin altında zelildirler.



Yâ Mutekebbiru!
Eknufnî bi kenefike,
Ve hul beynî ve beynettuğati bin halkıke bikibriyaike.


Yâ Mutekebbiru!
Benim üzerime rahmet kanatlarını ger.
Yüceliğinle azgın kullarına karşı sen bana yardım et.



Yâ Azizu! Eizzini bi tâatike,
Ve lâ tezulleni bime’sıyetike,
Feehuvne ındike ve inde halkıke.


Yâ Azizu! Taatınla (itaat etmemle) beni şereflendir,
Sana asi olmakla beni zelil etme.
Senin ve mahlûkatın yanında beni âzîz kıl.



Yâ Halîmu!
E’fu annî bi-hılmike vesturnî bi-afvike,
Vecalnî mueddeben bi-hulkike,
Ve lâ tefdahnî beynennas yevme’l-ardı’l-ekberi beyne yedeyke.


Yâ Halîmu!
Hilminle beni afveyle, afvınla benim günahlarımı ört, Senin ahlâkınla beni terbiye eyle.
Ve beni büyük hesap gününde ellerin arasında, insanların içinde teşhir eyleme.



Yâ Alîmu! Ente’l-alîmu bi-halî,
Sırrî ve cehri,
ve hatai ve amdi,
Fağfirlî mâ kaddemtu ve mâ ehhartu,
Ve ma esrertu ve ma e’lentu ve ma esreftu,
Ve ma ente e’alemu bihi minni, lâ ilâhe illa ente.


Yâ Alîmu! Sen halimi biliyorsun,
Sırlarımın gizlisinide açık olanını da bilen sensin,
Bilerek veya bilmeyerek yaptıklarımı da bilen sensin… Gelmiş ve geçmiş günahlarımı afv etmeni senden istiyorum.
Sen beni benden daha iyi bilensin senden başka hiçbir ilâh yoktur.



Yâ Hakim!
Es’eluke bimâ ehkemte bihi ehkemte bihi eşyâe feethanteha,
Entehkume lî bi’l-icabeti fima seeltuke ve rağıbtu ileyke fi hi.


Yâ Hakim!
Yaptığım işi hikmetine uygun olmasını senden istiyorum. Senden bu isteğimdeki hükmü de sana bırakıyorum. Bu istekde sana rağbet ettim (her hükmü sana bıraktım).



Yâ Selâmu!
Sellimnî min mezalimi’l-ibâdi.
Ve min azabi’l-kabri,
Ve min ehvali yevmi’l-kıyâmeti.


Yâ Selâmu!
Zalimlere karşı, kabir azabından ve kıyametin hallerinden bana Selâm isminle tecelli eyle.



Yâ Mu’mînu!
Emminnî mine’l-havfi,
Ve erhâm durrî ve fakatî,
Ve ma ehemmenî fî’d-dunya ve’l-ahıreh.


Yâ Mu’mînu!
Beni korkudan emin eyle.
Dünya da kendime işlediğim günahlardan dolayı verdiğim zulmetleri sen rahmetinle afv eyle üzerimden sil, kaldır.



Yâ Muheyminu!
Huzbinasiyeti ilâ rıdake,
Ve’calnî fî taatike me’sumen bi velayetike.


Yâ Muheyminu!
Perçemimi tut, rızana doğru çek, anadan doğmuş masum çocuk gibi beni taatında masum kabul eyle.



Yâ Haliku!
Bi’l-kaderetîlleti halkate biha kulle şey’in,
İkfinî şerre kulle şey’in bi-rahmetike,
Yâ Erhâme’r-rahimîn.


Yâ Haliku! Kendi kudretinle ki, o kudretinle her şeyi yarattın, bana yet!..
Her yarattınığın şeylerin şerrine karşı ey merhâmetlilerin en merhâmetlisi.



Yâ Bariu!
Ente bariyyu’l-eşyâe alâ gayri misalin,
Es’eluke enentecı’alenî mine’s-sadıkıyne’l-mebruriyne ındeke.


Yâ Bariu!
Yâ Rabbi sen her yapılan bütün olumsuzluklardan berisin.
Beni katındaki sadıklardan ve iyi kullarından eyle.



