Yeni

Nasuh Tövbesi - Nasuh-i Sayik

ÖNSÖZ
Kıymetli Dostlar;
Metafizik alemin konukları olan Cin kavmini ilk defa hafızlık dersi aldığımız dönemlerde Kur'an'da geçen Cin suresi aracılığı ile öğrenmiş, dünyada insanoğlundan başka şuurlu varlıklar olduğunu da idrak etmiştim. Bu süreçten sonra hayat bizi okuduklarımızı, tecrübe ettiklerimizi, tahlil ve analizlerimizi neşretmeye yöneltti ve kitaplarımızda, araştırmalarımızda yer yer değinmeye çalıştık bu konulara... Mesleğimiz gereği televizyonlara konuk olup vakıf olduğumuz konuları anlatmaya başlamamızın ardından yine tv ekranlarında bazı programlar hazırlayıp sunmaya başladık ve aslında gizemli bir perdeyi aralamış olduk... Bu perde CİNLER ALEMİ olarak nitelediğimiz bir perdeydi ve perdenin arkasında gördüklerimizi insanlara anlatmanın telaşına kapıldık çünkü öyle büyük bir ağ ile örülmüştü ki dört yanımız bunu insanlara anlatmanın bir yolu olmalıydı... Metafizik uzmanları, medyumlar, hocalar, cindarlar derken bir çok isimle görüşme ve bazıları ile de röportaj yapma şansımız oldu. Süreç bize gösterdi ki her türlü negatif rahatsızlığın başlangıcı bir türlü dilimizin varmadığı tövbeden ötürüdür. Oysa Allah Bakara Suresi 222. Ayetinde “tövbe edenleri severim” buyuruyor ve onlara kapılarını açacağını vaad ediyordu. Metafizik uzmanları ile yaptığımız röportajlar arasında bu mesleği icra edenlerden biri olan Sayın Erol Tangut'un hastaları üzerinde uyguladığı metod ve tedavi seanslarında gördüklerim beni çok şaşırttı. Aslında bu şaşkınlığım tamamı ile kendimeydi zira İslam'da tövbenin önemini biliyorduk ancak tövbe etmenin bu kadar etkili olduğunu belki de ilk defa idrak ediyorduk. Bir seansta bir ifrit'in (cin türü) Sayın Erol Tangut'a “BU TÖVBEYİ ÖĞRETME, BİLMESİNLER, EROL YAPMA TÖVBE ETTİRME!” diye çığlıklarını duyduktan sonra Sayın Erol Tangut beyin uyguladığı metodun ne kadar etkili olduğunu anladım. Kendisiyle röportaj yapma şansı da bulduk ve yayınladık ki umuma faydalı olacağını umud ediyoruz. Erol bey'e yaptırdığı tövbeleri bir bütün olarak yayınlaması hususunda ricada bulunuyorduk ki sonunda hepsini toparlayarak bizlere sundu. Allah ondan razı olsun. Bununla birlikte Sayın hocam Tacuddin El-Bayburdi efendinin TÖVBENİN ÖNEMİ hakkında ki kısa araştırmasını sizlere de sunmaktan memnuniyet duyuyorum. Vesile ile hocamıza da hürmetlerimizi sunmak isterim ki yazılarında ayet ve hadisler ile tövbenin önemini bizlere sunuyor. Bu kısa kitapta evvela sayın hocam Tacuddin el-Bayburdi'nin tövbenin önemi ve dinimizdeki yeri hakkında bilgi sahibi olacaksınız. Sonra ise asıl meseleye geliyoruz... Sayın Erol Tangut'un hayatını adadığı bir Cin Savaşçısı olarak mücadele ettiği ve tecrübe ettiği negatif enerjilerden arındırırken kullandığı en etkili tövbelerin bir araya gelmiş halini bulacaksınız. Sizlerden bir istirhamım var; Bu ÜCRETSİZ kitabı lütfen dostlarınıza da iletin ki bu vesile ile faydası dokunsun... Bizlere de dua etmeyi unutmayınız... Mü'minin, mü'mine duası daha makbuldur...
Kursad BERKKAN


İÇİNDEKİLER

İSLAM'DA TÖVBENİN ÖNEMİ
ALLAH ÇOK TÖVBE EDENLERİ ÇOK SEVER
TÖVBE NEDİR? NE ANLAMA GELİR?
MANEVİ TEMİZLİK İÇİN, TÖVBE KURTULUŞTUR!
GÜNAHLARIN AFFI İÇİN TÖVBE GEREKLİDİR!
MANEVİ SIKINTILARIN REÇETESİ TÖVBEDİR!
RESULLERİN VE NEBİLERİN TÖVBESİ
ALLAH TÖVBEYİ KARŞILIKSIZ BIRAKMAZ!
NASUH TÖVBESİ NEDİR?
NASUH-İ SAYIK (Nasuh Tövbesi)

İSLAM'DA TÖVBENİN ÖNEMİ

Değerli kardeşlerim ! Unutmayalım ki, beşer olmamız hasebi ile hata yapmaya - diğer bir ifadeyle günah işlemeye - müsait varlıklarız. Yani bu insanoğlu için kaçınılmaz bir şeydir. İşte bundan dolayıdır ki Allah resulü s.a.v bir hadisi şeriflerinde şöyle buyurmaktadır :
{ … Ebu Eyyub r.a dan rivayet edilmiştir. Ölümü yaklaştığı zaman o şöyle demiştir : Resulullah s.a.v den duyduğum bir hadisi sizden gizlemiş söylememiştim. – onu şimdi size söylüyorum – Resulullah s.a.v in şöyle buyurduğunu işittim : Eğer siz günah işlemeyen kimseler olsaydınız, mutlaka Allah, günah işleyecek - ardından da Allah’a yönelecek ve Allah’ın da - kendilerini bağışlayacağı kimseler yaratırdı. }
MÜSLİM : 8.C.2748.2749.N - TİRMİZİ : 6.C.3768.N 
 Tabi ki burada anlatılan şey ; günah işleyin demek değildir. Buradaki anlatılan şey ; sizler hata yapmaya müsait varlıklarsınız, dolayısıyla bu acizliğinizden ve bu kusurlu halinizden dolayı ister istemez hataya düşeceksiniz, günah işleyeceksiniz. Dolayısıyla sizi yaratana yönelin ve O’ndan af ve mağfiret dileyin, demektir. Ve bununla beraber yine unutmayalım ki, insanoğlunun işlediği her günah, her-isyan birer yara gibidir. Tedavisi olmazsa belki de o yara, insanın ölümüne bile sebep olabilir.
{ … Ebu Hureyre r.a’dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurmuştur : Mü’min günah işlediği zaman kalbinde siyah bir leke oluşur. Sonra o kişi tevbe edip – nefsini o günahtan - çekip çıkarır ve Allah’tan mağfiret dilerse kalbi o lekeden temizlenip cilalanır.Eğer mü’min günahı fazlalaştırırsa kalbindeki siyah leke fazlalaşır.İşte Allah’u Teala’nın kitabında : “ Hayır ! onların kazandıkları günahlar,kalplerini paslandırıp karartmıştır “ Ayet’inde buyurduğu ran – yani kir pas – işte budur. }
İBNİ MACE : 10.C.4244.N

Ve en önemlisi değerli kardeşlerim ! Yiğin için, yatın kalkın ve Rabbinize hamdedin ve şükredin ki O size, maddi ve manevi tedavi imkanları sağlamış ve şifa bulmanız için de kendisine yönelmenizi istemiştir. Yani, hatalarınızdan ve günahlarınızdan kurtulmak için sizlere tevbe kapısı açmıştır.
{ … Safvan bin Assal r.a dan.Resulullah s.a.v şöyle buyurdu demiştir : Şüphesiz, güneşin battığı yer tarafında yetmiş yıllık mesafe genişliğinde açılmış bir kapı vardır. Güneş o kapı tarafından doğuncaya kadar o kapı tevbe için daima açık olacaktır. Güneş o kapı tarafından doğunca, daha önce iman etmiş olmayan veya imanında bir hayır kazanmış olmayan hiçbir kimseye o gün imanı fayda vermeyecektir. }
İBNİ MACE : 10.C.4070.N
{ … Amr ibn Murre dedi ki : Ben Ebu Ubeyde den işittim o,Ebu Musa r.a’dan tahdis ediyordu.Resulullah s.a.v şöyle buyurdu demiştir : Aziz ve Celil olan Allah gündüz kötü harekette bulunanların tevbelerini kabul etmek için geceleyin elini uzatır. Gece günah işleyenlerin tevbelerini kabul etmek için de gündüzün elini uzatır. Ve bu iş,taa güneşin batıdan doğacağı zamana kadar devam eder. }
MÜSLİM : 8.C.2759.N
{ … İbni Ömer r.a dan.Resulullah s.a.v şöyle buyurdu demiştir : Allah kulun
tevbesini, ğarğara haline - yani can boğaza - varmadıkça kabul eder. }
TİRMİZİ : 6.C.3765.N – İBNİ MACE : 10.C.4253.N

ALLAH ÇOK TÖVBE EDENLERİ ÇOK SEVER
Değerli kardeşlerim ! Unutmayalım ki Allah’u Teala kullarına karşı o kadar merhametli ve o kadar şevkatli ki, kulunun günah işlemesinden sonra kendisine yönelip tevbe etmesine çok sevinmektedir… Bakınız rabbimiz ne buyuruyor :
“ ……. Şüphesiz ki Allah, çokça tevbe edenleri sever ve temizlenenleri sever.”
BAKARA : 222.AY.

