Yeni

Fâtimâ Olayı



Portekiz'de Lizbon'un 170 kilometre kuzeyindeki Estremadura bölgesindeki Fâtimâ köyünde de olaylar bu şekilde başladı. 3 çoban çocuğa 1917 senesinin Mayıs ayından Ekim ayına kadar her ayın on üçünde görünen Hz. Meryem, sürekli olarak çocuklara göründüğü yere bir kilisecik yapılmasını ister. Gördüklerine hayran olan çocuklar, "vizyonlarını" herkese hararetle anlatırlar. Ve 1917 senesinin bahar ve yaz aylarında Portekiz'in ve hatta Portekiz'in dışındaki birçok ülkenin de ilgi merkezi haline gelirler.

Başlangıçta bu 3 çocuğun oluşturduğu iletişim ve ilgi odağı, yerini yavaş yavaş ayın on üçünde, Fâtimâ'ya karavanlar halinde gelen hacılara bıraktı. İnanılır kaynaklardan edinilen bilgilere göre, mûcizeyi bekleyen ve görmek isteyenlerin sayısı 1917 senesinin 13 Ekim günü, 70000 ile 80000 arasındaydı. Ve onlar beklemelerinin mükafatını gördüler, çünkü onları bekleyen olay, yalnızca 3 çoban çocuğunu etkileyen olaylarla sınırlı kalmadı.

Bardaktan boşanırcasına bir yağmur yağıyordu ve bir Hz. Meryem vizyonu için fevkalade kötü bir ortam vardı. Fakat birden bulutlar yırtılıp dağıldılar. Bulutların arasından temizlenmiş masmavi bir gökyüzü parçası belirdi, pırıl pırıl fakat göz almayan bir güneş çıktı. Böylece "Fâtimâ'nın Güneş mûcizesi" başlamış oldu. Ve burada anlatılanların hepsi dosyalarda ve resmi tutanaklarda vardır.

Güneş titremeye ve sallanmaya başladı. Sola, sağa doğru sert bir şekilde hoplarken nihayet dev büyüklükteki bir çatapat ya da havai fişek gibi inanılmaz bir hızla kendi etrafında dönmeye başladı. Yıldızımızdan fırlayan, taşan yeşil, kırmızı, mavi ve mor renk cümbüşü tüm çevreyi gerçeküstü bir ışığa boğdu. Olayı binlerce insan gördü ve seyretti. Görgü tanıkları güneşin sanki bir ara, onu izleyenlere bir 2 dakika dinlenmelerine fırsat verircesine olduğu yerde durduğunu iddia ettiler. Ve sonra güneş yine havai fişek gibi dönüşüne devam etti, etrafına göz kamaştırıcı ışıklar saçarak. Görenlerin anlatmasına göre olay kelimelerle ifade edilecek cinsten bir şey değildi. Bir süre geçtikten sonra bu muhteşem olay bir 3. defa tekrarlandı. Ve tüm bu güneş mûcizesi 12 dakika sürdü ve 40 kilometre çapındaki her yerden seyredilebildi.

Başlangıçta devletin tüm karşı tutum ve açıklamalarına rağmen Fâtimâ bir hac ve ziyaret yeri oldu. Bugün de hâlen dünyanın sayılı hac merkezlerinden biri olarak bilinmektedir. Başlangıç ve bitim, yani 13 Mayıs ve 13 Ekim tarihleri arasında her yıl binler ve binlerce kişinin büyük beklentiler ve ümitlerle geldiği bir bahçeye dönüşür. Binlerce kişi bir kez daha güneş mûcizesini yeniden yaşamak isterler.

FATİMA'DA MUCİZEVİ ŞİFALAR

1917 senesinin Ekim ayından beri Fâtimâ mûcizevî iyileşmelere sahne olmaktadır. İşte tutanaklardan alınmış 2 örnek:

Torres Novas kentinden 22 yaşındaki bayan Cecillia Augusta Geoveia Trestes'in verem, mide ülseri ve karnında su birikmesi gibi hastalıklarından dolayı, ailesi, kızın durumunu serinkanlılıkla ele alıp onun için bir tabut siparişinde bulunmuştu. Doktorların artık yapabilecekleri hiçbir şey olmamasına karşın, Bayan Trestes 13 Haziran 1923 günü Fâtimâ'ya götürüldü.

Mucizenin olduğu yerde ilk önce hiçbir şey olmadı. Fakat eve dönüşte, o güne kadar ağzına bir lokma bile koyamayan kız, müthiş bir açlık duygusuyla evde ne varsa hepsini yedi. Ve yarım saatlik bir hazım süresinden sonra, ağzından zorla 2 kelime bile çıkmayan Cecillia Augusta'nın birdenbire çenesi düştü. Hatta gülüp şarkılar söylemeye başladı. Bir hafta sonra hiçbir şeyi kalmamış, tamamen sağlığına kavuşmuştu.

Bu ani değişimin ağır hastaların birden kendilerini iyi hissetmelerinden mi kaynaklandığı, tutanaklarda belirtilmiyor. Belirtilmeyen bir diğer husus da bu bayanın hastalıklarından dolayı nerede ve ne zaman hayata veda ettiği...

Mucizevi olarak şifa bulan diğer bir kişi Madeira adalarında, Camara de Lobos'ta oturan 30 yaşlarında bir alkolikti. Doktorlar ağır bir siroz teşhisi koymuşlardı. Genç adam hiçbir şeye aldırmaksızın, her gün bir şişe içkisini içmeye devam etti. Bu sırada işe, dinî bütün birisi olan karısı müdahale etti ve her gün içkisinin içerisine birkaç damla "Fâtimâ suyu" damlattı. Ve mûcize... Gün be gün içkiden soğuyan ve sonunda terk eden genç adam 70 yaşına kadar yaşadı.

Fâtimâ'da vizyon gören çocuklar fenomeni fiziksel birtakım olaylarla ilgilidir. "Görümlerin" her seferinde elektriksel bir boşalmanın sonucu olan gürültüler ve çıtırtılarla bağlantılı "şimşekler"le başladığı bildirilmiştir. Küçük Lucia "vizyonun" her uzaklaşışında sanki uzaklarda roket patlaması gibi bir gürültü duyduğunu söylemiştir. 13 Eylül 1917'de çocuklar 5. görümlerini yaşarken, birkaç bin kişi de bir ışık topunun muhteşem bir şekilde gökyüzüne doğru yükseldiğine tanık oldu. Ziyaretçiler 13 Mayıs 1924'te "vizyonun" sabit olarak indiği ya da göründüğü "Taşlıkta" tuhaf bir bulut gördüklerini ve buluttan kar tanelerine benzer nesnelerin aşağıya doğru yağdığına, fakat daha yere düşmeden kaybolduklarına tanık oldular. Daha sonraları Lucia bu görüntüyü her seferinde bir ışık hüzmesinin beraberliğinde yaklaştığını ve çocukların Hz. Meryem'i ancak ışığın "Taşlık" üstünde hareketsiz kaldığı anda görebildiği belirtilmiştir. Lucia'nın sorgulamasında kendisine "vizyonun" görünmesi sırasında Meryem'e direkt olarak bakmaktansa niçin başını öne eğdiği sorulduğu zaman, Meryem'in kimi zaman gözlerini kamaştırdığını söylemiştir.

Kaynak: Erich Von Daeniken, "Dünyayı Heyecanlandıran Fenomenler ve Görümler
islam