Yâ Musavviru!
Savvirtenî fî ahseni savreti,
Feahsin halkî ve hulkî ve hulukî yevme’l-kıyameti.


Yâ Musavviru!
Beni en güzel surette yarattın.
Yaratılışımı ve ahlâkımı kıyamet gününde güzelleştir.



Yâ Kadîru!
Bi’l-kudreti elleti kaderte biha alâe’l-eşyai,
Es’eluke en tuhsine tavri fî’d-dunya ve’l-ahıreti,
Ve tekune avnî, ve neccinî min su’i ekdarike.


Yâ Kadîru!
Her şeye karşı gücün kudretin sonsuzdur.
Senden istiyorum benim dünyada ve âhirette vahşetlerimi (çirkinliklerimi) ört ve bana yardımcı ol ve beni kudretine karşı yaptığım hatalara karşı kurtar.




Yâ Ganiyyu!
Eğninî bi ginake,
Ve evse’a aleyye ataeke,
Ve eşfinî bi şefaike,
Ve eazniye min belâike.


Yâ Ganiyyu!
Beni zenginliğinle zengin eyle,
Taatte bana rahatlık ver
Ve bana katından şifa ver
Ve beni musibetlerden beni koru.



Yâ Hamidu!
Leke’l-hamdu kulluhu,
Ve bi-yedike’l-hâyru kulluhu,
Fe’l-himnî şukre ne’amake.


Yâ Hamidu!
Bütün hamdlar sana mahsusdur.
Bütün hâyrlar senin elindedir.
Nimetine karşı şükrü bana ilham eyle.



Yâ Mecîdu!
Temedde bi mecdike’l-vucudu felâ yefutu şey’un min ılmike ve lâ ye’vuduke,
İcalnî mimmen yukaddiske,
Ve yumeccidke, ve yusnî aleyke.


Yâ Mecîdu!
Her şey senin övülmüş vücudunla mevcut oldu senin ilminde her şey var…
Muhakkak ki sana hiçbir şey gizli kalmaz…
Beni, seni takdis edenlerden, yüceltenlerden ve övenlerden eyle.



Yâ Ehadu!
Entallâhu’l-Ehadu’l-ferdu’s-samedu
Lem yelid ve lem yuled ve lem yekun lehu kufven ehad,
Kûn Allâhumme lî caren, ve mu’nisen ve hırzen, ve hısnen menian.


Yâ Ehadu!
Allâh’ım sen teksin, Samed’sin, doğmadın, doğrulmadın ve benzeri olmayan sen ahâdsın.
Allâh’ım beni kendine komşu eyle, ünsiyetinle kuşat beni, en güzel şekilde beni koru.



Yâ Vitru!
Ente vitru kulli şeyin fela kableke şey’un
Ve lâ be’adeke şey’un, i’cal akıbete emrî hâyren lî, Vec’al hâyre eyyamî yevme elkake.




Yâ Vitru!
Sen vitirsin (tek’sin) her şeyde, sen den öncede senden sonra da hiçbir şey yoktu.
Akıbetimi hâyrlı eyle,
Sana kavuştuğum gün kıl benim için.



Yâ Samedu!
Yâ men lâ te’huzuhu sinetun ve lâ nevmun ve lâ tahva aleyhi hafiyeh fi’z-zulûmati’l-bari ve’l-bahri.
Ehfızni fî nevmi ve eykazseni ve leyli ve nehari.


Yâ Samedu!
Ey ne uyku ne de uyuklama tutmayan,
Denizin en karanlık derinliklerinde ne de karada hiçbir şey kendisinden gizli kalmayan…
Beni gecemde ve gündüzümde uyandıran, uykumda beni koru.



Yâ Semiu!
İsme’a savti verhâm surahi vecib duâi.
Yâ Semiu Yâ Mucib.


Yâ Semiu!
Sesimi duy, çığlıklarıma merhâmet et, duâma icabet et.
Yâ Semiu Yâ Mucib.



Yâ Basîr!
Kad ehata bi kulli şey’in ilmeke ve nefeze fihi emruk
Ve kullehu bi aynik fanzur ileyye bi rahmetik ve tuariz anni bi vechikel kerîm.


