Yeni

Kirlian Fotoğrafçılığı



Kirlian fotoğrafçılığı, yüksek voltajlı, yüksek frekanslı, düşük amperli elektrik alanına dayalı aygıtlarla canlı nesnelerden yayılan birtakım biyolojik ışınımları fotoğrafik olarak saptamayı amaçlayan elektrografik fotoğrafçılık tekniğine verilen addır.

Kirlian'ın Keşfi

Bu fotoğrafçılık tekniğinin adına “kirlian” adının verilmesinin nedeni, bu teknikte kullanılan aygıtın ilk kez Rus mühendis Semyon Davidovich Kirlian ve eşi Valentina Khrisanova Kirlian tarafından geliştirilmiş olmasıdır. Semyon Kirlian'ın paranormal fenomenlere ilgi duyması ünlü bilim insanı Nikola Tesla'yla tanışmasından sonra başlamıştır. 1939'da bir fotoğraf filmini tab ederken fotoğraf tepsisinin üstünde bulunan cisme elektrik yükü verildiğinde tepside bir resmin oluştuğunu kazara gözlemleyen Semyon Kirlian ve eşi aynı yıl geliştirdikleri bir aygıtla, söz konusu ışınımların daha çok canlı bedenlerden yayıldıklarını saptamışlar ve çektikleri çeşitli organların fotoğraflarında, bu organlardan salınan renkli ışımaları görüntülü hale getirmeyi başarmışlardır. Bedenden yayılan ışınımın çeşitli renkler halinde fotoğrafı çekilebilen kısmına “korona” (Latincede “taç”) adı verilmiştir. Bu teknikteki temel yöntem, koronayı görünür hale getirebilmek için yüksek gerilimli elektrik alanının kullanılmasıdır.

Sovyetlerdeki çalışmalar

1939'dan sonra Kirlian'ın buluşu daha önceleri "elektrografi", "elektrofotoğrafi" adlarıyla bilinen tekniğin yeniden tanınmasını sağladı. Fikrin temeli (ki kuru fotoğraf kopyalamayı mümkün kılmıştır) 1777 kadar erken bir zamanda George Christoph Lichtenberg tarafından atılmıştır. Bu alanda daha sonra çalışmalarda bulunan, aralarında Nikola Tesla'nın da olduğu biliminsanları 19-20. yüzyıllarda bu etkiyi daha derinlemesine incelemişlerdir. Fakat Kirlian, bu araştırmayı seleflerinden daha ileriye götürmüştür. O dönemdeki biliminsanlarından bazıları Kirlian fotoğrafçılığında söz konusu olan güce “kirlian enerjisi” adını, kimi Rus ve Çekoslovakya biliminsanları (Dr. Zdenek Rejdak) ise “biyoenerji” adını vermiştir. Fakat 1940'lı ve 1950'li yıllarda Sovyetler Birliği'nde aura'ya ya da enerji-beden'le ilgili verilerin yeterli olmayışından dolayı, Kirlian cihazı ününe ancak 1960'larda, yine Sovyet biliminsanlarının çalışmalarıyla kavuşmuştur. Kirlian fotoğrafçılığı yöntemi Kazakistan devlet üniversitesi'nce 1968'de yayımlanan “Kirlian Etkisi'nin Biyolojik Mahiyeti” adlı çalışmayla bilim dünyasına sunulmuştur. Bu çalışmaların Batı'ya tanıtılması ya da bu konunun Batı'da popüler hale gelmesiyse Sheila Ostrander ve Lynn Schroeder adlı araştırmacı yazarların 1978'de yayımladıkları kitapla gerçekleşmiştir.

Kirlian'ın spritüel sonuçları

Söz konusu fotoğrafların yaşayan her şeyin muhtevasında "yaşam gücü" bulunduğunun ya da "aura"nın varlığının fiziksel kanıtı olduğunu belirten Kirlian, böylece, kendi metodu ile, öteden beri okültistlerin ve teozofların varlığını ileri sürdükleri, canlı bedenlerini sarmalayan, ender olaylar dışında gözle görülemez olan aura'nın varlığını kanıtlamış olduğunu iddia etmiştir. Kirlian fotoğrafçılığının ünlü olduğu yönlerden biri de insan vücudundaki akupunktur noktalarını işaret edebilmesidir. Bu iddiayı doğrulamak için yapılan deneylerden en ilginci, bir bitki yaprağının bir kısmı kesilse de, Kirlian fotoğraflarında yaprak sanki kesilmemiş gibi, yaprağın bir bütün halinde ışınımının devam etmiş olmasıdır. Bu da, Semyon Kirlian'a göre fotoğraflardaki ışınım görüntülerinin önceden bilinen fiziksel etkenlerden kaynaklanmadığını ortaya koyan açık bir kanıttır.

Kirlian Aygıtı

Kirlian fotoğrafçılığında kullanılan aygıtlar, en basit şekliyle, izole edilmiş bir kutu içerisinde bulunan, bir sıkma plakasıyla, fotoğraf camıyla ya da bir optik aletle bağlantılandırılmış bir yüksek frekans kıvılcım üretecinden oluşur. Bir kamera gerektirmeyen aygıt, elektrik akımlarıyla saniyede 75.000-200.000 elektrik salınımı yapabilen jeneratörler gerektirir. Bu jeneratörler de çeşitli optik aletlere ve mikroskoplara bağlanabilir. Kirlian fotoğrafçılığı alanında çalışma yapan araştırmacılar, koronanın canlının heyecan ve sağlık durumlarına bağlı olarak renk ve ışıma değişiklikleri gösterdiğini belirtmişlerdir. Kirlian fotoğrafçılığı yöntemini Ruslar 1970'li yıllardan itibaren birçok hastanede hastalıkları teşhis amacıyla kullanmaktadırlar.

Kirlian fotoğrafçılığı ve benzeri çeşitli tekniklerle organlardan ve canlılardan yayılan eflüvleri gösteren fotoğraflara metapsişikte eflüvyoğrafi (effluviographie) adı verilir.
islam