Yeni

CİNLER-EGO-ENANİYET-BENLİK VE ŞEYTAN

İnsanoğlu cinleri tanıdığında, onların ne olduklarını bildiğinde cinlerin hiç de korkulacak varlıklar olmadığını görecektir. İnsanın cinlerden korunmasının tek yolu onların ne olduklarının bilinmesidir. Cinleri bilmek cinlerin tüm gücünü kırmaktadır. Çünkü insan onlara karşı ne yapacağını kesinlikle bilir.* Cinleri bilmek için temel gerçekleri bilmemiz gereklidir. Kısaca bunlara değineceğiz.; Cinlerin bilgesi İblis, Adem’i görünce doğru yoldan ayrıldı. Muhalif olmanın sonucudur batıla düşmek. Ruhu üflenmiş hareket eden iki ayaklı Adem’i görünce saptırmaya yöneldi.Allah bu canlıyı yarattığından ona sahip çıkmakyada elbette kadirdir. İnsan çaresiz, bilgisiz ve hiçbir şeydi. İblis ona kötülük edip, öldürtüp, yaşamlarını bozmaya başlayınca Allah cc kullarına sahip çıktı ve her an sahib çıkmaktadır. Çünkü iki ayaklı dik durabilen basit canlıyı Allah yaratmıştı.İblis, yaratma kudretine sahip bir İlahımız varken Allah’ın cc kararına neden muhalif olmuştu.İşte bu iblis’in içinde bulunduğu psikolojik durumunun, yaptıklarının ve kibrinin bir sonucuydu. Allah, yeryüzünü ve İblis’i yaratmıştı. İblis cinlerin bilgili ve kabiliyetlisi,güçlü olanı ve imansız olanlarıdır, İblis kötücülük gücüyle egemenlik kurmuştu. İblis’in maddeyi etkileme ve dünyayı yönetme kudreti vardı. Diyanet İşleri (eski) : (59-61) Allah şöyle buyurur: Ey suçlular! Bugün müminlerden ayrılın. Ey insanoğulları! Ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır, Bana kulluk edin, bu doğru yoldur, diye bildirmedim mi? batıl ile olsa da kendine taraftar buluyordu. İblis tehlikeli bir düşmandı. أَلَمْ أَعْهَدْ إِلَيْكُمْ يَا بَنِي آدَمَ أَن لَّا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ Kur'ân-ı Kerim » 36 / YÂSÎN - 60 E lem a’had ileykum yâ benî âdeme en lâ ta’budûş şeytân(şeytâne), innehu lekum aduvvun mubîn(mubinun). Ama onu yok eden basit şey doğruluk ve yalan söylemektir.Gerçekler İblis’e zarar veriyordu. Yanlış bir algı yarattı ve zanlarla insanın ayağını kaydırmaya çalıştı. İblis yalanlar ile ve geçici dünya hevesleriyle aldatıyordu. Yeryüzünde tüm yaşamları etkileyebiliyordu. Yöneticilere gidip güçlü olanları dünya ile aldatırdı. Savaşlar ve zulümler hiç eksik olmadı· İnsanoğlu düşmanını tanımaz ise çaresiz bir ava dönüşür. Düşmanınızı bilirseniz özelliklerini, silahlarını ve yöntemlerini bilirsiniz. Zaaflarını bilirsiniz. Düşmana karşı önlem alırsınız. İşte İblis ve cinleri kendisi hakkında bilgi edinilmesini ve fark edilmeyi hiç istemez. Kendini mümkün olduğunca gizler. Zaten insanların çoğu onu fark etmiyor. İnsan kendi kendini yargılıyor, suçluyor, günahkar hissediyor, güveni engelliyor sonunda pişman oluyor. "Vesverse yoluyla insanı azdıran şeytan aleyhilene insanın aklına bile gelmiyor" Cinler insanlar tarafından fark edilmeyi hiç istemez.Çünkü insanlar tarafından reddedileceğini bilir. Çünkü iblis batıl ve kötü yolu seçmiştir.· İblis’in hangi fikri adil, doğru ve iyidir ki. İblis bu üçten (doğruluk, adalet ve iyilikten) nefret eder. Barış ve birlik en nefret ettiği şeydir.İblis bir doğruya çok yalan katar, konuyu evirir çevirir başka bir alana yönlendirir. Birkaç sefer size yardımcı olur kendine güveni sağlattı mı sizi kullanır. Sizi kendine bağlar sonrada sizi mahvedene dek uğraşır. En sonunda sizi bir akıl karmaşasına sokar. Yüce mevlamız bu konuyu şöyle açıklar;..” Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu, yalnızca sizi çağırdım, siz de bana icabet ettiniz. Öyleyse beni kınamayın, siz kendinizi kınayın...” (İbrahim Suresi, 22) Günahı işletir, daha sonrada siz kendiniz yaptınız,içiniz kötüydü "SİZLERİN ŞERRİNDEN BEN ALLAHA SIĞINIRIM",deyip bizleri ümitsizliğe sevkeder. Bir de bakmışınız ki kendinizi suçluyorsunuz. Öyleki insanı intahara kadar gider sürükler .· *Bazı ilhamların kaynağı iblis iken bazı ilhamların kaynağı meleklerdir. İblis kötü sonuçlar için melekler iyi sonuçlar için ilham ederler. İnsan hangi yolu tuttuysa ona uyar.· *Cinler her insanı durumuna göre zorlar. Çok dindar inançlı insanda abdest almada zorluk ve namaz kılmakta zorluk verir. Bazı insanlarda iş yapmak dahi istemez. Kimilerine tembellik kimilerine rehavet verir. Korkmayın tüm bunların olması normaldir.Korkulacak olan bu vesveseyle Allah cc sığınmak ile şeytanla mücadele etmemesi o lain ne derse bu hain düşünceyi hayata geçirmesidir. Kısa ve öz olarak insana verdiği zarar şu başlıklar halinde sıralaya biliriz; Tembellik verir, kolay işi zor, zor işi kolay gösterir- Ağlama duygusu ve aşırı duygusallık verir- Korku duygusu verir (özellikle gelecek korkusu)- Yorgunluk, rehavet ve bıkkınlık verir- Bir işi hiç düşünmeden yaptırır, bazen de günlerce düşündürür- Güzel evleri, arabaları, zengin kişileri ilahlaştırır- Boş ve anlamsız işlerle zaman harcatır- Sürekli aynı konu üzerinde sohbet yapma zevki verir- Dedikodu ve insanları alay etme zevki verir- İsrafa teşvik eder- Bir iş yaparken detaylara boğar- Dikkatsizlik ve unutkanlık verir Cinler insan bedenine bağlı ve sona kadar mühlet verilen bir varlıktır. Bizimle ölene dek uğraşırlar. Peygamber kıvamına da gelseniz mutlaka uğraşacak şeyleri vardır. Elbette bu adam öldürme ve zina gibi büyük günahlar olamasa da küçük nedenler bulabilirler. Cinler abdesti çabukça uygun olmayarak aldırabilir. Bazı uzuvları yıkamama veya bazı uzuvlarda temiz olmadığı hissi vererek tekrar tekrar yıkattırabilir. Namazda Allaha odaklanamama veya farkındalığın kaybolması, dikkat bozukluğu cinlerdendir."İnanan cinler" şiddeti ve kötülüğü tercih etmediğinden inançsız cinlerin egemenliği altında ezilmişlerdir. İnançsız cinlerin babası iblistir. İnançsız cinler cinlerin yüzde doksanbirini oluştururlar.inanan cinler çok azdır. Cinlerde inanan ile inanmayanı ayıran tek özellik insana düşman olup olmamasından anlaşılır. İnsanı seven cinler çok azdır ve bunlar inanan kesimi oluştururlar. İblisin tayfası kötülük ve şiddet üzerinden dünyadaki her şeye sahip olduklarından ve azgınlıklarından dolayı egemen olmuşlardır. İnsan üzerinden beslenenler kötülüğü yol edinmiştir.· Cinlerin yaptığı en kötü olanı kendisinin siz olduğuna ikna etmektir. Ben der ve insan adına konuşur. Bu musallata uğrayan insan için çok zor ve tehl,ikeli olanıdır,tedaviside zordur. Düşüncelerini sizin düşünceleriniz gibi konuşuyor. Bunlar daha çok hislerden oluşuyor. İnsanı yönlendirir ve yönetmek ister.Dışardan bakan insan konuşur zannına kapılır fakat aslında kafir cin insanı ele geçirmiş insanı istediği gibi yönlendirmeye başlamıştır, Kontrollü olmalısınız. Bazı yöntem ve kurallar ile kendimi kontrol edeceğim ve her söylediğine uymayacağım. Düşüncelerimi kontrol edeceğim deyin.