Yâ Basîr! Senin ilmin herşeyi kuşatmıştır ve herşeyi emrinle bir anda var ettin,
Herşey senin gözetimin altında bana rahmetinle muamele eyle. Kerîm olan vechinden beni mahrum eyleme.



Yâ Rauf! Ente arafu bî min ebi ve ummi ve lev lâ ra’fetuke ma atafa aleyye fe temmim ni’meteke aleyye. Ve lâ tenkusniy ma a’teyteni.


Yâ Rauf! Sen bana annemden ve babamdan daha şefkatlisin, senin şefkatin olmasaydı bana kimse şefkat edemezdi üzerime ni’metini tamamla.
Bana ikram ettiklerinden kısma.



Yâ Latif! Ultuf bi bilutfike’l-hafî min haysu a’lemu ve min haysu lâ e’lemu inneke ente allâme’l-guyub.


Yâ Latif! Bana lutfeyle, bana gizli olan bildiğim veya bilmediklerimi zira gaybı bilen sensin.



Yâ Hafizu!
Ehfazni fi nefsî ve ehlî ve malî ve veledî
Ve mâ hazartu fihi ve ma gayibtu anhu min eza bima hafizte bihi’s-semâvati ve’l-ard
Ve mâ fihinne inneke alâ kulli şey’in kadîr.


Yâ Hafîz!
Nefsimi, ehlimi, malımı, çocuklarımı,
Şu an bende olan bildiğim ve bilmediğim her şeyimi tüm şerlerden semâvatı ve arzı koruduğun gibi beni de koru. Herşeye Kadîr sensin.



Yâ Ğafur!
Iğfirlî zûnubî vestur uyubî
Ve lâ tefzahnî inneke ente’l-gafuru’r-rahîm.


Yâ Ğafur!
Günahlarımı afv eyle,
Ayıplarımı setreyle, beni utandırma muhakkak ki sen afv eden
“Ğafur”sun ve merhâmet sahibi “Rahîm”sin.




Yâ Vedûd!
Icalli minke rahmeten ve vidden fi’d-dunya ve’l-âhire vec’al lî meveddeten fî kulubil-mu’minîn.


Yâ Vedûd!
Bana dünya da ve âhirette muhabbetini ve rahmetini ikram eyle,
Bana karşı müminlerin kalblerine de muhabbet duymalarını nasib eyle.



Yâ Zel Arş’il-Mecîd!
Icalnî mine’l-musebbihîne bi hamdike ve’l-mumeccidîne leke ena elleyli ve etrafi’n-nehari bi’l-ğeduvvi ve’l-âsal ve eınnî alâ zalike.


Yâ Zel Arş’il-Mecîd!
Beni seni hamd ile tesbih edenlerden eyle, gece ve gündüz, sabah ve akşam şanını yüceltmeyi nasib eyle Ve bunu yapmamda bana yardım eyle.



Yâ Mubdiu! Ente bede’ete’l-eşya kema turîd ve ente’l-elmubdiu ve’l-muîd fa’alu’lima turîd ferzuknî hâyri ed-dunya ve’l-âhire ve’l-afiye fî cemîe’l-umur ya mevlâye.


Yâ Mubdiu! Sen bütün eşyayı ilk kez var edip ve yok edensin, istediğini yapansın.. Ey mevlam! dünya da ve âhirette beni hâyrlarla rızıklandır, bütün işlerimi de hâyrlı eyle.



Yâ Muîd! Ente muîde’l-eşya kema’bedea teha evvela merratin, es’eluke’s-sıhhate fî mali ve celîl ahvali.


Yâ Muîd! Bütün eşyayı hayattan sonra ölüme ve ölümden sonra da hayata çeviren ve bunu devam ettiren sensin. Malı mı ve işlerimin sıhhatte olmasını (korunmasını) istiyorum.



Yâ Rakîb! Uhrusnî bi rukyetike ve’ranî bi hayatîke veknufnî bi fadlike ve lâ tekellinî ilâ gayruke.


Yâ Rakîb! Bütün kullarını tek tek gözeten bütün varlıklar üzerinde gözcü olansın.
Beni Rakîb esmânla koru üzerimde gözcü ol, beni koruman altına al, fazlınla kucakla beni Senden gayrısına bırakma.