{ … Enes ibn Malik r.a dan.Resulullah s.a.v şöyle buyurdu demiştir : Allah, kulunun tevbe etmesine, herhangi birinizin çölde kaybetmiş olduğu devesini bulduğu andaki sevindiği gibi sevinir. }
BUHARİ : 13.C.6247.S – MÜSLİM : 8.C.2747.N

{ … Enes b. Mâlik r.a dan.Rasulullah s.a.v'in şöyle buyurduğunu rivayet eder : "
Şüphesiz Allah, kendisine tevbe ettiği zaman kulunun tevbesinden, sizden birinizin şu sevincinden - daha çok sevinir : Sizden biri boş bir arazide bineği ile birlikte iken bineğini kaybeder. Üzerinde yiyeceği ve içeceği vardır. Ondan ümidini keser ; bir ağacın yanına gelir ve gölgesine uzanır. Bineğinden ümidini kesmiştir. O bu halde iken bir de ne görsün ; bineği yanında duruyor.Onun yularından tutar ve sevincinin şiddetinden şöyle der : " Allah'ım ! Sen benim kulumsun, ben de senin rabbinim ! "Sevincinin şiddetinden yanlış söyler." }

BUHARİ : 13.C.6246.S – MÜSLİM : 8.C.2747.N

TÖVBE NEDİR? NE ANLAMA GELİR?

Değerli kardeşlerim ! şüphesiz ki tevbenin bir anlamı vardır. Bu, bir çok cahilin sandığı gibi sadece dil ile ; ben tevbe ettim diyerek yapılacak bir şey değildir. Tevbenin anlamı ; bilindiği gibi Allah'a yönelmek, günahı terk etmek, ondan hoşlanmamak, yaptığı o çirkin işten pişman olmak ve bir daha ona dönmemek demektir. Tövbenin anlamı budur.
{ … Abdullah İbni Mes’ud r.a dan. Resulullah s.a.v şöyle buyurdu demiştir :
Pişmanlık tevbedir. }
İBNİ MACE : 10.C.4252.N – AHMED : 1/423 – HAKİM : 4/243

MANEVİ TEMİZLİK İÇİN, TÖVBE KURTULUŞTUR!
Değerli kardeşlerim ! Unutmayın ki tevbe,insanın günahlardan temizlenip kurtulma yoludur. Rabbimiz kerim kitabında tevbe edenlerin kutruluşa erceğini bildirmektedir. O şöyle buyurmaktadır :

“ Ey mü'minler ! Hep birden Allah'a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.”
NUR : 31.AY.

“ O Allah ki ; kullarından tevbeyi kabul eder, kötülükleri bağışlar ve yaptıklarınızı bilir.”
ŞURA : 25.AY.

“ Allah'ın kullarından tevbeyi kabul edici olduğunu, sadakaları alıp kabul edeceğini bilmediler mi ? Unutmayın ki Allah tevbeleri çokça kabul edici ve çokça rahmet edicidir. “
TEVBE : 104.AY.

“ Allah'a tevbe edip O'ndan bağışlanma dilemezler mi ? Çünkü Allah ; çokça bağışlayıcı, çokca merhamet edicidir.”
MAİDE : 74.AY.

“ Tevbe ederek, iman edip salih amel işleyen kimseye gelince ; o kimse, kurtuluşa erenler arasında olmayı umabilir. “
KASAS : 67.AY.

{ … Rasulullah s.a.v ise şöyle buyurmaktadır : Ey insanlar ! Allah'a tevbe edin ve O'ndan bağışlanma dileyin. Şüphesiz ben, günde yüz kere tevbe ederim. }
MÜSLİM : 8.C.2702 / 42

Nevevi r.h şöyle der : " Her türlü günahtan tevbe vaciptir. Günah ; kul ile Allah Teâlâ arasında ise, bu tevbenin üç şartı vardır : Birincisi, günahı hemen terk etmesidir. İkincisi, yaptığına pişman olmasıdır. Üçüncüsü ise, o günaha bir daha asla dönmemeye kesin karar vermesidir. Bu üçünden biri bulunmazsa, kişinin tevbesi sahih olmaz. Günah, eğer kul hakkı ile alakalı ise, tevbenin şartı dörttür : Bu zikri geçek üç şartla beraber, kişinin kul hakkından da kurtulması gerekir. Mal ve benzeri ise, onu sahibine geri verir. İftira cezası ve benzeri ise, bunun uygulanmasına olanak verir veya affetmesini talep eder. Gıybet ise ; ondan, hakkını helal etmesini ister. “Ey insanlar ! unutmayın ki Tevbe, beşerin noksanlığının ve insanoğ-lunun kusurlu oluşunun gereklerindendir. İbadetle sorumlu tutulan insan, ibadetinde kusurdan, yanılgıdan, gafletten, hatadan, unutkanlıktan ve günahtan uzak olamaz. Yani, insanoğlu için günaha düşme kaçınıl-mazdır. Ama Allah Resulü s.a.v’in buyurduğu gibi : Hepiniz hata yaparsınız ; hata yapanların en hayırlısı ise tevbe edenlerdir."
MÜSLİM : İBNİ MACE : 1420.N

MANEVİ SIKINTILARIN REÇETESİ TÖVBEDİR!
Değerli kardeşlerim ! unutmayınız ki tevbe, kulun dünya ve ahirette her sıkıntıdan kurtulması demektir. Allah Teâlâ her konuda olduğu gibi bu konuda da öyle merhametli ve kullarının hayrını o kadar isteyen bir zat’tır ki, kendisine ortak koşan ve kendisine küfreden kafir, müşrik ve munafıklara bile tevbe etmeleri için fırsat tanıyor ve kurtulmaları için onlara şöyle sesleniyor : “ Şüphe yok ki münafıklar, cehennemin en alt katındadırlar. Artık onlara asla bir yardımcı bulamazsın. Ancak tevbe edip hallerini düzeltenler, Allah'a sımsıkı sarılıp dinlerini yalnız O'nun için yaşayanlar başkadır. İşte bunlar mü'minlerle beraberdirler……….. “
NİSA : 146 – 147.AY.

GÜNAHLARIN AFFI İÇİN TÖVBE GEREKLİDİR!
Değerli kardeşlerim ! Unutmayalım ki, Allah her türlü günahı bağışlar. Yeterki kul henüz hayat sermeyesi elinde iken O’na yönelsin ve samimi bir şekilde O’ndan af ve mağfiret dilesin. Allah Teâlâ ; kendisine en büyük şirki ve isyanı sergileyerek ; " İsa Allah'ın oğludur " diyenleri dahi tevbe’ye çağırmıştır :
{ “ Allah,üçün üçüncüsüdür “ diyenler elbette kafir olmuşlardır.Oysa yalnız tek bir ilah vardır, O’ndan başka ilah yoktur. Bu dediklerinden vazgeçmezlerse elbette onlardan inkar edenlere acı bir azap dokunacaktır. Hala Allah'a tevbe edip O'ndan bağışlanma dilemezler mi ? Allah ; çokca bağışlayan ve çokca merhamet edendir. } MAİDE : 73 – 74.AY. Tevbeleri çokca kabul eden ve çokça merhamet eden Allah'a yönelin ve O’ndan bağışlanma dileyin. O'ndan ümidinizi kesmeyin zira ; O’ndan ancak kafirler ve
sapıklar ümidini keser. Rabbimiz buyuruyor ki :
“ ……… Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin ; zira kafirlerden başkası Allah’tan ümidini kesmez. “
YUSUF : 87.AY. – HİCR : 56.AY. 
Ey Müslümanlar !.. Unutmayın ki Sahih ve samimi bir tevbe, ibadet edenlerin makamlarının en güzeli ve en yücesidir. Hidayet peygamberi Muhammed s.a.v,
tevbeye işaret ederek övgüde bulunmuş ve tevbenin, kulun hayatında başarılı kılındığı en hayırlı şey olduğunu belirtmiştir.
{ … Nebi s.a.v , Ka'b Tebuk Savaşı'ndan geri kaldığı zaman Allah'ın onun tevbesini kabul ettiğini bildirerek ona şöyle buyurur : " Annen seni doğurduğundan beri uğradığın en hayırlı gün ile sevin." Ka'b şöyle der : İnsanlar o gün beni bölük bölük karşıladılar. Tevbem nedeniyle beni kutluyor ve bana " Allah'ın tevbeni kabul etmesi kutlu olsun " diyorlardı. }
BUHARİ : MÜSLİM : 8.C.2769.N