·Sık sık ayeti kerimeler okuyarak, şeytan aleyhilanenin gücünü ve etkisini kırmak için mücadele edin. Cinler insanın özgüveni ele geçirerek.Sizin yerinizi alması yaptığı en büyük düzmecesidir. Düşüncelerini sizin düşünceleriniz gibi gösteriyor. Duygular üretiyor ve gerçek duygularınız gibi hissettiriyor. Ruhunuz da kendinizin o olduğunu sanıyor. Bilakis hızlı kalp ritmiyle o korkuyu hissediyorsunuz. İnsanlar,Egolarına yani kendi şeytanına ve nevsine uyan insanlar yalan söylerler, hile yaparlar ve sınır tanımazlar. Çünkü şeytanın hedeflettiği dünya nimetlerini ve dünyayı seçmiştir. Bu nedenle cine uyarak her olumsuzluğu yapmaktadır. Bilirsiniz ki inanmak ve inanmamak dünya ve ahret seçiminizde yatar. Dünyayı seçmiş iseniz bu yaşamda isteklerinize ulaşmak için her şeyi yaparsınız. Bu durum şeytanınızla uymayı gerektirir. Ama ahreti seçmiş iseniz ahret için çalışırsınız bu da dünya nimetlerini elde etmek için kötülüklere bulaşmanızı engeller. Aslında bu durum şeytanınıza uymamayı sağlayacaktır.· İnsanlar Kendim dedikleri benlikleri şeytan ile ruhunu ayıramazlar. İnsanlar egoyu(şeytanı)(cinini) bilemezler, aradaki farkı göremezler. Mahkum olduklarını bilmezler, bu durumu asla anlayamazlar. Felsefedeki ego dini anlamda şeytandır. Ve kimse şeytanın zeki olduğunu anlamaz. Şeytanın geri planda büyük bir hedefi vardır. Küçük davranış ve seçimlerle sizi o büyük hedefe götürmeye çalışır. Amacı size kötülük etmektir. Sizin hayatınızın kötü bir sonuçla ve kaybeden olarak hayatınızı sonlandırmayı ister. Bu nedenle çalar, öldürür, zina eder vs tüm günahları işletebilir.· *İçinizdeki ses ve duygular size ne söylerse söylesin dış düşman diye bir şey yoktur. Düşman ve tehlike algısı cininizin yansıtmasıdır. Bu açıdan bakarsak dışarıdaki tüm düşmanları aslında kendimiz benlik ve nefis ön pilanda olmakla kendimiz yaparız. En büyük düşman algılamanız, cehaletiniz ve dini bilgi eksikliğidir bu da sizin şeytanınızdır.· *İnsanla beraber yaşayan cin(şeytan) aynı bedende birbirine girişiktir. Birlikte yaşarız, bize yakındır. Faydasından çok zararı vardır. Varlığı kaçınılmaz bir gereksinimdir.Allah cc ve doğruyu görmekte mutlak gerekliliktir. Şeytan ve nefisYanlışa sevk eder ki insan doğruları görüp tercih edebilsin. Rahmanın sevgisine mazhar olmak için İnananlar için şeytani cinler bulunmaz nimettir. · Cinlerden korunmak için en etkili yöntem çokça ayeti kerime okumak dua etmektir. Sadece dua okumanız korunma için yeterli olmamaktadır. Cinler madde olmadıklarından daha çok mana etkileri olduğundan etkilerinden kurtulmanın tek yöntemi dua etmek ve kuranın helalına haramına son derce bağlı kalmaktır. İkinci olarak cinlerin telkin ettikleri düşünce ve duygularla çarpışmaktır. Örneğin asansörde kalan bir insana hemen asansör düşerse, ölürsen, başına kötü bir şey gelecek gibi telkinlerde bulunur. Sakin olun bu düşüncelere prim vermeyin,unutma Allah cc izin vermezse kimse kimseye zarar veremez, bir şey olmaz, asansör güvenli, şimdi çalıştırırlar. Allah’a inanıyorum,kader bağlıyım ve ölümden korkmuyorum hayatta ölümde Allah cc den, gibi benzer söylemlerle cini etkisiz hale getirebilirsiniz. (iman etmiş bir müslüman olmak kaydı, başta ve şart olanıdır) Ardından Allah’ım sana sığınıyorum gibi,Şeytan aleyhi laneyi etkileyen ayeti kerimeleri okumak huzur içerikli birtakım dualar etmeniz de (bu konuda gerekli ayeti kerimeler sayfamın başındaki dua fihristinde bulabilirsiniz) bazen yeterli olabilmektedir. Sorunu kendiliğinizden aşmış olacaksınızdır. Her insanın bedene bağlı ve bedenle yaşayan kendi cini(şeytanı) vardır. Bu tür kriz ve tehlikeye yakın durumlarda korku, heyecan, panik gibi durumlara düşürürler. Bunlarla baş etmek inanca dayalı düşüncelerle olur. Bu tür kriz durumlarında cinin etkisinde kalan inancı zayıf korkan panikleyen ve sonunda mantıksız davranışlarla kötü sonuca gidenler Allah cc güvenmemenin verdiği etkiyle kaybederler. · Sadece dua etmek etkili olmayabilir, bu durumda ehli sünnet bir hoca efendiden yardım alınması zarurettir. Ayeti kerime ve Duaları destekleyici olumlu düşünceler de geliştirmeniz gerekmektedir. Şu kesindir ki olumsuz düşüncelerin hepsi şeytandan (cinlerdendir).Allaha cc olan imanınızla Olumsuz düşünceleri olumlu hale getirin. Bu düşüncelerin kaynağının cinden olduğunu bilmek sorunun büyük çoğunluğunu da çözmek demektir. Ayrıca dualarınızı kendi lisanınızla yapabilirsiniz, fakat Ayeti kerime ve okuyacağınız surelerinizi orjinal yazıyla okumak etkiyi çok daha artıracaktır . Yoksa etkisi zor olacaktır. Dualar sizde düşünsel olarak mana olarak iç aleminizde birtakım kuvvetleri görünmeyen bir siper veya koruyucu zırhta diye biliriz olacaktır. Bunlara Kur'an-ı kerime kaynaklı meleki kuvvetler diyebiliriz.Aslında bunlar şeytanın aksine olumlu düşünceler üretir ve stresi bertaraf eder. Bu nedenledir ki ‘Cinlerden insanların rabbine sığınıyorum.’ İçerikli nas suresi bize bir şeyler kazandıracaktır.· Cinlere(şeytani cinlere) karşı korunmak için Nas, Felak, Ayetel kürsi, Muavezeteyn gibi sureler okuruz. arapça dua ve sure okumak yapılan duanın etkisini artırır,dolayısıyla insanı etkileyen şeytanında helakine sebeb olur.Türkçe okumanız ise o hastaya gönderilen, ayeti kerimelerin lazer diye bileceğimiz nurani ışınları salgılaması şetana zarar manasında etkisi az olacaktır. Çünkü okuduklarınızı tyürkçe okunmasıyla anlamsal olarak mana bozulmakta veya tam olarak ayeti kerimelerin emirlerini yansıtamamaktadır.Şu da unutulmamalıdırki!kuranı kerimin emir ve yasaklarına uymadan yani hayatında yaşamayıp hissedemediğinizden duaların gücünü anlayamıyor ve dolayısıyla kur'anın şifa olan etkisinide çoğu zaman alamayıp,duamız ne den kabul olmuyor deyip için için üzülmekteyiz. Manası belli olmayan veya garip sözcükler ehli sünnet alimlerin kabul etmedikleri, ve sizlerin dua olarak okuduklarıda, şeytanı bertaraf etmiyor. Bu sureleri, Kur'anın, kendi lisanıyla okurken, birtakım Allah’a sığınma ve güvenme duaları da kendi lisanınızla edebilirsiniz. Şundan emin olunki(şübhe etmeyin)Sıkıntılarınızdan kurtulmak için yardım ve dualarınız mutlaka Allah cc kabul etmekte ve sizlere zarar veren (şeytan)cinlere zarar vermektedir. Yüce mevlamız buyuruyor; “Ve nünezzilü mine’l-Kur’âni mâ hüve şifâü’v-ve rahmetü’l-li’l-mü’minîn.” Meali: (Biz Kur’ân’da mü’minler için şifâ ve rahmet olan âyetleri indiriyoruz.” *Duaya yakın, cinlerden korunmak için başka yöntemler de vardır. Su veya toprak ile yıkanmanız evet şaşırmayın toprak ile yıkanıp toprağa yatmak ta bedendeki cini etkisini azaltmaktadır. · *Aşırı korku ve şiddetli öfke gibi durumlarda yapılması en çabuk ve etkili olanı neredeyse bedene tam hakimiyet kurmuş olan cinin etkisini zayıflatmak için;euzü okumak,kur'anı kerim okumak, abdest almak, oturmak veya sırt üstü yere yatmak, derin nefes alıp vermek cini beklemede bıraktığınız için gücünü zayıflatacaktır. Yoksa o sizi şiddete ve büyük hatalara götürecektir.Pek çok insan cinlerden korkar. Sanki karşısına birden çıkacak sanır. Zarar verecek sanır. Halbuki insan bu durumdan daha kötü durumları yaşamaktadırlar, günahlara düşüp türlü hatalar yapmaktadır ancak bunun da farkında değildirler. Cinler sizinle beraber yaşamaktadırlar ve Şeytani cinler düşüncelerinizdedir. Düşüncelerinizi dinleyin, kontrol edin olumsuzları ayırın ve reddedin. · *Cinler insanı korkutmaktan ve kafa bulandırıcı saçma fikirlerden ve insanı telaşe ve ümitsizliğe düşürmekten hoşlanırlar. Cinler Allah cc den korkandan ve cinlerden korkmayıb,cinleri yaratanına sığınmak ve dolayısıyla kendilerinden korkmayandan korkarlar. Cinlerin varlığına inanıyorsunuz da Allah’ın varlığına neden inanmıyorsunuz. Cinlerden korkuyorsunuz da Allah’tan neden korkmuyorsunuz. · *Bu dünyaya aldanmayan, ölümden korkmayan ve Allah’tan korkan bir insan cinlerin çekindiği ve korktuğu insan tipleridir. Bu tipleri çevremizde görmek zordur ama bazı yaşlı insanların Allaha cc sığınıb ölüm korkusunu yenerek bu tiplere uyduklarını söyleyebiliriz.