Yâ Şekûr!
Ente şekûr, ve leke eş-şukur alâ ma raeyte ve encebte ve efneyte ve’bkayte, ıcalnî mine’ş-şakîrîne li elâike ve mine’l-hamidîne li niamaike.


Yâ Şekûr!
Verdiğin nimetleri arttıran şekur sensin.
Her halükarda verdiğin ve aldığın herşeye şükür sanadır. Beni nimetlerine şükür edenlerden, sıkıntılara karşı da hamdedenlerden eyle.


Yâ Baîs! Ibasnî şehîden, takiyyen sıddıken, radiyyen, âzîzen, hamîden, muhtabitan, mesruren, mukarremen, mahburen.


Yâ Baîs! Yeniden dirilten “ba’s eden”! Beni şehid, takva sahibi, sıddık, razı olan, âzîz, hamdeden, mutlu ikram edilen kullarından eyle.



Yâ Varîs! Ente terisu el arda ve men aleyha ve terisu essemâvati kulleha, ve cemîa ma halekte, fe verisnî ilmen ve hılmen ya hâyre’l-varisîne.



Yâ Varîs! Arza ve arz da bulunan herşeye ve semâvatta ve semâvatta bulunan herşeyin gerçek varisi sensin ve yarattığın herşeyin varisi sensin ey varislerin en hâyrlısı beni hılme ve ilme varis eyle.



Yâ Muhyî! Ahyini hayaten tayyibeten bi cûdike, ve elhimnî şukreke ve zikreke ebeden ma ebkayteni,
Ve atînî fî’d-dunya haseneten,
Ve fi’l-âhireti haseneten,
Ve kınî bi rahmetike azâbe’n-nâr.


Yâ Muhyî!
Beni güzel pak varlığınla dirilt, ebediyyen şükrünü ve zikrini ilham eyle, dünya da ve âhirette bana güzel ameller (hasenat) nasip eyle, rahmetinle beni cehennem azabından koru.



Yâ Muhsîn! Yâ Mucemmilu, udî Allâhumme aleyye bi ihsanike, ve zâif ledeyye ni’ameteke, ve cemîl alâike.


Yâ Muhsîn! Ey güzelleştiren üzerime güzellikleri muhsîn isminle ihsan eyle ve güzel ni’metlerini üzerimde çoğalt.



Yâ Mumît! Havvin aleyye sekerate’l-mevt ve gusasahu ve barik lî fi hi inde nuzûlihi, ve lâ tecalnî inde ve mufaretekehi’d-dunya min innâdimiyne.


Yâ Mumît! Sekerati’l-mevti üzerime kolaylaştır, inişini (nüzulunü) mübarek eyle, dünyadan ayrılırken beni pişman olanlardan eyleme.



Yâ Cemîl! Lâ tunkusnî ma e’tayteni, ve lâ temn’anî ma rezaktenî, ve lâ tah’r-rimnî ma veattenî ve cemmi’lnî bi taatike.


Yâ Cemîl! Bana verdiklerini azaltma, kısma.. bana vaad ettiğin nimet ve rızıklardan beni mahrum eyleme, taatinle beni güzelleştir.



Yâ Mu’nim! Temmim ni’meteke aleyye, vesturni biha, ve cealnî min’eşşakiriyne aleyha.


Yâ Mu’nim! Üzerimde olan nimetini tamamla, günahlarımı setreyle ve bu nimetlere karşı da şükür eden kullarından eyle.


Yâ Mufaddil! Bi fadlike aişu, ve leka ercu, ve aleyke tuklânu, fe evsi’a aleyye min fadlike, verzukni min halâli rızkike.

Yâ Mufaddil! Senin fazlınla yaşıyorum ve fazlını istiyorum, fazlınla rızıkların helalinden rızkımı genişlet.

Yâ Evvelu! Ente’l-evvelu ve’l-âhiru, ve’zzâhiru ve’l-batınu, ve ente alâ kulli şey’in şehîd, fecalni evvela ennasi ve evvele men yeşrabu min havzı nebiyyike yevme’l-kıyame.

Yâ Evvelu! Evvel olan, âhir olan, zâhir olan, batın olan sensin. Herşeye şahitsin, kıyamet günü nebînin havzından (kevser havuzundan) ilk içenlerden eyle.


Yâ Ahiru! Ente ahır kulle şey ve kullu şey’in haliku illa vecheke, tealeyte uluvven kebîra.