RESULLERİN VE NEBİLERİN TÖVBESİ
Tevbe ; bırakın normal insanları, nebilerin ,resullerin ve Allah’ın kendilerinden razı olduğu insanların dahi kulluk makamlarıdır. Allah Teâlâ şöyle buyurur : “ Şüphesiz İbrahim gerçekten yumuşak huylu, içli ve çokça tevbe eden biri idi.“
HUD : 75.AY.
Allah Teâlâ, Musa aleyhisselam'dan bahsederek şöyle buyurur :
“ Ayılınca dedi ki : " Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, sana tevbe ettim ve ben inananların ilkiyim."
A’RAF : 143.AY.
Değerli kardeşlerim ! Allah Teâlâ, bizler için kurtuluş adresi olarak gösterdiği Asrı saadetten, Muhacirlerden ve Ensar’dan bahsederek şöyle buyurur : “ Andolsun ki Allah, onlardan bir gurubun kalpleri eğrilmeye yüz tuttuktan sonra, Peygamber'i ve güçlük zamanında O'na uyan Muha-cirler'le Ensar'ı affetti. Sonra da onların tevbelerini kabul etti. Çünkü O ; onlara karşı çok şefkatli ve pek merhametlidir. “
TEVBE : 117.AY.
Allah Taala ; cennet karşılığında Rablerine canlarını ve mallarını satan mü'minlerin sıfatlarından biri olarak tevbeyi zikrederek yine şöyle buyurur : “ O'nunla yapmış olduğunuz alışverişten dolayı sevinin. İşte bu, büyük kutruluştur. Bu alışverişi yapanlar - tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rüku edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlardır. “
TEVBE : 111 – 112.AY.

Ey Allah’a yönelenler ! unutmayın ki tevbenin bereketi er ya da geç, gizli veya açık bir gün mutlaka ortaya çıkar. Öyleyse sabırlı olun ve Allah’a bol bol tevbe ve istiğfarda bulunun.

ALLAH TÖVBEYİ KARŞILIKSIZ BIRAKMAZ!
Değerli kardeşlerim ! Unutmayalımki tevbenin bir çok güzel karşılığı vardır.
Tevbenin karşılığı her şeyden önce ; kalplerin temizlenmesi, günahların silinmesi ve sevapların katlanması demektir. Allah Teâlâ şöyle buyurur : “ Ey iman edenler ! Samimi bir tevbe ile Allah'a yönelin. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter, Peygamber'i ve O'nunla birlikte olanları utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Çünkü onların nurları, önlerinden ve arkalarından koşar da onlar " Ey Rabbimiz ! Nurumuzu tamamla, bizi bağışla, çünkü sen her şeye gücü yetensin " derler.”
TAHRİM : 8.AY.
Tevbenin karşılığı ; imanın, huzurun, sükunetin ve gönül rahatlığının gölgelendirdiği bir hayattır. Allah Teâlâ şöyle buyurur : “ - Bu kitap size - Rabbiniz'den bağışlanma dilemeniz ve O'na tevbe etmeniz için –indirildi – Eğer bunu yaparsanız sizi, tayin edilmiş bir süreye kadar güzel bir şekilde yaşatır ve faziletli olan herkese kendi lütfundan verir.”
HUD : 3.AY.
Tevbenin karşılığı ; gökyüzünden inen bereketler ve yeryüzünden çıkan bereketlerdir. Mallarda bolluk, üretimde ve nesilde bereket, bedenlerde afiyet ve afetlerden korunmadır. Allah Teâlâ şöyle buyurur : " Ey kavmim ! Rabbinizden bağışlanma isteyin, sonra da O'na tevbe edin ki, üzerinize göğü - yağmuru ile - bol bol göndersin ve kuvvetinize kuvvet katsın. Günahkarlar olarak yüz çevirmeyin."
HUD : 52.AY.
İBNİ KESİR R.H Bu Ayet’in tefsirinde şunları söyler : “ …. Eğer Allah’a tevbe ve istiğfar eder, O’nun emirlerini yerine getirirseniz ; rızkınız çoğalır. Göklerin bereketinden size sular indirir, yerlerin bereketinden bitkiler bitirir, ekinler yetiştirir,hayvanlarınızın memelerinden sütler akıtır. Ve sizi mal ve çocuklarla destekler …. “
İBNİ KESİR : 14.C.8116.S

{ … İbni Abbas r.a, Rasulullah s.a.v'in şöyle buyurduğunu rivayet eder : " Kim Allah’tan bol bol bağışlanma dilerse ; Allah onun her sorununa bir çözüm, her sıkıntısına bir çıkış yolu ihsan eder ve onu ummadığı bir yerden rızıklandırır." }
AHMED : EBU DAVUD :
Değerli kardeşlerim ! Allah’tan bağışlanma dileme – yani istiğfar – tek başına zikredildiyi zaman tevbeyi de içerisine alır ve ona işaret eder. Unutmayalım ki Tevbe, insanın istek ve arzulananı kazanması ve her sıkıntıdan kurtulması demektir. Dolayısıyla, İnsan ne kadar günahkar olursa olsun, Allah’tan asla ümidini kesmemesi ve O’na yönelmesi gerekir.
{ … Ebu Saîd el-Hudrî r.a dan.Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in şunu haber
verdiğini rivayet eder : " Sizden önceki ümmetler içinde yüz kişiyi öldüren bir adam vardı. Bu adam bir alime, kendisi için tevbe olup olmadığını sordu. Alim, " Evet, senin için bile tevbe vardır " dedi. Rahmet melekleri onun ruhunu aldılar ve o adam bağışlandı."
BUHARİ : MÜSLİM : 8.C.2766.N

Öyleyse ey aciz ve günahkar insan ! … Günahlarından pişman olup tevbe edenlerden ol …. İyice düşün ve ömrünün geçen sayfalarına iyi göz at ve işlediğin günahlarına tevbe et. Hayatının geri kalan kısmında da günah işlememeye gayret göster. Ölümü ve onun şiddetini, kabri ve onun karanlığını, sırat köprüsünü ve onun keskin ve kayganlığını iyi düşün. Ve hele hele, kimsenin kimseye fayda sağlayamayacağı o hesap gününü hiç aklından çıkarma. Gafletten uyan, hevâ ve heveslerini terk et ve helakına sebep olacak olan
karanlıktan çık. Biraz önceki zikretmiş olduğumuz Kur'an'ın ve Sünnet’in delillerini çok iyi düşün. Rahman ve Rahim olan Rabbinin önünde eğil …. O’nu kapısına yanaş ve eşiğine yüz sür……“ Allah'ım Sana döndüm “ de . “ Ey Rabbim !.. Pişman oldum !.. “ de. “ Tevbemi kabul et !.. Günahımı bağışla !.. Hatamı yok say !.. “ de. “ Ey Allah'ım !.. eğer beni kapından kovarsan bana kim acır, beni kim barındırır ki ?..” de “ Eğer beni kendinden uzaklaştırırsan beni sana kim yaklaştırır ki ?.." de. Ey insan !…. unutmaki bu kapı ümitsizlik kapısı değildir. Allah’a şirk koşanlar ve O’na küfredenler dahi bu kapıya gitmiştir. Zina’ya düşenler bu kapıya gitmiştir. İçki içenler bu kapıya gitmiştir. Uyuşturucu kullananlar bu kapıya gitmiştir. Akrabalık bağlarını koparanlar bu kapıya gitmiştir. Namazını terk edenler bu kapıya gitmiştir. Anne ve babasına kötü davrananlar bu kapıya gitmiştir. Faiz ve rüşvet yiyenler bu kapıya gitmiştir. Hırsızlık ve yankesicilik yapanlar da bu kapıya gitmiştir…

Hulasa, her türlü günaha dalanlar bu kapıya koşmuşlardır. Allah'a dönen herkese ne mutlu. İnanın, insanın en hayırlı ve gerçek ömrü, Allah'a itaat ettiği zaman dilimidir. Allah'a itaat edilmeyen zaman ise, ömründen değildir. Ey insanlar !.. Allah’dan hakkıyla korkun sağlam ve samimi bir tevbe ile O’na
yönelin ve İslam’ın her kuralına sımsıkı sarılın. Sizi yoktan vareden Rabbinizi, O’na ibadet ederek yüceltin… Bakın Rabbiniz ne buyuruyor : “ Size azap gelip çatmadan önce rabbinize dönün. O’na teslim olun ; sonra size yardım edilmez.” “ Kendiniz farkında olmayarak, ansızın başınıza azap gelmezden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline tabi olun. “ “ Kişinin, “ Allah’a karşı aşırı gitmemden dolayı bana yazıklar olsun ! Gerçekten ben alay edenlerdendim ! ” diyeceği günden sakının.” “ Veya “ Allah bana hidayet verseydi, elbette sakınanlardan olurdum ” diyeceği, yahut azabı gördüğünde “ Keşke benim için - geriye dönüş - imkanı bulunsa da tevbe edip - iyilerden olsam ! ” diyeceği günden sakının. “
ZÜMER : 54.55.56.57.58.AY.