· Cinler eşini kaybetmiş yalnız yaşayan yaşlı kadınları korkutmaktan zevk alır(erkeklerde çoğu zaman yanlızlıktan zarar görürler). Ama korkutmalarının hiçbirisi gerçek çıkmaz ve asılsızdır. Aslında birtakım telkinlerle insanı huzursuz ve rahatsız etmeyi amaçlamaktadır.· *Cinlerle mücadele daha çok mana aleminde yani iç alemimizde olmaktadır. Aslında davranışlarımızın da kökeni önce düşünsel faaliyetlerdir. Aslında iç alemimizi yönetme ve yönlendirme konusunda bizim hiçbir kudretimiz yoktur. Yani ruhumuz sadece verilenleri alır ve yaşar.Bizlerin ruhumuza rabbin emirlerini veremediğimizde ve Bu nedenle cinler bize söyledikleri şeyler ve hisler ile bizleri yönlendirmektedir. Biz bu duruma hiçbir müdahale edemeyiz. Veya cinleri yenme ve etkisiz kılma gibi kendi ruhumuzdan çıkan düşünceler yoktur. Böyle bir gücümüz yoktur. Ruh sadece olanları yaşar. Yani insan cinden gelenleri(vesveseleri) fark edip Allahtan cc yardım dileyince veya mevcut ortamdaki yanlışları fark edip Yaradanından özür dileyince şeytanın telkinlerini reddettiğinde yani beğenmediğinde otomatik olarak Allahın var olan kudret ve kuvvetleri devreye girmektedir. Yani o kirli ve olumsuz düşünceleri bertaraf eden meleksel yani rahmani kuvvetlerdir. Kendi ruhumuz cinleri yanlız başına alt edemez. Biz ancak şunu yaparız. Mevcut sorunu ve bizlerde olan olumsuzlukları(günahları) fark edip bu durumdan hoşlanmadığımızı bilmemiz ve bildirmemiz(tövbe etmemiz) yeterlidir. Bu durumda melekler devreye girer ve bu olumsuz duygularla çatışarak yok etmektedir. İnsanı boş bir odaya benzetin. Birisi odaya giriyor bir şeyler söylüyor. Siz seçim yapıyorsunuz. Diğeri giriyor başka bir şey söylüyor. Seçiminize göre giren kalmaya devam ediyor. Yani şeytanın telkinleri hoşunuza giden bir şey veya hedef ise ona uyarsınız. Ve o şeytan odada kalmaya devam eder. Siz şeytanın fikrini ve dünyalık amaçlarını reddederseniz bu sefer odaya başka biri olan bir melek girer. Ve olumlu düşünceler geliştirerek şeytanı odadan sürer. Yani gönderir.· Şeytaniyyet; olumsuz düşünce, yıkıcı etki, saldırgan, suçlayıcı, zarar veren, ayrıştıran, arzulara düşkün, dünya nimetlerine saplanmış. Yalancı, hilebaz, kirli planlar kuran, menfaatçi, cimri, aceleci, öfkeli ve azgındır. İblisin tahtı vardır. Bir hükümeti bakanlıkları, amirleri çalışanları ve işçileri vardır. Amaçları kötülüktür. Ademoğlunu yoldan saptırmak ve yok etmeyi amaçlamıştır. Hünerli olanlar ve kötülükte ileri gidenler kıdemlidir. Bunlara halk dilinde ‘ifrit’ denir. Bir insanın cini insanı yenemeyince durum merkeze bildirilir veya merkez durumu fark eder. Merkezden onbinlerce uzmandan bir uzman gelir. Ve beden cinine destek verir. İnsanı saptırmaya çalışır. · Cinler çok çeşitlidir. Dünya nimetlerinin ve zevklerinin sahipçisi cinler vardır. Mesela ‘kadın ve cinsellik cinleri’, ‘kazanç ve mal cinleri’, ‘yeme ve içme cinleri’ gibi sayabiliriz. Bu bakanlıkların liderleri direkt iblise bağlıdır. Erkek cinler dişilere, dişi cinler erkeklere gelir.Bazende erkeğe erkek olarak gelerek musalat olduğunu eş cinselliğe zorlar. Azdırır ve sapkın düşüncelere sokar.Bedeni cinsel yönden uyarır.Bedenin tüm faaliyetlerini etkileyebilirler. İşe telkinlerle başlar ve insanı dilediği noktaya getirir.· Şeytan kelimesi (Allah cc isyan eden emirlerine karşı gelen )iblis için kullanılmıştır. İblis (güçlü olanı,zalimidir)cinlerin büyük bir kısmının lideridir. Şeytan kelimesi sadece yoldan sapmış cini nitelemez. Aynı zamanda insanı da niteler. ‘biz insan ve cin şeytanlarını peygamberlere düşman yarattık.’ Ayetleri delil olmaktadır. Yani şeytan kelimesi Kuran’da kötü yolu tutmuş anlamı içeren geniş bir anlamdır. Kötü yolu tutmuş insanlar, cinler, hayvanlar da bu şeytani guruba girmektedir.· Cinlerin hepsine kötü diyemeyeceğimizden dolayı biz şeytani cinler dememiz daha doğru olur .Ancak Cinler insanları bazen rahmani olarak aldatıpta(Allah c dostları kılığın girerek,eyyübel ensari,abdul kadir geylani olduğu konusunda insana ruya veya uyanıkkkende telkin verebilirler), cinleri dost adlettiğinden cinlerin genel olarak bir araştırmamız hemen teslim olmamamız gerekmektedir. Nitekim büyücüler de bazı cinci hocalar da Müslüman olmayan münafık cinleri ayırd edemeyibte,rahmani cinlerden yardım aldıklarını söyleyerek şeytani cinlerle işbirliği yapmışlardır. Rahmani cinler insanlara genel manada yaklaşmazlar. Rahmani olan şöyle anlaşılır. kibir,benlik,enaniyet,kuranın emirlerineirasülüllah efendimizim sünnetlerine ters telkinlerinden rahatlıklla anlaşıla bilir,bu sadece cinler değil insanlar içinde geçerlidir. Her hangi bir insana cin arkadaşlık etmiş ise ona iyi bakmak lazım,çoğu zaman araştırmalarda rahmani olarak gözüken cinler aslında şeytani oldukları daha sonrada anlaşılmaktadır. Rahmaniler insanladan uzak ıssız yerlerde yaşarlar. İnsanların yaşamlarına karışmamayı yol edinmiş olan cinler Allah yolundaki cinlerdir. Bu nedenle günümüzde rahmani cinlerle hayırlı ve faydalı büyüler yapılıyor ve şifalar veriliyor imajını verenler büyük bir günahın içindedirler.· En etkili duayı çoğunlukla şeytani olan, cinci hocalar,hatta bazen normal hocalar ve medyumlar yapamaz. En etkili duayı kişinin kendisi içtenlik ve samimiyetle göz yaşıyla yapar. Sıkıntısından kurtulmak isteyenin kendisi ve birinci dereceden yakını en etkili duayı okur.Haramla tedavi ettiğini iddia eden Cincilerin duası kabul da olmaz. Kişi kendisi sıkıntısını en iyi kendisi yaşadığından duası ve ailesinin duası da etkili olur. Yalvara yalvara dua etmek mutlaka başarı getirir.Cinler kabiliyetlerine göre sınıflara ayrılırlar. Yaradılışlarına göre ast üst ilişkisi vardır. Nasıl insanda bilgili olanlar üst bir göreve gelir bir vali, hakim olursa cinlerde de bilgi ve kabiliyetlerine göre görev alırlar. İblis’in kendisi sadece peygamberlere gitmiştir ve her dönemde insanların kutuplarına uğramıştır. İnsanların durumlarına göre iblisin cinleri görev alırlar. · Şu unutulamamlıdır,bir müslümanın diğer bir müslüman için yaptığı dua günahsız ağızla yapılan dua yerine geçer buyuruyor kainatın efendisi(sav) Müslümanın diğer bir müslüman için dua yapmasını kuranı kerimde delili; “Bunlardan sonra gelenler şöyle derler: Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla.”