Yâ Ahiru! Ey nihayeti olmayan ezelden ebede kadar var olan “ahıru”. Bütün şey’lerin nihayeti sendedir, sen den başka herşey fanidir baki olan senin vechindir, yüceler yücesisin.


Yâ Zahîr! Ente’z-zâhiru alâ kulli meknûn, ve’l-alimu bi kulli mektum, es eluke en tuzzihira li min umuri ahseneha bi keramike.

Yâ Zahîr! Varlığı aşikâr “zâhir” olan, yarattığı eserleri ile güneş misali varlığını kabul ettiren ve her gizli olanı bilensin… Kereminle bütün gizliliklerde olan iyilikleri güzellikleri bana bildir.


Yâ Batın! Ente tedri bivatın’el-umur kema tedri zevâhireha, ve ente allam’ul-guyub, es eluke en tusliha zâhiri ve batıni bi kudretike.

Yâ Batın! Varlığını, sıfat ve tecellileriyle ilâhi zatını gizleyen, gaybı bilen sensin… Kudretinle bildiğim ve bilmediğim herşeyin en iyisini bana takdir eyle.


Yâ Kâhir! Kahharte’l-eşyae bi kudretike, ve kullu cebbârîn mutekebbir duneke, ve nasiyetun bi yedike, ve kullu vakıfun beyne yedeyke, ve hadiun ledeyke.


Yâ Kâhir! Kudretinle eşyayı kahrettin ve sana yüz çeviren her cebbâr ve mütekebbirin pençesi senin elindedir, ve sen hepsine vakıfsın ve her aldatan seninle aldanmıştır.


Yâ Vahhab! Hebli min ledunke rahmeten ve ilmen ve hebli veleden salihen, inneke ente’l-vahhab.

Yâ Vahhab! Bana kendi katından rahmeti, ilmi ve salih evlad hibe eyle muhakkak ki Vahhab (hibe eden, karşılık beklemeden veren) sensin.


Yâ Fettah! İftehli ebvabe rahmetike ve edhılni fiha, ve eızni mineşşeytanirracîm, veftah aleyye min fadlike, ve zidni min siatike, ve’eğnini en halkıke.

Yâ Fettah! Rahmetinden bana kapılar aç, rahmetine koy, beni kovulmuş şeytandan koru, fazlınla hâyrlı kapılar aç, üzerime nimetlerini artır ve beni mahlukattan müstağni eyle.


Yâ Hallâk! Ente halâkte’l-eşyae min gayri teabin velâ nesabin, halâkteni halkan seviyyen hasenen cemîlen, ve faddalteni alâ kesirin min halkike tafdilen, es eluke en tuhsine halkî ve terzukanî min rızkike, ya erhâmerrahimîn.

Yâ Hallâk! Sen bütün kainatı yorulmadan yarattın, beni doğru ve güzel halkettin ve bana yarattıklarının arasında fazl ettin (beni üstün kıldın)… Yâ erhâmerrahimîn rızkımı genişlet ve beni güzel kullarından eyle.


Yâ Kadîy! Ente takdî fi’l-halki bi’l-hakk kema turîd, fakdî lî, bi’l-husna ve cennibnî errida, vehtim lî bi hâyr fil-âhire ve’l-ulâ.

Yâ Kadîy! Mahlûkatın arasında hakk ile istediğin gibi hükmeden sensin, hesabımı güzel ederek ve beni ridanla koruyarak bana hükmeyle, dünya ve âhiret işlerimde sonumu hâyreyle.


Yâ Adl!
Ente a’delu’l-hakimîn ve Erhâme’r-rahimîn.

Yâ Adl!
Sen hükmedenlerin en hakimi, mağfiret edenlerin en mağfiretlisi “Erhame’r-rahimîn”sin.


Yâ Hannan!
Ihnun aleyye bir’afetike, ve tafaddel bi rıfkıke ve rahmetike, vekbıd annî kulle cebbârîn anîd, ve şeytanin merid, ve’hrucnî bi-izzetike min kulli dıyk.

Yâ Hannan!
Rahmetinle bana merhâmet eyle, rıfkını ve rahmetini dile, her cebbâr ve inatçı insanı benden uzaklaştır ve inatçı şeytanıda..
İzzetin hakkı için beni bütün sıkıntılardan kurtar.