Ey insanlar !.. İnanın İslam ümmetinin şu an Allah’a yönelmeye ve O’na tevbe etmeye her zamankinden daha fazla ihtiyaçları var. Ağır felaketler, arka arkaya gelen sıkıntılar, ahlaksızlığın hat safhaya çıkması, caddelerin ve sokakların cinsel manzaralarla süslenmesi, düşmanların zaferleri, düşünülürse, insanların ve özellikle de inananların ne kadar da Allah’a, O’nun dinine ve tevbeye ihtiyaçlarının olduğunu açıkça göreceksinizdir. Değerli kardeşlerim ! İnanın, insan günahlarını hatırlar ve kendisini
bağışlayacağı bir Rabbin olduğuna samimi bir şekilde inanıp O’na yönelirse, durum düzelecektir. İşte o zaman Rahmanın rahmeti inecek, düşmanlara karşı zafer kazanılacak ve insanlar huzur içerisinde yaşayacaklardır. Yani, insanlar için tevbe’den ve Allah’a dönmekten başka, hiçbir çıkış yolları yoktur.
{ … Ebu Hureyre r.a dan. Allah resulü s.a.v şöyle buyurdu : “ Allah azze ve celle şöyle buyurur : Ben kulumun beni zannı yanındayım. Kim beni kendi nefsinde anarsa ben de onu kendi nefsimde anarım. Kim beni bir toplulukta anarsa, ben de onu onlardan daha hayırlı bir toplulukta anarım. Kim bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. Kim bana yürüyerek gelirse, bende ona koşarak gelirim. ” } BUHARİ : 16.C.7275.S

Ey insanlar !.. Nefsime ve sizlere son nasihatim ; Allah resulü s.a.v’in bir kutsi hadislerindeki Rabbimizin şu buyrukları olacaktır :
{ … Allah resulü s.a.v şöyle buyurdu : “ Allah azze ve celle şöyle buyurur : Ey kullarım ! benim hidayet verdiklerim müstesna, sizlerin hepsi dalalette olanlarsınız. Öyleyse benden hidayet isteyin ki size hidayet edeyim. Ey kullarım ! Sizler hep açsınız, ancak benim doyurduklarım müstesna. Öyleyse
benden yiyecek isteyin ki size yiyecek vereyim. Ey kullarım ! Benim giydirdiklerim müstesna, sizlerin hepsi çıplaksının. Öyleyse benden giyecek isteyin ki sizi giydireyim. Ey kullarım ! Sizler gece gündüz günah işleyenlersiniz. Ben ise bütün günahları mağfiret edenim. Öyleyse benden mağfiret dileyin ki sizin günahlarınızı bağışlayayım. Ey kullarım ! Sizler asla bana zarar verecek dereceye ulaşamıyacak ve bana zarar veremeyeceksiniz. Ve keza sizler asla bana fayda verecek dereceye ulaşamıyacak ve bana asla fayda veremeyeceksiniz. Ey kullarım ! Sizin öncekileriniz, sonrakileriniz, insiniz, cinniniz, içinizden en temiz kalpli bir adam gidişinde olsa, o benim mülkümde bir şey artırmaz. Ey kullarım ! Sizin öncekileriniz, sonrakileriniz, insiniz, cinniniz, içinizden en kötü kalpli bir adam gidişinde olsa, o benim mülkümde bir şey eksiltmez. Ey kullarım ! Sizin öncekileriniz, sonrakileriniz, insiniz, cinniniz, hepiniz bir yere toplanıp benden isteseler ve bende onların istediklerini versem, bu benim mülkümde hiçbir şeyi eksiltmez. Bunların hepsi benim mülkümden ancak, bir dikiş iğnesinin denize bir kere batırılıp ta çıkarıldığında o denizden eksilttiği su kadardır. Ey kullarım ! Sadece sizin güzel amellerinizdir ki ben onları sizin için sayar ve saklayıp muhafaza ederim. Sonra da onları size tastamam veririm. Onun içindir ki, her kim hayır bulursa o kimse Allah’a hamdetsin. Bundan başkasını bulan da, kendi nefsini kınasın. }
MÜSLİM : 8.C.2577.N

NASUH TÖVBESİ NEDİR?
Yapılan hatalardan vazgeçmektir. Bir daha günah işlememeye azm etmek, murâd etmek ve gayret etmek demektir. "Nasuh tevbesi" halisen Allah (cc) için, şaibelerden (hata) temiz olarak yapılan tevbe demektir. Nasuh, nasihat kökünden türemedir. Günahtan kalbi bir karartı bırakmayacak şekilde temizleme, hem de günahın kalpte açtığı yarayı tedavi etme, iman ve amelde meydana getirdiği açığı kapama demektir. Nasuh tevbesi bir daha günaha dönmemek üzere yapılan tevbedir Bir kimse bir günahı yapıp, sonra onu gözünün önüne getirip, ölünceye kadar “Ben Rabbimin emrine niçin karşı geldim, niçin bu günâhı işledim?” diye pişman olup, bir daha öyle bir günaha dönmemesidir. İşte bu tevbe-i nasuh yani bir daha günaha dönmemek üzere yapılan tevbedir. (Ahmed bin Asım Antâkî)
Tevbe için sadece dil ile istiğfarda bulunmak yeterli değildir. Niyeti ve amelleri de dilini doğrulamalıdır. Tevbenin en makbul olanı, günahtan kesin dönüş yapılarak, Allah'tan (cc) bağışlanma istenmesidir. Buna "Nasuh tevbesi" denir. (İslam Fıkıh Ansiklopedisi) Peygamber Efendimiz’in (asm) tevbe-i nasuh tarifi: Peygamber Efendimiz (asm), tevbeden bahsedince, Nasuh tevbesinin ne olduğunu soran Hz. Muaz bin Cebel’e (ra) buyurdu ki: “Tevbe-i Nasuh, işlenen günahtan pişman olmak, Allah-ü Teâlâ’dan mağfiret
dilemek, bir daha öyle bir günah işlememek demektir.” (Beyhakî)
Hasan Basrî Hazretlerinin (ra) tevbe-i nasuh tarifi
Hasan-i Basrî’ye (ra), nasuh tevbesinin ne olduğu sorulunca, şöyle cevap vermiştir:
• Kalp ile pişman olmak,
• Dil ile istiğfar edip Allah’tan (cc) affını istemek,
• Azalarla günahları terk etmek,
• İçten bir daha günaha dönmemeye karar vermektir.

Nasuh tevbesi nasıl yapılmalıdır?
Tevbe-i Nasuh şu dört şeyin birleşmesiyle olur:
• Lisan (dil) ile istiğfar,
• Günahı işleyen aza ile günahı terk etmek, pişman olmak,
• Bu günahı bir daha işlemeyeceğine kat’i olarak karar vermek,
• İnsanı günah işlemeye sevk eden kötü arkadaşlardan uzaklaşmaktır.
Tevbe-i Nasuh yapan kişi “altlarından ırmaklar akan cennete” girer
“Ey iman edenler! (Samimi bir tevbe olan) Tevbe-i Nasuh ile Allah’a tevbe edin! Olur ki Rabbiniz, sizin kötülüklerinizi örter ve Allah, peygamberi ve onunla beraber iman edenleri utandırmayacağı bir günde, sizi altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar! Onların nuru önlerinde ve sağlarında koşar (da): “Rabbimiz! Nurumuzu bize tamamla ve bize mağfiret eyle! Şüphesiz ki sen, her şeye hakkıyla gücü yetensin!” derler.” (Tahrim, 8)

NASUH-İ SAYIK (Nasuh Tövbesi)
Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahiym
Günahları örten ve mağfiret eden, dilediğini günah işlemekten alıkoyan Allah’ım! Senin cezanı ve azabını hakedecek günahlar işledim. EL GAFUR!(kullarının günahlarını bağışlayan) isminin hürmetine işlediğim günahların affı ve tövbesi için huzuruna pişmanlıkla tövbe ve secde etmeye geldim. Allah’ım! Affedilmeme izin ver, eğer sen affetmezsen dünyam ve ahretim helak olur. Bu yaşıma kadar geride bırakmış olduğum zaman, dünya ve ahretime faydası olmayan derin bir uyku ve gaflet içinde geçti. Allah’ım bu ne kötü bir yol, bu ne kötü bir uyku. Senin emirlerinden, sözünden, kitabından, dininden ve peygamberlerinden ve sana kul olmaktan yüz çevirip, dünyanın derdine, verdiklerine, eğlencesine düşüp, hayaline ve görüntüsüne dalıp, ahretimi unuttuğum için büyük bir helak ve yıkım içerisindeyim. Ben ki günahkar bedeni cehennem ateşinde yanmayı hak etmiş olan, aciz ve güçsüz kulun senin isimlerine sığınır ve affedilmeyi beklerim. Affetmeyi, mağfireti ve hidayetini dilediği kuluna veren ve onu nankörlüğü ile cehenneme gitmekten kurtaran, günahlarının affı ve tövbesi için vakit veren Allah’ım! Güzel isimlerine, tek ve bir olan, eşi benzeri olmayan, bütün kainatta Esma-ül Hüsna’nın İsimleriyle kendini tanıttıran, varlığının yüce şanına sığınır ve senden başka kurtarıcım olmadığına şehadet ederim.. EŞHEDÜENLAİLAHEİLLALAH ve yine şehadet ederim ki Muhammed aleyhissalatu vessalam senin kulun ve Rasulündür.. VE EŞHEDÜ ENNE MUHAMMEDEN ABDEHÜ VE RASULEHÜ.. Allah’ım sana tam bir hidayet ile razı olduğun bir kul olmayı bana, aileme ve tüm Ümmet-i Muhammed’e nasip eyle ve bizleri iman üzerine yaşat ve öylece huzuruna al.