(Haşr Sûresi, 59/10) “Hem kendinin, hem de mü’min erkeklerle mü’min kadınların günahlarının bağışlanmasını dile!”(Muhammed Sûresi, 47/19) “Ey Rabbimiz! Hesabın görüleceği gün beni, anamı, babamı ve bütün mü’minleri bağışla!” (İbrâhim Sûresi, 14/41) Bu hadisleri okuduğumuz zaman, mü’minlerin birbirinden uzakta diğeri veya diğerleri için yapacakları duanın Allah katında ne kadar değerli olduğunu daha iyi anlayacağız. “Bir Müslüman, yanında bulunmayan bir din kardeşi için dua ederse, mutlaka melek ona, aynı şeyler sana da verilsin, diye dua eder.” (Müslim, Zikir 86; Ebû Dâvûd, Vitir 29) “Bir Müslümanın, yanında bulunmayan din kardeşine yapacağı dua kabul olunur. Bir kimse din kardeşine hayır dua ettikçe, yanında bulunan görevli bir melek ona,‘Duan kabul olsun, aynı şeyler sana da verilsin.’ diye dua eder.” (Müslim, Zikir 87, 88; İbni Mâce, Menâsik 5) Bu iki hadis gıyâbî duaya, yani mü’minlerin birbiri hakkında yapacakları duaya Allah Teâlâ’nın verdiği önemi ve değeri ifade etmektedir. İblis, dünyayı, kadınları, malları ve dünya zevklerini önererek insanları aldatır. İblis öyle şeyler vaat eder ki hepsi dünyalıktır ve insanı saptırır. Dünyaya sırt çevirmiş olan İnsanı aldatamaz ve onda başarılıda olamaz.· Cin ben der. Ve insanı kendisi gibi gösterip kendisini hiç fark ettirmez. İnsan kendisi hayatını yaşadığını zanneder halbuki cin hayatı yaşıyordur.· Şeytani cini makul doğrular yıpratır. Kişi hareketlerini yaptıklarını sorgulayıp beğenmemenin sonucunda şeytani cini fark ederse onu kendisinden uzaklaştırmış olur. Şeytani cini fark etmek, onu bilmek onun etkisini yıkmak, ona galip gelmek demektir. Bilinmeyenin bilinmesi, fark edilmesi batıl fikre zarar verir.· İnsanın kendine ait en az bir adet şeytani cini vardır. Bedende birden çok cin olabilir hatta hastalık yapmak için yüzlerce,binlerce,milyonlarca bile. Geminin sayılı kaptanı olduğu gibi. İnsan bir araç gibidir. Yönetilir ve yönlendirilir. İnsan kimi seçerse şoför o olur. Yani ya şeytani cin, yada melek olacaktır; Bu insanın hedeflerine Allaha cc bağlılığına ve hayat felsefesine bağlı olarak harekete geçer.· İnsan öldürmek kolaydır. Şeytan insan öldürtmek için fırsat kollar. Telkinlerle silahı ürettiren ve ticaretiyle dünyaya yayan iblistir.hazreti ademin çocuğuna ilk insanı hatta kardeşini şeytan vesvese yoluyla öldürtmüş ve bu hainliğine devam etmektedir. İnsanı,muhatabını İkna etmek, merhametli olmak doğru bir yola girmek yerine öldürmeyi seçenler kötü kazancı seçmiştir.Şeytanın yoluna uyanlar şeytanın halkıdır.· *Cinler insan hayatında daima vardır. İnsanlarla beraber yaşaması normal ve rutin durumdur. İnsanların doğruyu ve iyiyi anlamasında mutlak bir gerekliliktir. Cinler kötülüğe teşvik etmekle iyiyi ve doğruyu gösterir.· Oruç, cinlerin beden üzerinde etkinliğini kırmak ve azaltmak için en büyük etkendir. Çok yiyen insanın üzerindeki rehavet, saldırganlık ve tembellik cinlerdendir. Çağın hastalığı obezite cinlerin işidir. Nimetlere kolay ulaşabilmenin sağladığı ortamda sürekli yeme isteğini kışkırtan cinler tat alma hazzına bağlı insanı kullanır.· Oburluk cinlerin işidir.Obezite cin hastalığıdır. Sinirliliğin baş nedeni çok yemektir. Cinlerin telkinleriyle yanlış alışkanlıklar ve yanlış beslenme ortaya çıkar. Zaman içinde sürekli yeme başlar ve obeziteye kadar gider. Ne için yemek yiyorsunuz? Yemek yemek için mi yaşıyorsunuz yoksa Allaha kul olmak ona ibadet niyetiylemi? yoksa mansız bir şekilde yaşamak için mi yiyorsunuz. Sürekli yeme yerine gerektiği kadar yemeyi alışkanlık etmelisiniz. MÜSLÜMANDA YEMEK YERKENOLMASI GEREKEN ADAB Yemeğe başlarken niyet: Yemeğe başlarken, Allahü teâlâya ibadet etmek, Onun kullarına faydalı olmak, dinimizi, ebedi saadet ve huzur yolunu bütün insanlara yaymak için kuvvet elde etmeye niyet etmeli.Yiyip içmenin farzları:1- Yiyince doymayı, içince kanmayı, Allahü teâlâdan bilmek.2- Helâlinden yiyip içmek.3- O yemekten kuvveti geçinceye dek, Allahü teâlâya kulluk etmek.4- Eline geçene kanaat etmek. Sünnetleri:1- Yiyip içmeye başlarken Besmele çekmek, [Herkese hatırlatmak için yüksek sesle söylenebilir.]2- Yemeğin sonunda (Elhamdülillah) demek,3- Yemekten önce ve yemekten sonra el yıkamak, [Yemekten önce gençler, yemekten sonra önce yaşlılar el yıkar.]4- Sağ elle yiyip içmek,5- Tabağın kenarından, kendi önünden yemek,6- Sağ ayağı dikip, sol ayaküstüne oturmak,7- Yemeğe tuzla başlayıp tuzla bitirmek, [Bu şifadır. İlk ve son lokma ekmekle yapılır ve ekmekteki tuza niyet edilirse, bu sünnet yerine getirilmiş olur.]8- Elle yenebilenleri, üç parmakla yemek,9- Ekmekle karpuz yerken, ekmeği sağ ele alıp, sonra karpuzu sol elle yemek,10- Kapta kalanı sıyırıp yemek, [Hoşaf, ayran gibi şeylerin artığına su koyup, çalkalayıp içmek çok sevabdır. Sonra yemek şartıyla, tabakta, bardakta artık bırakmak caizdir. Resulullah efendimiz, müminin artığını yemeyi severdi.]11- Elini yıkamadan önce, parmaklarındaki yemek artıklarını yalamak,12- Yemekten sonra dişleri misvak veya kürdanla temizlemek. Dişler arasından kürdanla çıkarılan şeyleri yutmamalıdır. [Bu temizliği musluk başında yapıp, diş arasından çıkan kırıntıları, lavaboya atmalı, sofrada bulunanları iğrendirmemelidir.] Bunun için şeytanın telkinleriyle oluşturulmuş kabuller yıkılacak ve alışkanlıklar değiştirilecektir. · Cinleri emri altına alacağını sanmak tamamen Yanlış olan bir düşüncenin eseridir Allah cc emir ve yasaklarından uzak yaşayan insan için Her durumda binek insandır, şoför cinlerdir. Cinler insanı kullanır. Cinlerle uğraşmak yenmek üstün gelmeyi istemek ve dilediğini yaptırmak düşüncesi böyle bir durumda yanlış ve batıldır.Cinleri insan Ancak Allah cc yakınlığı mesabesinde bizzat veya Allah cc izni ile melekler etkisiz kılmaktadır. Bu da ancak sizin Allah’tan dilemenizle olmaktadır. İnsanın kendisi hiçbir şey yapamaz. İnsan sadece etkileri yaşar. Cinlerden gelen etkilerden memnun değilseniz Allah’a dua edersiniz ve hemen görevlenir bazı melekler ve size yardım etmeye başlar. Zaman içinde cinlerin etkisinden kurtulursunuz. İnsan cinlere karşı sadece Allah’tan yardım dileyebilir. Kendisi bir şey yapamaz. Cinlere üstün gelemez.Allaha itaat edince ve Dua edince birtakım olumlu meleki düşünceler türemeye başlar. Ve cinlerin telkinleri etkisizleşmeye başlar.·ALLAHIN CC YARDIMI ÜZERİNDE DEMEKTİR Cinler Allah cc den uzak bir yaşantıyla giden insana, zina yapmak ve öldürmek amaçlı gelirken, namazdaki bir insana namazı bozmak, engellemek amaçlı gelir. Her insanın durumuna göre daima kötülük seçimi vardır. Pozisyonunu ne kadar iyi kategoride tutarsan günahın büyüklüğü ve sıklığı da o oranda değişmektedir. Yaşam tarzınız, alışkanlıklarınız, kabulleriniz sizin kategorinizi belirlemektedir. Cinlerden korunmanın en etkili yolu sürekli Allah ile buluşmak yani konuşmak yani Kuranı kerim okumak,o rabbül aleminin büyüklüğünü tefekkür etmek, (rabıta en güzel mevlaya olan tefekkür yoludur bundan da cinler çok etkilenir) dua etmekle mümkündür.Duanın engüzelide Müslümanların namazıdır. Namaz gerçekten cinlerin kötülüklerini kırmak adına çok etkili bir ibadettir. Günün belli vakitlerinde sadece Allah’tan yardım dilemek cinleri delirtmektedir. Hatta insandan uzaklaşmasına neden olmaktadır. Çünkü insan kendisine yani cinlere güvenmemektedir. İşlerini Allah’a bırakır ve kötülüklerden sakınır. Namaz kıldığınız ve dua ettiğiniz sürece şeytani cinler sizi aldatamaz,aladatırsa ibadetinde yanlış olan eksik olan bir şey var demektir!.