Yeni

Cübbeli Ahmet Hoca 4. Mektup


22 şubat 2012

اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ

Muhterem cemaatimiz! Rabbim eksikliğinizi vermesin, siz olmasanız bunca ilim ve irfan ortaya çıkmaz, onun için siz büyük hayırlara sebebiyet vermeniz hasebiyle hocalar kadar sevap almaktasınız. Rabbim sa‛yinizi meşkûr eylesin. Âmîn!
Sizinle hasbihal etmek istediğim konulara gelince:
1) Şu âleme gelenler için en mühim mesele imanla yaşayıp, imanla ölmektir. En çok korkmamız gereken husus imansız ölme tehlikesidir. Üstadımızın Üstadı Hacı Ali Haydar Efendi (Kuddise Sirruhû)yüz yaşını mütecâviz ömrüne rağmen ziyaretçilerine “Bu dedenin hüsn-ü hâtimesi için dua edin” diye tembihte bulunurdu.
Düşünün son nefeste imanını kaybeden insanın evvelce yaptığı bütün iyilikler haptolacak (mahvolacak) ve o kişi cehennemde ebedî kalacaktır. Onun için bu meseleyi ciddiye alalım ki Rabbimiz de bizim, imanımıza çok değer verdiğimizi ve elden çıkmasından çok korktuğumuzu bilerek bize acısın da iman selâmeti ile çene kapamamızı nasîb-ü müyesser eylesin. Âmîn!
İman ile ölebilmek için yapılacak bazı amelleri ve duaları “Dualarım” kitabında yazmıştım, alfabetik fihristten bulun da amel edin. Ben size akşam namazının sünnetinin ardından “Hıfz-ı iman” namazı kılmanızı tembihliyordum, bazıları bana bunun kaynağını ve tarifini soruyordu, şimdi size bu namaz hakkındaki bir hadîs-i şerîfi rivayet edeyim:
“Bustânü’l-ârifîn” sahibinin, senedi (isnadı) ile Abdullâh ibni Ömer (Radıyallâhu Anhümâ)ya dayandırdığı bir rivayete göre; bir defasında İbni Ömer (Radıyallâhu Anhümâ) Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e “Yâ Rasûlellâh! Bana bir şey öğret de o sâyede Rabbim Azze ve Celle’ye kavuşuncaya kadar Allâh-u Te‛âlâo vesileyle imanımı muhafaza etsin” dediğinde Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)ona:

«صَلِّ كُلَّ لَيْلَةٍ بَعْدَ سُنَّةِ الْمَغْرِبِ رَكْعَتَيْنِ قَبْلَ أَنْ تَتَكَلَّمَ؛ تَقْرَأُ فِي كُلِّ رَكْعَةٍ فَاتِحَةَ الْكِتَابِ مَرَّةً، سُورَةَ الْقَدْرِ مَرَّةً، سُورَةَ الْإِخْلَاصِ سِتَّ مَرَّاتٍ، وَقُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ مَرَّةً، وَقُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ مَرَّةً، وَتُسَلِّمُ مِنْهُمَا فَإِنَّ اللّٰهَ تَعَالٰى يَحْفَظُ عَلَيْكَ الْإِيمَانَ حَتّٰى تُوَافِيَ الْقِيَامَةَ.» 

“Her gece akşamın sünnetinden sonra konuşmadan iki rekat kıl, her rekatta bir Fâtihâ, bir İnnâenzelnâ, altı kere İhlâs Sûresi, birer kere de Felak, Nas sûreleri oku ve selam ver. Şüphesiz Allâh-u Te‛âlâ kıyamete varıncaya kadar senin imanını muhafaza edecektir” buyurdu. (Şeyh Ahmed ed-Dîrebî, el-Mücerrebât, sh:72)
İşte bu namazı kılanlar bu tarif üzere kılsınlar ki sünnet yerini bulsun ve imanlarımız mahfuz kalsın. Âmîn!
2) Şeyhimiz, Müceddidimiz ve Ğavsımız Mahmud Efendi Hazretleri yine Muhammed Keskin Hoca Efendi ile selam gönderip “Haberler iyi” buyurmuş. Mühim olan Efendi Hazretlerimiz’in nezdindeki haberlerin iyi olmasıdır. Zaten manevi haberler iyi olunca zahiri haberler çok önemli değil, düny anasıl olsa geçer. Rabbim cümlemizin âhir-u âkıbetlerimizi hayreylesin, mürşidimizin himmetlerinden mahrum eylemesin. Âmîn!
3) Mektup gönderen kadın-erkek bütün sevenlerimin mektuplarını okuyorum, fakat beni mâzur görsünler, “Delâilü’l-hayrât” kitabının nüshalarını tekâbül ve tercemesi ile uğraştığım için ayrıca diğer vird ve vazifelerimin çokluğundan, gündüz gelen ziyaretçilerle iştiğâlimden ve yanımda kalanlarla ilgilendiğimden yüzlerce mektuba cevap verme imkanı bulamıyorum. Bir de dergi yazılarının hazırlanması, tashihi ve her hafta size yazılan mektuplar uyumaya bile çok vakit bırakmıyor.
Ben, benden mektupla yâhut diğer vesilelerle dua isteyen herkese özel dualar ediyorum. Yine dua saatimiz saat 5 olsun, haftaya biraz geri çekeriz inşâallâh. Saat tam 5 olunca secdede 41 kere bu fakirin halâsı niyetiyle:

«لَا إِلٰهَ إِلَّا أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ.»

diye zikrederek buluşalım. Suriye’deki ve Doğu Türkistan’daki Ehl-i Sünnet için duayı da ihmal etmeyelim. Unutmayalım ki:

«مَنْ لَا يَرْحَمْ لَا يُرْحَمْ.»

“Acınmayana acınmaz.”
4) Dün Mehmet Talu Hoca Efendi ziyaretime geldi, birçok selamlar getirdi, geçen sayıda Ahmet Sarıhan’ın, Talu Hoca hakkındaki ifadeleriyle ilgili kendisinden açıklama beklemiştim. Kendisi yanıma gelerek Ahmet Sarıhan benim hakkımda gerçek dışı bir beyanda bulunmuş, siz ayrıldıktan sonra ben de Beyan dergisini bıraktım, fakat o, eski yazılarımı yayınlamaya devam etti. Ben onu îkaz ettiysem de bana ‘Bunlar eski yazı zaten yayınlanmış, bu bizim hakkımız’ dedi ve beni dinlemedi” diye izah etti.
Ben bu beyanı esas alarak kendisine teşekkür ettim. Aramızda bir sıkıntı zaten yoktu ama fitne kapısını tamamen kapatmak için size bunu bildiriyorum. Ben kendisinden Lalegül’de konuşması ve dergide yazı yazmasını talep ettim, kabul etti. Böylece mesele vuzuha kavuşmuş oldu. Rabbim! Bütün hocalarımızdan razı olsun, cümlemizi dinine hâdim eylesin. Âmîn!  
duasını okuyalım. Sonra secdeden kalkınca Suriye’deki Ehl-i Sünnet’in halâsı için bir Fâtiha ve Âyete’l-Kürsî okuyalım. Haftaya size yine dua saati açıklarım. Rabbim kabul eylesin. Âmîn!

islam