YÂ RAHMAN! Dilimle, nefsimle, bedenimle ve azalarımla işlediğim bütün günahlarımın affı için senin bağışlayıcılığına ve büyüklüğüne niyaz ederim.. Allah’ım kullarından gıybet ettiğim, iftirada bulunduğum, alay ettiğim, hor gördüğüm, kınadığım, küçümsediğim insanlara dilimle yaptığım bütün zulümlerden ve kötü sözlerden YÂ GAFFAR! (çok affeden) isminle tövbe ettim.. tövbe ettim.. tövbe ettim.. Estağfirullah Yâ Gaffar! ( tövbe ettim..Estağfirullah Yâ Gaffar 100 tekrar)
Allah’ım soyumdan ölmüş ve sağlara, arkadaşlarıma, komşularıma, tanıdığım ve tanımadığım insanlara yaptığım gıybet, iftira, kınama su-i zan, haset, kibir, koğuculuk ve beddualardan YÂ TEVVAB! (bütün tevbeleri kabul eden) isminle tövbe ettim..tövbe ettim.. tövbe ettim.. Estağfirullah Yâ Gaffar! (tövbe ettim..Estağfirullah Yâ Gaffar 100 tekrar) Allah’ım! Anneme ve babama, verdiğin hayata, kadere, yaşama ve ölüme, sağlığıma ve hastalığıma, hayırlara ve şerlere, afiyete, nimetlere, yediklerime ve içtiklerime, giydiklerime isyan ettim. YÂ AFÜVY (kullarını çok çok affeden) isminle tövbe ettim..tövbe ettim.. tövbe ettim.. Estağfirullah Yâ Gaffar!( tövbe ettim..Estağfirullah Yâ Gaffar 100 Tekrar) Allah’ım! Bedenime ve yarattığın azalarıma şükürsüz davrandım isyan ettim.. Gözlerimle, kulaklarımla, ellerimle, ayaklarımla, dilimle, midemle ve bütün vücut azalarım ile günah işledim günahlarımdan tövbe ettim.. tövbe ettim.. tövbe ettim.. Estağfirullah Yâ Gaffar!(tövbe ettim..Estağfirullah Yâ Gaffar 100 tekrar) GÖZLERİMLE; Haram olana baktım, kınadım, hor gördüm YÂ BASİR!(her şeyi bütün incelikleriyle gören) isminle tövbe ettim..( tövbe ettim.. Estağfirullah Yâ Gaffar 33 tekrar) KULAKLARIMLA; Gıybet ve dedikodu dinledim, kötü ve yasak olanı işittim YÂ SEMİ! (gizli açık her sesi işiten) isminle tövbe ettim..
(Estağfirullah Yâ Gaffar 33 tekrar) ELLERİMLE; Hakkım olmayana el uzattım, insanlara zulüm yaptım (vurdum ve dövdüm) YÂ BATIN! (her şeyin iç yüzünden haberdar olan) isminle tövbe ettim.. (tövbe ettim.. Estağfirullah Yâ Gaffar 33 Tekrar) MİDEMLE ; Helal olmayan şeyleri yedim. (Faiz yedim ve yedirdim) YÂ ALİM! (her şeyi hakkıyla bilen) isminle tövbe ettim.. (tövbe ettim..Estağfirullah Yâ Gaffar 33 tekrar) DİLİMLE; Yalan söyledim, kınadım, horladım, aşağıladım, alay ettim, Gıybet ve dedikodu yaptım, iftira attım, insanların kalplerini kırdım, anneme ve babama karşı geldim asi oldum, ölmek istedim, yaşamaya ve var olmaya isyan ettim, lanet okudum. YÂ AZİM! (kendisine büyük ümitler beslenen) isminle tövbe ettim.. tövbe ettim.. tövbe ettim.. Estağfirullah Yâ Gaffar!
(Estağfirullah Yâ Gaffar 100 Tekrar)
KALP ve RUHUMLA BESLEDİĞİM; Kibir, adavet, öfke, kin, nefret, ucûb, hırs, aç gözlülük, kendimi beğenme ve başkalarından üstün görme, haset, iki yüzlülük, isyan, büyüklük, fesatçılık, fitnecilik, riyakarlık, hıyanet, sevgisizlik, merhametsizlik, cimrilik, kıskançlık günahlarımdan YÂ KUDDÜS! (bütün mahlukatı maddi manevi kirden arındıran) isminle tövbe ettim.. tövbe ettim..tövbe ettim.. Estağfirullah Yâ Gaffar! (tövbe ettim..Estağfirullah Yâ Gaffar 100 tekrar) BEDENİMLE ve AZALARIMLA; İşlediğim zina günahlarımdan YÂ TEVVAB! (bütün tevbeleri kabul eden) isminle tövbe ettim..tövbe ettim..tövbe ettim.. Estağfirullah Yâ Gaffar! (Estağfirullah Yâ Gaffar 100 Tekrar) Beni yoktan var eden YA MUBDİ! (varlıkları örneksiz ve yoktan yaratan) Beni bu dünyada yalnız bırakmadın. Benim dünyaya gelmeme vesile olan annem ve babam için sana sonsuz kere şükrediyorum. Tövbeleri kabul edip günahları bağışlayan Allah’ım! Anneme ve babama okuduğum bütün beddualarımdan, lanetlemelerimden, kötü sözlerimden ve onlara asi olmaktan YÂ HAYY! İsminle tövbe ettim.. tövbe ettim.. tövbe ettim.. Estağfirullah Yâ Gaffar! Allah’ım ben onlardan razıyım sende onlardan razı ol.. Anneme ve babama okuduğum dil lanetinden bana ve aileme musallat olan şeytanlardan beni arındır YA KAHHAR! (her şeye galip gelen ve bütün düşmanlarını kahreden) Affı çok günahları mağfiret eden YA HALİM! (yarattıklarına son derece yumuşak muamele eden) bu günahlarımdan beni helak etme senden affını dileniyorum. Günahlarımızın affı için biz kullarına yol göster senin affına, rızana, kudretine, şefkatine ve merhametine muhtacız.. Anneme, babama, kardeşlerime, soyumdan ölmüşlere ve sağlara, komşularıma, arkadaşlarıma, Müslüman din kardeşlerime dilimle okuduğum bütün lanetlemelerimden, sitemlerimden, küfür ve kötü sözlerimden tövbe ettim.. tövbe ettim..tövbe ettim.. Estağfirullah Yâ Gaffar! Bu günahı işleyen bütün ölmüş ve sağ akrabalarımın ve atalarımın adına da ben sana tövbe ettim.. tövbe ettim.. tövbe ettim Estağfirullah Yâ Gaffar!( tövbe ettim..

