Yeni

Külükoğlu Efsanesi

Elazığ'ın Karakoçan ilçesinin Pilavtepe Köyü'nde, Külükoğlu diye bilinen kişiyle ilgili bir efsânedir. Günün birinde köyde bir toplantı yapılır. Külükoğlu'nun toplantıda olmadığını gören köylüler, kendisini çağırmak amacıyla evine 2 kişi gönderirler. Külükoğlu'nu evinde bulamayan haberciler, onun dağdaki davar barınağına giderler. Daha içeri girmeden, HU çeken sesler duyarlar. Pencereden baktıklarında giysileri aynı, yüzleri aynı, başörtüleri aynı 30-40 kişi görürler. İçlerinden hangisinin Külükoğlu olduğunu anlamazlar. Ses çıkarmadan köye geri dönerler. Olayı köydekilere anlatırlar. Köylüler, inanmak için 4 kişi daha gönderirler. Onlar da gidip durumu aynı şekilde görüp dönerler.

Sabahleyin durumu Külükoğlu'ndan sorup öğrenmek isterler. Külükoğlu köye gelmeden oğlu Kel Mahmut, babasına kahvaltı hazırlar ve yola koyulur. Dağdaki barınağa yaklaştığında, karda babasının sopasıyla meşe ağaçlarına vurduğunu, vurdukça meşelerin göverip ve peşinden davarın bu meşeleri yediğini görür. Babası, geriye dönüp baktığında oğlunu görür. Der ki: "Oğlum! Sen, beni bilmeyerek mahcup ettin. Allah'tan dileğim 3 günde öleyim. Sen de 3 ay zarfında bilmediğin yere gidesin. Senede bir gelip türbemi ziyaret edesin." Deniliyor ki, Külükoğlu, 3 gün sonra ölür ve oğlu da 3 ay sonra Kiğı'nın Elmalı Köyü'ne gider. Halen Külükân (Pilavtepe) da Külükoğlu'nun akrabaları vardır. Külükoğlu'nun türbesi, Karakoçan'dan Çan'a giden yolun kenarındadır.
islam