Yâ Mennan!
Munna aleyye bi’l-afiyeti’ş-şafiye fi’d-dunya ve’l-âhire.

Yâ Mennan!
Dünya ve âhirette bana afiyet ve şifa ihsan eyle (mennan isminle tecelli eyle).


Yâ Zel Celâli ve’l-İkram!
Ente cevadun mutecemmilu,
A’tînî min keremike, ve cealnî şakiran bi ihsanike ve minnetike.

Yâ Zel Celâli ve’l-İkram!
Ey Celâl büyüklük azâmet ikram ve iyilik sahibi. Güzellikleri çok çok ihsan eden kereminle ihsan eyle; senin ihsanlarına karşı minnet ve şükreden kullarından olmayı.


Yâ Kaviyy!
Ente ellezi halekta essemâvati ve’l-arda ve men fi hinne min gayr nasebin ve lâ te’abîn, fe kavvînî alâ taâtike bi-kuvvetike.


Yâ Kaviyy! Arzı ve semâyı ve onda olanları yorulmaksızın yarattın, sana itaat etmek için bana gücünle (kuvvetinden) güç (kuvvet) ver.


Yâ Şedîd!
Işdud ezri, ve eınnî alâ emrî, ve kunlî fî kadaain kulle hacetin te’arizu lî.

Yâ Şedîd! Sırtımı dimdik tut, işlerimde bana yardım et, bütün işlerimde bana kolaylık sağla.


Yâ Ğalib! Galebte kulle gallağbin bi kudretike, fağlub bi-izzetike men bağye aleyye.

Yâ Ğalib! Kudretinle bütün güçlülerin hakkından geldin.. bana karşı azan kimsenin hakkından da izzetinle ğalib gel.


Yâ Barru!
İleyke yuhşarue’l-halku ecmaîn yevme el ardi, fakdi enni ed’duyune, vezkurni, vehşurnî mea el ebrarî veş’şuhedai ve’s-salihîne.


Yâ Barru! Kullarına karşı ikramı ve iyiliği bol mahlukata karşı çok kayırıcı olan… borçlarımda bana yardım et, beni an, beni şehidler, salihler ve iyi insanlarla haşreyle.


Yâ Hafiyyu! Te’alemu’s-sırra ve ehfa, ve kullu hafî indeke celiyyu, ıhfırli ma hafiye anin’nas min suin fi’ilyî, ve lâ teftahnîy yevme’l-kıyameti alâ ruûsi’l-eşhad.

Yâ Hafiyyu! Sırrın sırrını bilen sensin, her gizli senin yanında açıktır, insanlardan gizli olan günahlarımı mağfiret et, kıyamet günü günahlarıma karşı kimseyi şahid eyleme açığa çıkarma.


Yâ Celîl! Cellet ani’l-eşyai azemetuke fea’tiyni min celâlike, ve lâ tahrrimni fe vaide cemâlike.

Yâ Celîl! Her şey’den senin ismin yücedir, yüceliğinle bana ihsan eyle, cemalinin fazlından beni mahrum eyleme.


Yâ Munkidu! Inkidnî mine’l-el-muhlikat, vekşif anni’z-zulumati ve ferric annî cemi kurubat.

Yâ Munkidu! Helâk edenlerden beni kurtar, bütün karanlıklardan beni çıkar, sıkıntılardan beni kurtar.


Yâ Rafî’! Ente terfau men turîd ani’l-havadisi’s-seyyie, ferfa’anî fi’l-illiyyin, ve’rhamnî bi-rahmetike ya erhâmerrahimîn.


Yâ Rafî’! Sen istediğinden dünyanın kötü hadiselerini def edersin, beni illiyyin’e yükselt, ya erhâmerrahimîn rahmetinle bana merhâmet eyle.


Yâ Kabıd! Kullu şey’in fî kabdatike, muhituhu bihi kudretuke, fecalnî fî hızrike ve hıfzike, ve lâ takbizu yedeyye an feyzike.

Yâ Kabıd! Her şey senin kabzındadır kudretin (herşeyi) kuşatmıştır. Beni koruman ve gözetimin altına al, fazlının bolluğundan beni esirgeme.