Estağfirullah Yâ Gaffar 100 Tekrar)
Allah’ım! Evlatlarıma okuduğum ve okuyacağım bütün beddualarımdan ve lanetlemelerimden tövbe ediyor ve senin affına sığınıyorum. Evlatlarıma doğumlarından ölümlerine kadar okuduğum ve okuyacağım bütün beddualarımdan ve lanetlemelerimden tövbe ettim.. tövbe ettim.. tövbe ettim..
Estağfirullah Yâ Gaffar! (tövbe ettim..Estağfirullah Yâ Gaffar 100 Tekrar)
Allah’ım geçmişte ve gelecekte, dünya ve ahirette onlar üzerindeki bütün (analık ve babalık) haklarımı onlara helal ettim.. helal ettim.. helal ettim.. şahid ol Ya Rabbi.. Estağfirullah Ya Gaffar! Allah’ım dil ile lanetlemekten ve lanetlenmekten gelen şeytanlardan beni ve evlatlarımı arındır YA VEDÜD! (itaatkar kullarını çok seven) Yarattığın zerreler adedince tövbe ettim.. tövbe ettim.. tövbe ettim.. Estağfirullah Yâ Gaffar! (tövbe ettim..Estağfirullah Yâ Gaffar 100 Tekrar) Allah’ım dünya ve ahirette ben evlatlarımdan razıyım sende onlardan razı ol. Şahid ol Ya Rabbi..
Ben gaflet uykusu içinde günahkar oldum ve boğuldum. “EL-AMAN, EL-AMAN! YÂRAHMÂN! YÂ HANNÂN! YÂ-MENNÂN! YÂ DEYYÂN!
Beni çirkin günahlarımın arkadaşlıklarından kurtar! (Mesnevi-i Nuriye/Zühre 142 Risale-i Nur)
Doğrusunu sen bana öğret, bana ve Ümmet-i Muhammed’e hidayet et. Allah’ım dil lanetini benim, soyumdan ölmüş ve sağların üzerinden kaldırman ümidiyle affına ve YÂ HAKEM! (hükmeden hakkı yerine getiren) isminle yalvarıyorum. YÂ HASİP (kullarının bütün fiillerinin hesabını gören) beni kötü sözlere, bedduaya, lanet okumaya düşüren bütün kötü davranışlarımı ve hallerimi dilimden, kalbimden, ruhumdan, evimden ve bütün Ümmet-i Muhammed’in üzerinden kaldırman için YÂ MUCİB! İsminle tövbelerimin ve dualarımın cevaplarını senden niyaz ediyorum ve senden merhamet dileniyorum..
YÂ VELİY! (müminlerin dostu) dilimi kötü sözlerden küfürden ve sana şirk koşmaktan koru. Allah’ım bana aileme ve bütün mümin kardeşlerime dua etmeyi, tövbe etmeyi ve güzel konuşmayı öğret. Kötü sözleri, bedduayı ve dil belasını bizlerden defet. Bizlere hayır, kuran, sünnet ve iman üzerine konuşmayı öğret YÂ TEVVAB! YA SETTAR BİRAHMETİKE YA ERHAMERRAHİMİYN..
Ey Rabbim! Şeytan’ın vesveselerinden sana sığınıyorum.(Mü’minün Süresi-97)
Ey Hayy ve Kayyum olan!
Hayy ve Kayyum dan olan isimlerinin hürmetine, bu perişan kalbe bir hayat ver, bu müşevveş akla doğru yolu göster.(Âmin)-(Sözler/On Yedinci Söz/207)

YÂ RAB! Pişmanım, utanıyorum, sayısız günahlarımdan ar ediyorum, zelilim. İstikrarsız yaşamaktan göz yaşı döküyorum. Garibim, kimsesizim, yalnızım, zayıfım, güçsüzüm, hastayım, acizim, (yaşlıyım) ihtiyarsızım “El amân” diyorum, af diliyorum, dergahından yardım istiyorum Ey Allah’ım! (Sözler/On Sekizinci Söz/213) Ey Rabbim! Şeytan’ın vesveselerinden sana sığınıyorum.(Mü’minün Süresi-97)
Ve Rabbim, (şeytanların) benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.
(MU'MİNÛN-98)
*Allah’ım bana verdiğin bütün mal-mülk ve nimetlerin, şükrünü hakkıyla yerine getirmeyip, bütün mülkün sahipliğini kendimde bilmekten tövbe ettim.. tövbe ettim.. tövbe ettim Estağfirullah Yâ Gaffar!( tövbe ettim..Estağfirullah Yâ Gaffar 33 tekrar) *Allah’ım yaptığım ibadetleri ve iyilikleri beğenmekten, ucûb yapmaktan, tam bir ihlas ile senin rızan için değil, kendi nefsim için yaparak başkalarına beğendirip riyaya düşmekten tövbe ettim.. tövbe ettim.. tövbe ettim Estağfirullah Yâ Gaffar! ( tövbe ettim..Estağfirullah Yâ Gaffar 33 tekrar) *Allah’ım başkalarının mallarını, eşyalarını, giyisilerini hayatlarını kıskanmaktan ve kibir yapmaktan, verdiklerine kanaat etmeyip aç gözlülük yapmaktan tövbe ettim.. tövbe ettim.. tövbe ettim Estağfirullah Yâ Gaffar! (Estağfirullah Yâ Gaffar 33 tekrar) *Allah’ım mazluma ve günahsıza, dilim ve ellerimle eziyet etmekten, haklarını yemekten, fakir doyurmamaktan senin mülkün olan malımla kimseye yardım etmemekten, zekatı terk etmekten ve cömert olmayıp, cimri olmaktan tövbe ettim.. tövbe ettim.. tövbe ettim Estağfirullah Yâ Gaffar! (Estağfirullah Yâ Gaffar 33 tekrar) *Allah’ım kendimi başkalarından üstün ve yüksek görmekten tövbe ettim.. tövbe ettim.. tövbe ettim Estağfirullah Yâ Gaffar!( tövbe ettim..Estağfirullah Yâ Gaffar 33 tekrar) *Allah’ım insanların bilmediğim, görmediğim ve duymadığım sözleri ve fiilleri hakkında doğrudur veya yanlıştır deyip iftira ve suizan’a düşmekten ve insanları düşürmekten tövbe ettim.. tövbe ettim.. tövbe ettim Estağfirullah Yâ Gaffar!( tövbe ettim.. Estağfirullah Yâ Gaffar 33 tekrar) *Allah’ım benim ve zürriyetimden kullarına yapmış olduğumuz kınama, horlama, küçümseme, aşağılama, günahları ile yargılama, hata ve davranışlarımız için sana
tövbe ettim. Allah’ım günahını aldığım insanlar adına da ben sana tövbe ettim. tövbe ettim.. tövbe ettim.. tövbe ettim Estağfirullah Yâ Gaffar!( tövbe ettim..Estağfirullah Yâ Gaffar 33 tekrar)
Ey Allah'ım, nefsim (senin) irade tufanının denizlerinde yüzen bir gemidir, orada senden Sana sığınmaktan başka çare yoktur. Ey Allah'ım bu nefis gemisinin akıp gitmesini ve limana yanaşmasını senin adın ile yap. Muhakkak Rabbim günahları çok bağışlayıcıdır. Ahirette sadece müminlere rahmet
edendir. Ey Allah'ım, beni seninle meşgul et, senden uzaklaştıracak şeylerden uzaklaştır; ta ki bilmediğim şeyleri senden istemeyeyim. Ey Allah'ım beni (senden) başka şeylerden koru. Ey Allah'ım, beni kederlerden arındır. Beni seçkin kullarını koruduğun şeyle koru; ta ki (senden başka) bir şeyle huzur bulmayayım. Ey Allah'ım, beni mağaradakinin ikincisi olarak andığınla beraber an. Ey Allah'ım, beni yetenekleri ve basiretleriyle gelen nurları görenlerden eyle. Üzerime Muhammed'in aleyhissalatuvessalam inayet ve sıddıklık sevgisi denizlerinden dök. Ben de onunla, şiddetli karanlıktan nurların kaynağına gireyim, beni (benliğimi alarak seninle) cem eyle (artık senden başkasını değil sadece seni düşüneyim). Beni gizli sırrın ile açığa çıkan gerçekler arasına koy, ruhumdan felekleri yönetim gizemlerini kaldır da bana eşyanın hakikatini göster. Her feleği yönettiğin sırrı görmeyi bana nasip eyle, harf ile isim arasında bulunan dengenin sırrını göster ki, bugün mülk kimindir, kahredici Allah'ın hakikatiyle kuşatılmadan kıyametten önce bana hakikatleri kavramayı nasip eyle. Ey Allah'ım, hiçbir murada ve makama aldırmadan bu makama yükselene salât eyle, onun ailesine ve sahabesine de salat eyle. Ey Allah'ım, ey hayatı ezeli ve ebedi olan, ey bütün mevcudat kendisiyle kaim olan, ey celal ve ikram sahibi! Senden her saat, her lahza gökler ve yer ehlinin senin ilmin dahilinde olmuş ve olacak tüm varlıkların her göz açıp kapamasında, bizim için (bütün güzellikleri) vermeni istiyorum. Ey Allah'ım, efendimiz Muhammed'e (a.s.v.) onun ailesine, ashabına, peygamber kardeşlerine bin kere bin salât eyle, sonsuz bitmeyen ebedi bütün salâtları eyle, zatının yarattıklarına üstünlüğü gibi salât edenlerin salâtlarına üstün olan bütün salâtlar ile salât eyle. Ey merhametlilerin en merhametlisi. Allahın adıyla. Kâf hâ ayn sâd korundum, kendime yeterli kılındım. “Allah onlara karşı seni koruyacaktır." (Bakara 137)
Allahın adıyla. Hâ mim ayn sin gâf himaye edildim, (günahtan sakınmaya) kuvvet ve (ibadet etmeye) kudret ancak pek yüce ve pek büyük Allah'ın yardımıyladır. Allah'ın adıyla. O hiçbir şeye muhtaç olmayandır, zenginleştirildim. "Gaybın anahtarları yalnızca O'nun katındadır. Onları ancak O bilir." Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta (Allah'ın bilgisi dahilinde Levhi Mahfuz'da) olmasın." (En'am 59) Her şeyi bilen Allah'ın adıyla öğretildim. “Allah bilir, siz bilemezsiniz.” (Nahl 74) Kuvvetli Allah'ın adıyla güçlendirildim “Allah, inkar edenleri hiçbir hayra ulaşmaksızın kin ve öfkeleriyle geri çevirdi. Allah, savaşta müminlere kâfi geldi. Allah kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir. ” (Ahzab 25)
Ey Allah'ım, üstümüze döşenmiş olan gök sergisini, bineğiyle delip geçen efendimiz Muhammed'e, onun ailesine ve sahabesine salât ve selam eyle. İşlerimde ve Müslümanların işlerinde lütfunu gönder, ey âlemlerin Rabbi. Ey yedi semâların ve yüce arşın sahibi olan Rabbim! Beni Cinlerin, insanların ve tâbi'lerinin, onlardan herhangi birinin bana taşkınlık etmesinin şerrinden beni muhafaza buyur. Senin muhafazan ne büyüktür! Senan yücedir, Senden başka da ilâh yoktur. En hayırlı koruyucu da Allah'tır. Ve O, merhamet edenlerin en merhametlisidir. (Yûsuf-64)
Ve onu, her inatçı ve âsi Şeytandan koruduk.(SÂFFÂT-7) “Ve hıfzan min kulli şeytânın mârid” Ve Biz, onu taşlanmış (kovulmuş) şeytan(lar)ın hepsinden muhafaza ettik. (HİCR-17) “Ve hafıznâhâ min kulli şeytânin recîm”