· Şeytani cinler yani iblisin yardımcıları küresel merkezleri yönetti. Menfaate ve sömürgeciliğe dayalı savaşlar çıkardı. İnancı baltalayan birtakım öğretiler ortaya attı. Bilim ve teknolojiyi bahane ederek imanları çaldı. Yalan bir dünya tarihi yazdırdı. Geçmiş kayıtları ve kütüphaneleri yok etti. Darvinizm bizzat iblis’in ürünüdür. Yönetim şekilleri belirledi. Vesayet rejimi, darbe rejimi, baskı ve şiddet iblisin yöntemleridir. Yönetimlere sıkıca tutundu. İnsanlığı mahvedecek Fransız ihtilali, bilindik topraklara coğrafi kesifler, tanrı için yapıldığı zannedilen haçlı seferleri hep iblisten çıkmıştır. Silah üretimi ve ticareti, petrol hırsı ve açgözlülük hep şeytanın işiydi. Dünyayı ne hale getirdiler ve insanlığa zulmettiler. Her zaferin bir sonucu vardır. Gerçekler fark edilir ve batıl terk edilir. İblis başardığını zannediyor. Hem dünyada hem ahirette cezasını alacaktır. · Mü’min bir insanın en büyük amacı Allah’ı memnun etmektir. " Materyalist" bir insanın amacı nefsini memnun etmek, "satanist" (şeytanı"haşa"ilah kabul edenler)bir bireyin amacı ise şeytanı memnun etmektir. Nedir bu satanizm? "Satanizm" ŞEYTANI MEMNUN ETMEK(ALTAKİ BÜYÜK HARFLE YAZILANLAR HARİCİ YAZILAR) Prof. Dr. NEVZAT TARHAN “İnsan bencil, çirkin, habis ve korkulması gereken bir varlıktır. Kötü olan şeytan değil aksine insanın kendisidir. Amacımız şeytanı memnun etmektir.” Bu sözler ABD’de Şeytan Kilisesinin kurucusu La Vey’e aittir. Antik satanizmde doğaüstü güçlerle ilişki kurma, büyüyü kullanma özelliği ön plandadır. Gizli güçlerle bağlantılarının olduğuna inanırlar. Modern satanizmde ise uyuşturucu, seks ve sert müzikle dinlerdeki günah anlayışına başkaldırı ön plana çıkıyor. Günümüzdeki satanistler ister ABD, ister Mısır, ister Türkiye’de olsun; ortak bazı ritüeller gösteriyorlar. Giyim kuşam, saç şekli, ibadet biçimleri, intihara yürürken geride bıraktıkları aynı mesaj, satanizmin serseri hareketi değil, ideolojik temelleri olduğunu gösteriyor. Organize bir şekilde çalışıyorlar. İnternet sitelerinde çok hareketliler. Web sayfalarını yoğun bir şekilde kullanıyorlar. BÜTÜN DİNLERİN ÖZELLİKLE İSLAM DİNİNİN KÖTÜ OLDUĞUNA İNSANDIRMAK İÇİN SAYFALARINDA ÇARPITARAK ANLATMAKTA VE UTANMADANDA AÇIKÇA "BELKİ BİR MÜSLÜMANI İSLAMDAN SOĞUTURUM" DİYE AŞŞAĞILIK SÖZLER KULLANMAKTADIR Her bir satanist genç—ki bunlar 14-22 yaşlarında birer satanizm uzmanıdırlar—kitaplar önerirler, fikir tartışmaları yaparlar. Kendilerini bir sosyal hareket, alt-kültür faaliyeti olarak algılıyorlar. Satanistler ölümsüzlük, kıyamet, hayatın cehennem olduğu, ölümün gerçek boyuta geçiş olduğuna inanırlar. Şeytanın yaptırım gücü var mı? Şeytan bizim kültürümüzde gurur, kibir, bencillik gibi saplantıların esiri olmuş durumlar için kullanılan bir kavramdır. Kelime olarak şeytan ‘şatane’ fiilinden türemiştir. ‘Uzak olmak’ anlamına gelir. İnsanı Allah yolundan uzaklaştıran herşey şeytanlık olarak tanımlanabilir. Kur’ân-ı Kerîm’e göre, şeytan vesvese vererek insanı kötülük yapmaya sevkeden güçtür. İnsan ruhunda çoraklaşma varsa, şeytan bunu işletir. Hedeflediği insanı o insanın gücü ile vurur. Çirkin şeyleri güzel gösterir. Tuzak ve hilelerle hareket eder. Şehvet, nefret, intikam, hırs, sevgi, korku, öfke, şiddet gibi duyguları değerlendirmede yanılgıya düşürtür. “Şeytanın hilesi cidden zayıftır” (Nisâ, 4:76) âyeti insan aklının değerini ortaya koymaktadır. İnsan nefsi sürekli kötü şeyleri emreder ve insanı onlara meylettirir. Kişinin vicdanında neyin iyi neyin kötü olduğunu söyleyecek bekçi yoksa ve kişi kötü şeyler ile iyi şeylerin arka plânını görecek duygusal zekaya sahip değilse, içi isteklerine meyleder. İslâm inancına göre bu meyil içerisindeki insana şeytan kötülükleri süslü ve güzel gösterir. Hırsızlığa, yalana, şiddete kılıf uydurur, sevimli gösterir. Şeytan insan iradesine hükmedemez. “Ateist olma, satanist ol!?” Satanistlere göre materyalizm yanlıştır. Ateizm aklen mümkün değildir. Bu kadar mükemmel, san’atlı ve kusursuz evreni var eden bir dış güç olması mantığın gereğidir. Satanistlere göre öldükten sonra insan yok olmaz. Dünya hayatının cehennem olduğuna, ölümün gerçek boyuta geçiş olduğuna inanırlar. Bu nedenle kolayca intihar ediyorlar veya sevdiklerini kurban ediyorlar. Kedi-köpek katletmek, ibadetlerle dalga geçmek, kutsal nesneleri aşağılamak, kurban seçilen insanlara işkence ve tecavüz, grup seksi, uyuşturucu kullanımı, karabüyü ve büyü ayinleri yaparlar. Vazgeçemedikleri şeyler siyah, karanlık, ve sert müziktir. Black Metal, Heavy Metal gibi müzik, bu müzikte civciv çiğneyerek dans etmek (Ozzy Osborne), satanistlerin orgazma benzer ritüelleridir. Aslında sert müzik satanistlerin iç sıkıntısının çığlığıdır. Orgazm, devam ettirememenin öfkesi ve şiddeti ve umutsuzluğudur. Satanizm neden yaygınlaşıyor? “İnançta büyü vardır” diye bir söz vardır. İnanç insana çok aykırı şeyler yaptırabilir. Eğer inanç sisteminde ahlâkî normlar yoksa veya yanlış ahlâkî normlar taşıyorsa, o doğrultuda hareket edecektir. Yaptığının doğru olduğuna inanan genç başkalarını da buna inandıracaktır. Pasteur “Tabiat boşluktan nefret eder” demektedir. Bir toplumda inanç boşluğu varsa, bu, aykırı inançlarla doldurulacaktır. İşte satanizmde de semavî dinlerin amentüsü, satanizmin amentüsü ile yer değiştirmiştir. Satanizm küreselleşmenin nimetlerinden yoğun bir şekilde faydalanan hayat standardı yüksek çevrelerde yaygınlaşmaktadır. Özellikle çocuklarını kendi hallerine bırakan ailelerde, sevgi ve disiplini beraber vermeyen ailelerde satanist meyveler alınmaktadır. Parçalanmış aileler ile alkol ve uyuşturucu madde kullanımının onaylandığı topluluklarda daha çoktur. Gencin azarlandığı, aşağılandığı ailelerde, topluma ve aileye karşı öfke olarak satanizm gelişmektedir. Eğer bir ailede gençlere değer verilmezse; onunla zaman geçirilmezse; ana baba çocuğunun omzuna elini atamıyorsa; sevgi dolu bakışla, tebessümle, güzel sözlerle iletişim kuramıyorsa.. çocuğu satanist olursa şaşmayın "Satanizm" ŞEYTANI MEMNUN ETMEK Prof. Dr. NEVZAT TARHAN *İnsana düşman ve insanoğlunu yok etmek isteyen iblis çalışmalarında muvaffak olamayacak.· İblis insana direk zarar verseydi Allah'tan büyük bir bela yani azapla karşılaşırdı. İblis insana direkt şiddet kullanamaz ve onun yolu da bu olamaz. Ancak insanları genelde böyle korkutur. İnsanlar cinlerin kendilerine direkt zarar vereceğini sanır. Bu olay korkutmaktan öteye geçemez. Aslında iblis insanı öfkelendirip, kavgalara sürüklemesi daha korkunç değil midir.