Yâ Basitu!
Ibsud yedeyye bi’l-hâyrati, ve enilnî ceziyle el hasenati ve e’alâ’d-derecati.

Yâ Basitu!
Ellerimi hâyrlara aç, hasenatın en güzeline beni nail eyle ve derecemi alî eyle.


Yâ Vasiu! Vesı’te kulle şey’in rahmeten ve ilmen, ica’l-rızki vasian.

Yâ Vasiu! İlmin ve rahmetin her şeyi kuşatmış, rızkımı geniş eyle.


Yâ Şefîk! Ente eşfaku alâ halkıke min abaihim ve ummahatihim, ve erafu bi him min hum, ıcalnî şefikan, ve kun aleyye şefîkan ve bi refikan bi rahmetike,
Yâ Erhâme’r-Rahimîn.


Yâ Şefîk! Sen mahlûkatına onların anne ve babasından daha şefkatlisin, onlara karşı daha müşfiksin… Beni şefkat sahibi eyle, kalbime merhâmetini koy ve bana şefkat eyle, rahmetini bana arkadaş eyle
Yâ Erhâme’r-Rahimîn.


Yâ Refîk! Irfık bî iza ahta’atu.

Yâ Refîk! Hata ettiğim zaman bana rıfkınla muamele eyle.


Yâ Munşîu! En şe’ate kulle şey’in kema arette, ve ezharte kulle bediin alâ vifkî mahterte ve ahbebte, ve barik lî fi rızkî.

Yâ Munşîu! Her şeyi isteğin gibi inşâ ettin, her şeyi istediğin, sevdiğin ve seçtiğin gibi yarattın… verdiğin rızkı bana mübarek eyle.


Yâ Bedî’! Ente bediu’s-semâvati ve’l-arda ve mubdiu huma.

Yâ Bedi’! Sen arz ve semâvatın eşsiz yaratıcısısın.


Yâ Manî’u! Lâ temneanî min rahmetike ve fadlike.

Yâ Manî’u! Rahmetinden ve fazlından beni mahrum etme.



Yâ Tevvab! Ikbel tevbeti, verhâm gurbeti, ve lâ tahrimni sevabeke.

Yâ Tevvab! Tevbemi kabul eyle, garipliğime rahmet eyle, ecrinden (sevabından) beni mahrum eyleme.


Yâ Karîb! Karribnî min civarike, vehfaz kalbî bîkurbike ve kenefike, ve lâ tub’idni min rahmetike.

Yâ Karîb! Beni kendine yaklaştır, kalbimi koru sana yakınlıkla ilhak eyle, rahmetinden uzak eyleme.


Yâ Mucîb! Ecibduâî, ve tekabbelhu.

Yâ Mucîb! Duâma icabet et, kabul eyle.


Yâ Mun’imu! Bede’atenî bin’niamî kable en tahlukanî, fe Es’eluke bekae niamî bi’l-kemalî, ve ziyadeten min fadlike, Yâ Zel Celâli ve’l-İkrâm.

Yâ Mun’imu!
Beni yaratmadan önce nimetlendirdin, nimetin devamını ve tamamını fazlından arttırmanı istiyorum.
Yâ Zel Celâli ve’l-İkrâm.


Yâ Mufaddilu! Levla fadluke le helektu, femnun aleyye bi’l-temaamî.

Yâ Mufaddilu! Fazlın olmasaydı helâk olurdum, nimetini üzerimde tamamla.



Yâ Ma’rufu! Entallâhu, ma’rufuke lâ yuchel velâ yahfa, fe lâ teslu’bunî ma a’tayteni min’el ma’rufi bi rahmetike.

Yâ Ma’rufu! Sen “O” Allâh’sın, ki seni bilen cahilce davranmaz… Rahmetinle marifetinden beni mahrum eyleme.



Yâ Habîr! Habberte’l-eşyae kable en tahlikaha.

Yâ Habîr! Sen eşyayı yaratmadan önce her şeyden haberdardın.



Yâ M’uti! Atinî min fadlike maa yeummenî ve yetummenî.

Yâ M’uti! Fazlından bana ver, beni kuşatsın etrafımı sarsın.



Yâ Muîn! E’anî alâ taatike, ve lâ tekillenî ilâ ahâdin sivake.