Hiçbir kimse yoktur ki onun bir gözetip koruyan memuru bulunmasın. (TÂRIK-4) “İn kullu nefsin lemmâ aleyhâ hâfız” Şeytanlardan da onun için dalgıçlık yapan ve daha başka işler için çalışanları emrine vermiştik ve onların hepsini zapteden Bizdik. (ENBİYÂ-82) “Ve mineş şeyâtîni men yegûsûne lehu ve ya’melûne amelen dûne zâlike, ve kunnâ lehum hâfızîn.” Halbuki İblisin onlar üzerinde, hiçbir zorlayıcı gücü yoktu. Zaten İblise inananları baştan çıkarma izni vermişsek, ahiretin varlığına gerçekten inananları, ona şüphe ile bakanlardan, kesin bir şekilde ayırt etmek için vermişizdir. Çünkü Rabbin, herşeyi görüp gözetendir. (SEBE-21) “Ve mâ kâne lehu aleyhim min sultânin illâ li na’leme men yû’minu bil âhireti mimmen huve minhâ fî şekkin, ve rabbuke alâ kulli şeyin hafîz” Ve onlar, O'ndan (Allah'tan) başka dostlar edindiler. Allah, onların üzerine Hafîz'dir (yaptıklarını hayat filmlerinde muhafaza eder). Ve sen, onlara vekil değilsin.( ŞÛRÂ6) “Vellezînettehazû min dûnihî evliyâllâhu hafîzun aleyhim ve mâ ente aleyhim bi vekîl” Allah’ım tövbeye yöneldim, bağışlayıcılığın ve merhametinin affına sığındım. Allah’ım bu aciz kulunun tövbelerini kabul eyle, doğru yolu bulanlardan ve huzuruna imanla gelenlerden eyle. Günahlarımın pişmanlığı ile beni huzurunda utandırma Allah’ım. Günahkar olarak yüz çevirmekten ve gaflete düşmekten sana sığınırım. Allah’ım beni bulunduğum bu fena halden kurtar ve bulunduğum bu yanlış halimi düzeltmem için bana yol göster. Beni lanetlenmekten, kıyamette hüsrana düşmekten ve beni bu dünyevi işlerin karanlığından çıkar ve hidayete erenlerden eyle. Allah’ım bana arınmanın ve temizlenmenin yollarını öğret beni kurtaracak olan yalnızca sensin.. YA SETTAR BİRAHMETİKE YA ERHAMERRAHİMİYN.. “Ey Rabbimiz, bize dünyada iyi hal ver ve ahrette merhamet ihsan et; ve bizi cehennem azabından koru” (BAKARA-201)
“Ey Rabbimiz! Bizi sana teslim olanlar kıl; neslimizden de sana teslim olan bir ümmet yetiştir. Bize ibadet yerlerimizi göster. Tövbemizi kabul et; çünkü sen tövbeleri ziyadesiyle kabul edensin ve çok merhametlisin.” (BAKARA-128)
“Rabbimiz, biz inandık, günahlarımızı bağışla ve bizi cehennem azabından koru”
(ÂLİ İMRÂN-16)
“Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sağlam tut ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!” (ÂLİ İMRÂN-147)
“Ey Rabbimiz! üzerimize sabır yağdır ve bizi müslüman olarak öldür.” (A'RÂF-126)
“Ey Rabbim! Ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve esirgemezsen, ben ziyana uğrayanlardan olurum!” (HÛD47)
“Rabbimiz, muhakkak ki Sen, bizim gizlediğimiz şeyi de gizlemediğimiz (alenî olan) şeyi de bilirsin. Yeryüzünde ve sema(lar)da hiçbir şey, Allah'a gizli değildir”.
(İBRÂHÎM-38)
“Rabbim! Beni, namazı hakkıyla edâ eden bir kimse eyle; zürriyetimden de (böyle
kimseler yarat)! Rabbimiz! Duâmı kabûl buyur!” (İBRÂHÎM-40)
“Rabbimiz, hesap yapıldığı (görüldüğü) gün beni, annemi, babamı ve mü'minleri
mağfiret et (günahlarımızı affet)” (İBRÂHÎM-41)
“Rabbim! Gireceğim yere dürüstlükle girmemi sağla; çıkacağım yerden de dürüstlükle çıkmamı sağla. Bana tarafından, hakkıyla yardım edici bir kuvvet ver.”( İSRÂ-80)
“Rabbimiz bize merhametini yağdır ve bu durumdan bize bir kurtuluş yolu göster”
(KEHF-10)
“Ey Rabbim! Göğsüme genişlik ver.”( TÂHÂ-25)
Kâle rabbişrah lî sadrî. “Rabbim, beni tek başıma bırakma ve Sen, varislerin en hayırlısısın.” (ENBİYÂ-89)
Ey Rabbim! Şeytan’ın vesveselerinden sana sığınıyorum.(Mü’minün Süresi-97)
Ve Rabbim, (şeytanların) benim yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.
(MU'MİNÛN-98)
Ey Rabbimiz! İman ettik, bizi bağışla ve bize merhamet et, sen merhamet edenlerin en hayırlısısın. (Mü’minun Sûresi – 109)
“Rabbimiz cehennem azabını bizden uzaklaştır. Muhakkak ki onun azabı daimî helâk
edicidir.”(FURKÂN-65)
“Gerçekten de o cehennem, ne kötü bir yer ve ne kötü bir duraktır.” (FURKÂN-66)
“Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takvâ sahiplerine önder kıl!” (FURKÂN-74)
“Rabbim bana hikmet bağışla ve beni salihlere dahil et.” (ŞUARÂ-83)
“Bana sonra gelecek nesiller içinde doğruluk ve iyilikle anılmayı nasip et”. (ŞUARÂ84)
“Ve beni, ni'metlendirilmiş cennetlerinin varislerinden kıl”. (ŞUARÂ-85)
“Rabbim! Doğrusu bana indireceğin her hayra (lütfuna) muhtacım.” (KASAS-24)
“Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma! Rabbimiz! Şüphesiz ki sen çok şefkatli, çok merhametlisin!” (HAŞR-10)
“Rabbimiz! Ancak sana dayandık, sana yöneldik. Dönüş de ancak sanadır.”
(MUMTEHİNE-4)
“Rabbimiz! Bizi, inkâr edenler için bir imtihan (vesîlesi) kılma! (Onları bize musallat etme!) Rabbimiz! Bize mağfiret eyle! Şübhesiz ki Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen) ve Hakîm(her işi hikmetli olan) ancak sensin!” (MUMTEHİNE-5)
“Rabbimiz, bizim nurumuzu tamamla ve bize mağfiret et (günahlarımızı sevaba çevir). Muhakkak ki Sen, herşeye kadirsin.” (TAHRÎM-8)
Allah’ım sana ortak koşmaktan, münafıklıktan, insanı küfre sürükleyen sözlerden tövbe ettim. İman eksikliğinden, Allah’ım seni zikretmeyi ve anmayı unutup terk etmekten tövbe ettim. Bedenen temiz olmayı bırakıp, pis ve kirli olmaktan ve öylece yaşamaktan tövbe ettim. Gusülsüz ve abdestsiz bulunmaktan ve öylece yiyip içip dolaşmakatan, ibadette bulunmaktan tövbe ettim. Helal nimetlerine şükretmeyip, haram yemekten, içmekten tövbe ettim. Abdest almamaktan tövbe ettim. Beş vakit farz olan namazlarımı bilerek terk etmekten, aileme ve etrafımdakilere namazı tavsiye etmemekten tövbe ettim. Senin rahmetinden ümidimi kesmekten tövbe ettim. Falcılık, sihir ve büyü yapan kahin ve medyumların sözlerine inanmaktan tövbe ettim. İnsanlar arasında, ailem, akrabalarım ve yakınlarımın arasında fesat karıştırmaktan ve her işin arasına uğursuzluk koymaktan ve uğursuz saymaktan tövbe ettim. Kötü ahlaklı, asi insanlarla arkadaşlık kurmaktan, onların kötü alışkanlıklarını beğenip, yapmaktan. Hakaret edilecek şeye hürmet etmekten. Yanlışa doğru demekten, kötüye iyi demekten, harama helal demekten tövbe ettim. Âhirete inanmamaktan dünyada iyi ve faydalı işler için çalışmayıp, kötü ve fena işleri sevmekten tövbe ettim. Harpte vatan ve din uğrunda çarpışmayıp düşmandan kaçmaktan tövbe ettim İnsan öldürmekten tövbe ettim. Anne ve babama karşı gelmekten, onlara ve akrabaya yardım etmemekten, akraba ziyaretini terk etmekten tövbe ettim. Faizle tefecilik yapmaktan tövbe ettim. İnsanlara iftira atmaktan tövbe ettim. Yetime kötü muamele edip, malını yemekten ve mirasta tam hakkını vermemekten
tövbe ettim. Zina yapmaktan, gayri meşru bir şekilde yabancı bir kadınla beraber olmaktan, bulunmaktan tövbe ettim. Cinsi sapıklıktan ve bu gibi kötü ahlaksızlıklardan sakınmamaktan tövbe ettim. Tam bir sadakat ve hulûsla işlenen günahlardan tevbe ve istiğfar etmemekten tövbe ettim. Ölümü hak bilmeyip, senin korkunu daima göz önünde ve hatırda tutmamaktan, unutmaktan tövbe ettim. Beni ve tüm insanları fenalığa sevk eden şeytana ve nefsime uymaktan tövbe ettim. Cahil kalmaktan, bilgisiz kalıp her sanat ve fende diğer milletlerden aşağı kalacak tembellikte olmaktan tövbe ettim. Doğruluktan ayrılıp, yanlışlarda ısrarda bulunmaktan tövbe ettim. Bütün varlığımla faziletli olmamaktan tövbe ettim. Zekat vermemekten tövbe ettim. Hac ibadetimi yerine getirmemekten tövbe ettim. Kalbimi kinden, hıyanetten, hasetten ve bütün günahlardan temizlememekten tövbe ettim. Hayatımı bile bile tehlikeye atmaktan, bedenime, ruhuma teşebbüslerde bulunup, intihara kalkışmaktan tövbe ettim. Allah’ım sana, peygamberime ve büyüklerime itâat etmemekten tövbe ettim. Farzları öğrenmemekten, öğretmemekten, Kur’ân-ı Kerim’İ okumamak ve Allah’ım senin buyruklarını yerine getirmemekten tövbe ettim. Hayırlı teşebbüsleri teşvik etmeyip, hayır işlemeyip, fena ve zararlı şeyleri insanlara bildirmeyip, sakındırmamaktan tövbe ettim. İbadetlerimi gösteriş için yapmaktan tövbe ettim. Allah’ım verdiğin nimetlere şükretmemekten tövbe ettim. Azamet ve gurur taslamaktan, mü’min kardeşlerimi küçümsemekten tövbe ettim. Sabırlı olmamaktan tövbe ettim. İş güç sahibi olmayıp, tembel ve miskin olmaktan tövbe ettim. Emanete hıyânet edip, her işte adil ve insaflı olmamaktan tövbe ettim.Tartıda ve ölçüde hile yapmaktan tövbe ettim. Nikahı haram olan ve müşrik kadınları nikahlamaktan tövbe ettim. Domuz eti ve murdar olan şeyleri yemekten tövbe ettim. içki içmekten tövbe ettim. Kumar oynamaktan,piyango bileti almaktan loto- at yarışı oynamaktan tövbe ettim. Fitneden, riyakarlıktan sakınmayıp, fena dedikodular yapmaktan tövbe ettim.
Komşu hakkını gözetmemekten tövbe ettim. İnsanlara eziyet etmekten tövbe ettim. Hayız ve nifasta olan eşime yaklaşmaktan tövbe ettim. Zulûm yapmaktan, evcil hayvanlara bakmayıp işkence yapmaktan tövbe ettim. Küçük günahları işlemekte ısrar etmekten tövbe ettim. İnsanların mallarına tecavüz edip, hırsızlık ve eşkıyalık gibi suçları işlemekten tövbe ettim. Benim, anne babamın ve zürriyetimden ölmüş ve sağ olanların adaklarını, sözlerini ve yeminlerini yerine getirmemekle işlediğim ve işledikleri günahlardan tevbe ettim. Verdiğim sözleri tutmayıp, ahdi bozmaktan tövbe ettim.  Yalan şahadette bulunmaktan tövbe ettim. İslam’a sonradan sokulan Bidatlara, Zulümlere, zalimlere, İslam düşmanlarına, dinsizlere ve dinsizliğe taraftar olmaktan tevbe ettim. (Tevbe ettim estağfirullah Ya Gaffar 100 tekrar)
Millet ve memleket menfaatlerini her şeyin altında tutup, yapıcı olmayıp, yıkıcı
olmaktan tövbe ettim.. VE 54 FARZIN TERKİ İLE İŞLEDİĞİM TÜM GÜNAHLARDAN
VE BU GÜNAHLARIN İŞLENMESİNE İMKANIM OLDUĞU HALDE ENGEL
OLMAMAKTAN, GÖZ YUMMAKTAN VE SESSİZ KALARAK ORTAK OLMAKTAN
TEVBE ETTİM ESTAĞFİRULLAH YA GAFFAR(tEstağfirullah Yâ Gaffar 33 tekrar)
Allah’ım kendim için yaptığım bu tövbelerimin affını, kullarından günahlarını aldığım kardeşlerim içinde yaptım.. Allah’ım bana zulüm yapan ve haklarımı alan kullarına da bütün haklarımı helal ettim.. helal ettim.. helal ettim.. Ya Settar Birahmetike Ya Erhamerrahimiyn Tevbe Ettim Estağfirullah Yâ Gaffar!
(Estağfirullah Yâ Gaffar 33 tekrar)
YA ALLAH, YA RAHMAN, YA RAHİYM, YA FERD YA HAY, YA KAYYUM, YA HAKEM, YA
ADL, YA KUDDÜS.. İSM-İ A’ZAM’IN HAKKINA, KUR’AN-I MU’CİZ-ÜL BEYAN’IN
HÜRMETİNE VE RESULU EKREM ALEYHİSSALATU VESSELAMIN ŞEREFİNE.. YAPMIŞ OLDUĞUMUZ TEVBEYİ HUZURU DERGAHINDA KABUL EYLE.. SANA YAPTIĞIMIZ DUALARIMIZIN ULAŞMASINA ENGEL OLAN GÜNAH VE HATALARIMIZDAN BİZLERİ ARINDIR.. SON ASRIN MÜCEDDİDİ BEDİÜZZAMAN VE NUR TALEBELERİNE BİZLERİ DE DAHİL EYLE.. ŞEYTANIN ÜMMET-İ MUHAMMED’E ALEYHİSSALATU VESSALAM KURDUĞU TÜM TUZAKLARINI, ALLAH’IM TUZAKLARIN İLE BERTARAF EYLE..
İNSANLARI HAYRA SEVKEDEN TÜM SAYİKLERİ VE SEVKETTİKLERİNİ ŞEYTANIN
VE NEFSİN TÜM HİLE VE TUZAKLARINDAN HIFZEYLE VE KUSURLARINI VE
GÜNAHLARINI AFFEYLE.. VE BU TEVBEYİ ŞERİFİ YAZANLARA, YAYANLARA VE YAYILMASINA SEBEP OLANLARA TEVBE EDENLER VE EDİLEN TEVBELER SAYISINCA AMEL
DEFTERLERİNE BİNLER SEVAP YAZDIRARAK RIZA-İ İLAHİNE KAVUŞMALARINA
VESİLE EYLE.. AMİN..AMİN..AMİN..