İblis insana zaten yapacağını yapıyor. O zaman bu batıl korku cahillikten kaynaklanıyor.· İblis insanı ittirip, kaktırabilir. Birtakım hareketler yaptırabilir ama sizi öldüremez ve size zarar veremez. Bir çeşit yel türü gibi hissedebilirsiniz. El ve ayaklarınızdan bedene girmek istediğinde birtakım istem dışı hareketler yaptırabilir. Sizi dürtebilir, sanki biri dokundu hissine kapılırsınız.· Şeytani cinlerin Gıdaları;, insan ve hayvan atıkları (dışkıları) ile beslenirler. Esneme olayı cinin ağızdan girme olayıdır. (Esnemek şeytandandır.) [Buhari] Bir insanın esneyecek başka bir insana yönelik zannıylada doğar. Yani bir cin görevlenmiş olur. Yani şeytanın bir insana telkiniyle ortaya çıkar ve bu telkine hedef olmuş diğer insan esnemeye başlar. Beyaz bir cin ağızdan içeri akarak girer. Allah şeytana böyle bir ortam ve imkan vermiştir. Bu nötr yani olumsuzluk yapacak bir cindir. Sürekli telkinler verir. · Esnemeyi önlemek hakkında İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki: Esnemeyi yok etmenin çaresi, diğer peygamberler gibi Resulullah’ın da esnemediğini hatırlayıp hemen salevat getirmektir. Kuduri sahibi, (Biz bunu defalarca tecrübe ettik ve doğruluğunu gördük) buyuruyor. Ben de tecrübe ettim ve doğru olduğunu gördüm. (Redd-ül-muhta Esnemeye mani olmak için; Dudağı ısırıp mani olmaya çalışmalı. Böyle yapamayan, sol elin arkası ile ağzını kapatmalı. Böyle yapılırsa yinede esnenirse ,esnemek mekruh olmaz. Cenabet olmuş ve abdesten erinen bir insanın sırtına cin atlar ve bedene sırttan giriş yapar. Sırt derisinde ve kıl köklerinde hafif bir şey hissedilir. Bazen üşüme hissiyle sırta gelen titreme ve cenabetlik sonrası titreme cinlerin etkisiyledir. Bu titreme üşüme titremesi değildir. · Cinler insanda etkili olabilmek için bedene girmek zorundadır. Ancak bedenin içinden insana telkin verebilir ve hastalık gibi diğer işleri başarabilirler. Genelde bedenin giriş ve çıkış kapılarını kullanırlar. Cinlere karşı bir örümcek ağı örmek istiyorsanız bedene açılan tüm delikler temiz tutulmalıdır. · Cin ve şeytan çıkardığını söyleyenlerin bilgisizler aldatılmaya elverişli olurlar ve bu sebeble çoğu farkında olmadan şeytani (kafir)cinlerle işbirliği yapmaktadırlar. Şeytan çıkaran papazlar Tanrı adına bunu yaptıklarını söylerler. Şeytani cinler cincilere büyücülere, medyumlara hizmet eder ama bunlar çoğu zaman şeytanların kendilerine hizmet ettiğinin farkında olmaz. Bir şeytan çıkarma ayini ile cin çıkarma ayini aynıdır. Afrika’da, Asya’da, Avrupa’da da aynıdır. Dünyanın her yerinde cin çıkarma adıyla yapılan ayin ve seanslar aynıdır. Seans şöyle başlar. Tanrıya dua ederek başlayan medyum Tanrı adına birtakım güçleri olduğuna inanır. Aslında şeytani cinler ona gelmektedir. Cinler bu kişiyi bildiklerinden hemen yanına gelir. Cinli olduğunu söyleyen bir hasta vardır. Çıkarılan cin hastanın cini değil bilakis cincinin cinleri insanın bedenine girmektedir. Cin çıkaranların cinleri hasta insanın bedenine girerler. Tuhaf hareketler yaptırırlar. Seans ile cin çıkardıklarını söyleyen fakat aslında kendisinin şeytanın esiri olduğunu bilmeyen bazı hayatı kuran ve sünnetin tam tersi yaşantıya sahib olanları cin çıkarıyor zannederler ama aslında cinler cincilerle insana giriyor. Hem hastayı hem de medyum iyi bir iş yaptırıldı anlamında kandırılıyor. İnsanların bağırması, kusması, mide ağrıları ve bayılmalar seansta görülüyor. En sonunda rahatladın mı içinde bir hafiflik odlumu diyorlar. O sırada cincilerin cinleri bedeni terk ediyorlar. Sıkıntıyı yaratanlar da çıkıp rahatlatanlar da cincilerin cinleridir. Aslında cin, şeytan çıkarma falan olmuyor. Çıkan geri gelemez mi? Hem cinler birbirlerine insan için asla zarar vermezler. Afrika’da ilkel dinlerde , Hristiyanların papazları da , Müslümanların medyumları da bu şeytani işleri yapmaktadırlar. Şeytana inanmak ve üstün bir güç olduğunu kabul etmekle bu işe başlanıyor. Bunları çıkartarakAllaha cc hizmet ediyorum gibi kutsal bir sapkın düşünceye kapılıyorlar.Aslında cinler kendilerine inanan ve üstün sayan insanların ardından giderek kendilerini fark ettirmeden cin çıkardıklarını zannettiriyor. · Enkabut, karabasan, al karısı bir çeşit cindir. Şeytan tayfasından bir soydur. Biz insanlardaki gözü çekik japon, siyahi gibi. Genelde mezarlıklardan, kırsal alanlardan, köylerden ve kemikli tezekli bölgelerden geçmeniz sonucunda sizi izlerler ve size uykuda gelirler. Bedende tam şekil alarak kasarlar yani ruhu tutarlar. İnsan uyanmak ister ama uyanamaz. Bağırmak ister ama bağıramaz. Bir anda bedeni bırakan cin çekilir ve ruh beden egemenliğini alınca uyanır ve korkar. Aslında korkulacak bir durum değildir. Kokmadığınızı söylediğiniz zaman cin sizden korkar. Cinler sizi izlerler ve söylediklerinizi tamamen anlarlar. Bir hasta başından geçeni şöyle anlatmaktadır Bir enkabut ciniyle sabaha kadar mücadele ettim. O beni basıyor. Uyandırıyor, Ben ona tehditler savuruyordum. Üstümden kalktığı anda yani uyanır uyanmaz makas, bıçak atıyordum. Attıklarım duvarlara çarpıyordu. Sabaha kadar bu durum defalarca tekerrür etti. Sabah ezanından sonra artık cine beni çok rahatsız ettin artık yeter tamam sen üstünsün bırak beni dedim. Ve beni bıraktı rahat bir uyku çektim. Aslında söylediğim yanlıştı. O dönemlerde çocuktum. Ama şimdi bu üstünsün kelimesini onlara asla kullanmam. Çünkü üstünlük Allah’a aittir. Zaten cinlerde insanları böyle kendine kul etmeye çalışıyor.· CİNLERİN İstem dışı hareket ve refleksler ve insanalara verdiği bir çok zararları; Tembellik, yerinden kalkamama, yorgunluk, halsizlik, derin nefes alıp verme, uyuyamama ve yatakta sağa sola dönme, zihinden sürekli yoğun düşüncelerin geçmesi (yoğun vesvese) cinlerdendir. Uyuşma, karıncalanma, uzuvlarda lokal ısınma, arkadan baş ağrısı, mide ve iç organlarında yer değiştiren ağrı, uzuvlarda ağrı, kramp, kasılma cinlerin etkisiyle oluşabilmektedir. Ve normal insani bir durumdur.· Kalbin olduğu bölgede sızıya benzer rahatsız etmeyen bir şey hissedilir.(gusul abdestlik olduğunda fazlaca beklemeden yıkanıb gusül abdesi alamanız çok faydalıdır ve melekler tarafından korunmanı sağlar) Bu cenabetliğin sonrasında kalbin yakınına yerleşen cinin belirtisidir. Derin nefes vermek ve iç organlarda değişen yerlerde ağrılar hissetmek, böğür ağrıması gibi ağrılar cinlerin etkisiyledir.· Düşünceler telkinler kendi kendilerine doğmaz. Yani düşüncelerin ve telkinlerin bir kaynağı vardır. Ne ile beslenirler ve neye hizmet ederler. Amaç nedir. Tüm bunlar ‘dış bakış’ yapılarak tespit edilebilir. Bazen cinlerin neyi amaçladığını bile görebilirsiniz.