Yâ Muîn! Taatinde bana yardım eyle, beni senden başkasına bırakma.



Yâ Settaru! Ustur uyubî, vehfir zunubî, vahfaznî fî meşhedî ve muğiybî, ya celîl’l-birri.

Yâ Settaru! Ayıplarımı ört, günahlarımı affet, bulunduğum ve bulunmadığım yerde beni koru ey iyilikte cömert olan “celîle’l-birri” rabbim.



Yâ Şehîd! Uşkiduke Allâhumme ve cemia halkıke ennî eşhedu enneke ent’allâhu rabbe kulle şey’in, ve mubdiehu ve muiduhu.

Yâ Şehîd! Allâh’ım şehadet ederim ki, Sen bütün mahlukatın Rabbisin, yine şehadet ederim ki onları yaratan da fani edende Sensin.



Yâ Fatır! Ente fatırı’s-semâvati ve’l-ardı, ırhamnî bi rahmetike, ya Kerîm.

Yâ Fatır! Semavatı ve arzı fıtratıyla yaratan sensin, rahmetinle kereminle bana merhâmet eyle.



Yâ Reşîd! Urşudni li sulukî tarikike musil ileyke.

Yâ Reşîd! Sana ulaşan yolla beni irşâd eyle.



Yâ Seyyîd! Ente seyyîdu’s-sadat, ve mevle’l-mevali, ve ileyke’l-masiyr.

Yâ Seyyîd! Sen efendilerin efendisisin, mevlâların mevlâsısın, dönüş sanadır.



Yâ Sened! Ente imaaduna ve seneduna ve me’lceuna fiş-şedaidi, ve yekuff kulli şey’in.


Yâ Sened! Sen bütün sıkıntılarda sığınacağımız, desteğimiz ve direğimizsin, her şeye yetersin.

Yâ Muhit! Ahkemte’l-eşyae, ve ehatta bi ha kudreten ve ilmen, ıhfadni min kulli suin bi viddike el kâfî.

Yâ Muhit! Eşyaya hükmettin, ilminle ve kudretinle kuşattın, beni rahmetlinle bütün kötülüklerden koru.


Yâ Mucir! Ecirnî min ikabike, ve emminni min azabike, Allâhumme inni haifun ve inni mustecîrun bike, fe ecirnî mine’n-nâr bi rahmekite, inneke ente ehlut-takva ve ehlule’l-mağfire.

Yâ Mucir! Cezandan beni koru, azabından emin eyle, Allâh’ım korkarak sana sığınıyorum ve beni nâr’ından (cehennem ateşinden) koru, sen mağfiret ve takva ehlisin.


Yâ Zel Celâlî ve’l-ikrâm! eınnî ve ekrimnî bima ekremte bihi evliyâike ve ehle hassâtike, ve eclil kadrî inde kaffeti halkıke, ve indema tekumu eşhad.

Yâ Zel Celâlî ve’l-ikrâm! Yâ Rabbi evliyâlarına ve salih kullarına ikram ettiğin gibi bana da ikram eyle, insanların yanında dünyada ve âhirette kadrimi (değerimi) yüce eyle.


Yâ Nime’l-mevlâ ve yâ ni’me’l-nasîr! İcalnî bi rahmetike min ibadike’l-mansurîne alâ kulli bağin ve tağiyn ve zî ğıllin ve aduvvin ve kefâ billâhi vekiylâ, ve kefa billâhi nasiyrâ.


Yâ Nime’l-mevlâ ve yâ ni’me’l-nasîr! Her haddini aşan azgın düşmana karşı rahmetinle bana nusretini ver. Allâh yardımcı ve vekil olarak yeter.


Ve’l-hamdu lillâhi vahdehu ve sallallâhu alâ seyyidinâ muhammedin ve âlihi ve ashâbihi ve cundihi ve zurriyatihi ve Ehl-i Beytihi Â’mîn.

Hamd ve sena “O”nun Bir’liğine aittir. Allâh’ın salâtı ve selâmı, hazreti Muhammed Â’leyhi’s-selâm’a, âli’ne, ashabına, ordusuna, zürriyetine ve ehli beytine olsun. Â’mîn

Orjinal Arapçası Ektedir.


Ve’s-Selâm…
islam