Kad efleha men zekkâhâ.
(ŞEMS-9) “Nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiştir.”
*******
*Bununla beraber, şüphe yok ki ben, tevbe eden, iman edip salih amel işleyen, sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için çok bağışlayıcıyım. ( Tâhâ/82)
* “Günaha devam edip, diliyle istiğfar eden, Rabbiyle alay etmiş sayılır.” [Beyheki]
Önemli Not:
Bu tövbe, Metafizik Uzmanı Erol TANGUT'un şeytan tarafından insanlara musallat olması için görevlendirilen cinnilerin insan bedeninde dile gelerek ettiği itiraflar çerçevesinde Sayın Erol Tangut'un tecrübeleri sonucunda ortaya çıkmış, bizzat tatbik edilmiş ve sonuç alınmış önemli bir tövbedir...

NASUH-İ SAYIK
(Nasuh Tövbesi)
METAFİZİK UZMANI
EROL TANGUT
EDİTÖR : KURSAD BERKKAN


İRTİBATLAR;
Metafizik Uzmanı Erol TANGUT:
facebook.com/parapisikolok
İrtibat : 0555 465 84 67
Tacuddin El-Bayburdi
http://gurabayolu.tr.gg/
Araştırmacı – Yazar / Kursad BERKKAN
kursadberkkan@gmail.com
facebook.com/kursadberkkan