· Nas Suresi Kul, euzü birabbin nâs, melikin nâs, ilâhin nâs, min şerril vasvasil hannas, elleziy yuvesvisu fiy sudûrin nâs, minel cinneti ven nâs. Anlamı - Meali:De ki: “Cinlerden ve insanlardan; insanların kalplerine vesvese veren sinsi vesvesecinin kötülüğünden, insanların Rabbine, insanların Melik’ine, insanların İlah’ına sığınırım.” İblise ibadet eden ve isteklerini yapan bir büyücü ondan yardım dilediğinden iblisin yardımını alır. Bu yardımı inanan insana bile yapabilmektedir. Neden insan iblise ihtiyaç duyar ki. Çünkü kadını, evladı ve zenginliği gibi dünya nimetlerini isteyen ve dünya hayatını önemsemiş ve dünya hayatından başka bilmeyen bu tip insan iblis’e uyar ve iblisten ister. Dünyanın ardından koşan iblis’e kul olur. İnsan istek de bulunduğunda iblis hemen ona yetişir. Özellikle cincilere büyük önem verirler. Cincilerin cinleri kendilerini açıkça gösterirler. Cin çıkarma seansları ve şeytan kovma ayinlerinde yaşanan hareketlerden varlığını görmeniz mümkündür. Titreyen, bağıran insanlar görmektesiniz. Bunlar gerçekten cinlerdir. Kendilerini gösterirler ki insanların yardım dilemeleri devam etsin. İnsanların isteklerinin küçük bir kısmını yerine getirirler genelde kötülük ederler ve durumları daha vahim olur. İblis(kafir cin) ile işbirliği yapmak yanlıştır ve cehennem yoludur. Hiçbir iş çözüme kavuşmaz. Yalancıdırlar, onlardan fayda yerine zarar gelir. Şifa değil hastalık gelir. Kurtuluş değil, sıkıntı bela gelir. Onlar Ademoğluna yardım etmezler. Ademoğlunu kullanarak ayaklarını kaydırırlar. Yeryüzünde insanoğlunu mahveden tek varlık şeytani cinlerdir. İblisin ahalisi olan cinler insanoğluna büyük zararlar vermiştir. Savaşlar, cinayetler, zinalar, boşanmalar ve daha sayamayacağımız nice kötü sonuçlar hep cinlerin işidir.· İnsanlar düşüncelerini ve fikirlerini hemen uygulamamalıdır. Düşüncelerinizi denetleyin. Kontrol edin, iyiliğe mi hizmet ediyor kötülüğe mi. Yapacağınız şeyler insanlara faydalı mı zararlı mı. Ona göre elekten geçirin ve hareket edin. İnsan tabiatı gereği zihninden geçen düşünceyi sanki kendisinden çıkmış gibi hemen uygulamaya kalkar, halbuki düşüncenin kaynağı şeytani cinleridir.· İşlerini Allah’a havale eden, Allah’a sığınan olumlu düşünür.Mantıklı olur. Her hangi bir işte sonrasını ve ahiretlik getirilerini düşünerek adım atılır. Kendine güvenen ise kendi şeytani cinine güvenmiştir. Aklına ilk gelenleri yapar, kötü ve batıl yoları seçer. Kaypaktır. Helal yolları reddeder. Haram yollara sarılır. Gıybet eder, suçlar. Hayatı boyunca debelenir durur. Pek bir şey kazanamaz.· Cinleri bağlayan kelime ‘Allah’ım sadece senden yardım diler ve sadece sana ibadet ederim.’ “İyyake na’büdü ve iyyake nestain”de; “biz yalnız sana ibadet ederiz ve ancak senden yardım dileriz. "fatiha şertif" Dir. Ancak bu sadece kelimede olmayacak. Bunu hissedeceksiniz, kime söylediğini bileceksiniz. · Hz Süleyman cinlerden yardım dilemedi. Kafir olmadı. O kafir cinlerle işbirliği yapmadı. Bilgi ve saltanatına Allah kavuşturdu. Allah verdi ve o yüceltti. Süleyman hakkında yalan söylediler ve zatına iftira attılar. Böylece insanları kafir cinlerden dileyerek yoldan saptırmak istemişlerdi. Sonrakiler Süleyman bir kitaba uydu büyü, sihir ve cin işleriyle uğraştı dediler. Süleyman döneminin sonrasında ortaya çıkan bu vesayetçiler kafir cinlerle işbirliği yaptılar. Ve yoldan çıktılar.· Cinler gelecekten haber veremezler. Anın öncesini kimse bilemez. Ama geçmişten haber verirler. Kaybolan bir şeyi bulabilirler. Şu anda farklı ülkelerde olan olaylardan haber getirebilirler. Çünkü yapıları gereği diledikleri yere anında gidebilirler
Batılıların ifadesiyle vanpir bir çeşit saldırgan cin gurubudur. Bu cinler bazı şartlar yerine getirildiğinde direkt olarak insana veya herhangi bir hayvana saldırmaktadır. Buna tıp kuduz hastalığı demektedir. Günümüzde köpeklerde görülen kuduz ile aynı şeydir. Kuduz olan köpekler saldırgan cine(vanpire) maruz kalmıştır. Bir köpeğin kuduz olma nedeni çok ilginçtir. Bilimsel bir gerçeklik içerir. Saldırgan bir kuduz köpekle insan da geçen saldırgan cin (vanpir) insanı da vanpirleştirmektedir. Tarihin geçmiş döneminde bir beldede kuduza yakalanan bir gurup insan yöre halkına tehdit olmuştu. Vanpir hikayesi o dönemden gelmedir.· İnsanda olan bu haller kafir cinlerdendir Üzülme, sıkıntı, iç daralması, sıkılmak, kötü bir şey olacakmış hissi cinlerdendir.· Enkabut olayı, bir anda topuk ve bacakta karıncalanma, adını sanki uzaktan söyleniyormuş gibi hissetme veya başka sesleri duyuyor hissetme, ensede nefes, arkamda biri var hissi, takip ediliyormuş hissi, uzaktaki şekilleri insana benzetme gibi tüm bunlar tamamen cinlerdendir. Çok nadir olan bu olaylar hemen hemen her insanda görülmektedir. Bir insanda bunlar sürekli görülüyor ise anormaldir. Allah’a ‘özel dualar’ etmek gerekir. · Damar seyirmesi, heyecanlı olma, bağırarak konuşma, sürekli kavgacı yapı, sinirli ve saldırgan gezme cinlerdendir. Hoşgörüsüzlük, her şeyi ters ve tehdit algılama, her şeye tepki gösterme, sürekli şikayet etme, eleştirel yaklaşım, etrafı kınama gibi tüm bunlar cinlerdendir.· İnsanları kırmak, çevresindekilere zara vermek sonra da yaptıklarından dolayı pişman olmak (şeytan)cinlerdendir. Mesela bir kavga çıkarttırır ve kavganın ardından insan pişman olur ve hemen ardından şeytan gelir ve ‘sen kötüsün’seni Allah cc bile af etmez der ve insanı ümitsizliğe sevk ederek Allah cc dönüb tövbe etmesine mani olmaya çalışır., ‘Haksız olduğun halde etrafına zarar veriyorsun.’der. Ve insanı ümitsizliğe düşürmek ister. Allah’a yönelmeyi engellemek ister. Bazen insan bu saldırgan ve canice davranışına bir anlam veremez. Ardından kötü davrandığı için üzülür ve kendini suçlar. İç sıkıntısı yaşar. Şeytan genelde bedeni isteklerini yaptırdıktan sonra insana tam hükmeder ve kötü işler yaptırır. Bunlar çok yemek ve cinselliktir. · Vesvesenin var olması normaldir. Tüm inananlar yoğun vesveseye maruz kalmışlardır. Çoğu vesveselerden dolayı sıkıntıya düşmüş ve şikayetçi olmuşlardır. Ancak hiç vazgeçmemişlerdir. Bedene ait şeytani cinlerin vesvese ile insanla uğraşması tamamen imanın bir göstergesidir. Doğru yolda olan insanlara sürekli düşünceler ve telkinler göndererek rahatsız eder. Vesvese çok ise hiç susmayan bir zihine sahipsiniz. Bu tip vesveselere maruz kaldığınızda üzülmeyin, yılmayın. Kötülüğü tercih etmediğin için sizi kötü duruma düşürmek isteyen şeytana sabredin ve onun farkında olun. Onun için Allah cc dan yardım dileyin. Şeytan uzunca bir süre sizinle uğraşacaktır nitekim beden cini ölene kadar sizinle uğraşır.· Şeytani cinlerin asıl amacı Allah’a giden doğru yoldan, iyilik ve ibadetlerden alıkoymaktır. İnsana kötülük yaptırarak ümitsizliğe düşürmek ister. İnsan Allah’a güvenci sarsılıp Allah yolunu bir bırakırsa yani kendini bir salıverirse sevinçten coşar. Ve o insanı kirli bir yola sürükler. Kim Allah’ı bırakırsa ona bir şeytan musallat olur. Ve zamanla sizi büyük günaha ve aldanmış bir yaşama sürükler.· Bir de "kafir yani şeytani cinler"insandaki saldırganlık yapılarını kullanırlar. Beden cini bazen kışkırtıcı bir yapıya bürünür. Bir de sürekli böyle davranan saldırgancı cinler vardır. Bunlar beden cini değildir dışardan gelen kışkırtıcı cinlerdir. Bu tip cinlere sahip insanlar kendilerini tutarak konuşurlar. Bu tip insanlar olumsuz cümlelerle sert tavırlar sergilerler. Sürekli ters ve kavgacı yapıları vardır. · Zaman hız ve oyun ve eylence çağı olduğundan zamanın hızına "ruhumuz" yetişemiyor zaten ruh bu gibi dünya zevk ve eylencelerinden mutlu olamaz bedenin gıdası bildiğimiz helal gıdalar olduğu gibi ruhun gıdasıda ancak Allah cc zikri,kuranı kerim yani dini mübini islamı hakkıyla yaşayıb Allah cc sevgisiyle hem hal olub sadece o zevkle yaşamak ve bri an önce Allah cc kavuşmak için adeta kanatlanır,o manevi aleme uçmak ister, dünya eylencelerisi ise ruhun tabiri caizse ayk bağıdır ve bu sebeblede ruhsal hastalıklar yaşanıyor.· Sağlıklı, enerjik, kaliteli yaşam için az yemeliyiz. Meleklerin bizimle olması için az azdan kasıt ibadet etmeye yetecek kadar olanı kadar yemek zayıf kalmak hakikaten gereklidir.· 7 yıkıcı günah. Kibir, açgözlülük, öfke, kıskançlık, şehvet, oburluk, tembellik. Yedisi de birbirine bağlı biri birini tetikler. Kıskançlık nefreti doğurur, oburluk öfkeyi. Ruhları etkileyen en önemli unsurlardır. Tüm bunlar şeytani cinlerdendir.· Dini çağrılara sırt çeviren; yaşama duyumsamazlık üreten ve faydalı olmayı reddeden kıskançlık cinine maruz kalıyordu. Gündüz şeytanı olan kıskançlık cini insanı böyle aldatıyordu. Uyku nöbetleri, uyuklamaklar sıkça görülmeye başlıyordu. Cin telkinlerle bedendeki ruhu ele geçirince bunları yapabiliyordu. Hayattan zevk almayan ve gelecekten beklentilerini kesmiş olanlar bu cine çarpılıyordu. Bir takım düşünceler ile yaşama arzusunu ve yaşam sevincini köreltir. Umutsuz ve hüzünlü olmanın getirisidir tembellik. · Cinsellik ve şehvet şeytani cinlerin en etkili yöntemlerindendir; Hatta iblis faişeliğin kutsallığından söz eder. Grup seksi, homo seksüelliği, hemcins ile birlikteliği, cinsellikte şiddeti meşru gösterme çabasındadır. Cinsellikte beklentileri yüksek tutarak ve cinsel şiddeti cazip göstererek azgınlaşan ve cazipleşen saplantılara düşürür. Bunların da birtakım sıkıntılara yol açtığı görülür. Sertleşmeme, erken boşalma gibi. Ailelerin cinselliğini bozmak isteyen cinler türlü telkinlerle insanı yönlendirmektedir. Temel amacı insanlığa zarar vermektir bunun için en küçük birim aileden başlar ve onun mahremi cinsellikten aileyi bozmaya çalışır.· Köpekler neden kemiği toprağın altına saklarlar. Kedi ve güvercin cinler geldiğinde neden farklı hareketler sergilerler hiç düşündünüz mü. Cinlerin en lezzetli besini kemiklerdir (insanlar için et konumundadır.)ve köpekler cinlerden saklamak için toprak altına saklarlar. İlginçtir ki cinler toprak altına giremezler.(toprak altına girememeleri kesin değildir "enes türk") Elektrik gibi enerji bedene sahip olduklarından topraktan olumsuz etkilenirler. Bu nedenle peygamberimizin bazı kafirlere toprak saçma serpme hareketi görülmüştür. Hayvanların dünyası hareketleri ve hareketlerinin arkasındaki düşünsel faaliyetler hayvanların seçimlerini göstermektedir. Hayvanların da inanç seviyeleri vardır. Hayvanlar da yaşamlarından sorumludur. Güçlü olanın kazandığı bir dünyayı hayvanlar dahi istememektedir. Doğru ve adil olanın kazandığı dünya hayvanlar aleminin de bir özlemidir.· Mesela bir kediye baktığınız anda kedi esner. Esneme anında açılan ağızdan şeytan girmektedir. İnsan için geçerli olan şeyler kedi gibi tüm hayvanlar için de geçerlidir. Kedilere uğrayan cinlerin kedilerde oluşturduğu düşünsel faaliyetler vardır. Kedi türü için kendine has şeytani olumsuz düşünce ve vesvese faaliyetleri görülmektedir. · İnsanların hayvanlardan hiçbir üstünlüğü yoktur. Üstünlük Allah’a aittir. İblisin kibrinden dolayı Allah cc insanı sahiplenmiştir.· Kafir Cinlerle irtibatlı olan, şeytani cinci,büyücü ve medyumlar aslında şeytani cinlerle aralarında karşılıklı menfaate dayalı bir anlaşma yapmışlardır(şeytanın menfati;insanın şirk koşması büyük günah işlemesidir). Şeytan büyücüyü ve büyücüye gidenleri kendinden istenildiği için küfre düşürmekte ve böylece batıl yoldan beslenmesine devam etmektedir.Allahtan gayri,Kafir cinlerden yardım almak, medet ummak veya onlara ibadet etmek kafir cinlerin kibrini artırıb refah içinde yaşamasına neden olmaktadır. Şu bir gerçektir ki kafir cinler insan üzerinden meşru olmayan yollar ile beslenir. Şeytani yollarla Cincilik yapan insanlar ise para kazanma ve birtakım dünya süslerine ulaşma adına bu işleri yapmaktadırlar. Ahiret için değil dünya için çalışmaktadırlar. Şeytan imansız insanın yediği yemekten de yaptığı her şeyden de faydalanır. Allah (cc)=şeytana rızıklanmayı sadece meşru olmayan yollarla kazanır kılmıştır. Aynı şekilde insanların yaşamlarına müdahale ettiren ve Allah (cc) haricinde bir varlıkla işbirliği yaparak birlikte çalışan şeytani cinciler büyük bir yanlışın içindedirler. Bunların kazançları da amaçları da batıldır. her şeyi yapabileceklerini sanan bu şeytani cinciler insanlara dilediğini yaptırmak, kadınları yatağa atmak, şöhrete ve üne sahip olmak gibi dünyalık çıkarlarla Allahın emirleri karşısında durmaktadırlar.· Bazı şeytani cinci "kendilerini hoca olarak tanıtan" iyileştirme yaptığını söyleyerek farkında olmadan cinlerle(şeytanla) işbirliği yapmaktadırlar. Allah’a dua ederken bile hatta bazı ayetleri okurken bile kendilerine güvenerek"kibirle" yaptıkları dualara kafir cinler cevap vermektedirler. Zaten insanın niyeti ağızdan çıkan kelimelerde değil kalbin taşıdıklarındadır. · Çocuğa bakmayı istememek, sıkıntı ve geçim derdinden dolayı çocuk istememek şeytani cinlerin fikridir. (adem oğlunun çoğalmasını ve islam dinine girmesini,Hz Muhammed (sav)iman etmesini istez)Şeytani cinler çocuk olmasını engeller. İnsanların boşanmasını sağlamak ta en büyük zevkidir. · İblis evliliğe karşıdır. İnsanlar evlenmesin, nikahsız gayri meşru bir şekilde herkes birbiriyle cinsellik yaşasın ister. Böyle bir şehir olduğunu düşünün. Müthiş bir kaos, saygısızlık, ölümler ve kötülükler olduğunu göreceksinizdir. Çocuklar mahvolur. Kadın için birbirlerini öldürenler olur. Kadınlara hiç saygı gösterilmez ve aşağılanır. Ama dünyada bunları isteyen şeytani bir anlayış vardır. Bunlar insanlığın düşmanlarıdırlar.· İnsanın kendi zihninden geçenler bazen kendi kendinin esnemesine de neden olmaktadır.· Yıldızname açmak, (vefk,manası iyi olan lar müstesna) tılsım, büyü gibi cinci hocaların tüm yöntemleri şeytanla işbirliğidir. Günahtır ve şirktir. Mum büyüsü, kara büyü, aşk büyüsü, ayırma ve birleştirme büyüsü, sex ve çocuk olması için yaptırılan büyüler şeytanla işbirliğidir. Günahtır, batıldır ve şirktir. KafirCinlerden yardım almak yerine neden Allahtan (cc)istenilmiyor. Büyülerin her türlüsü günahtır ve şirktir. ŞeytaniCincilere gitmek dahi şirktir. Büyük günahlardandır. Büyü yapana da yaptırana da tüm peygamberler lanet etmiştir. Kuran ve tüm Kutsal kitaplarda büyücülük işlerini yapan ve yaptıran cehennemin en ağır cezalarıyla zikredilirler.· Sual: Kâhinlik, falcılık, büyücülük nedir? Bunlara inanmanın hükmü nedir? CEVAP:Kâhinlik, kafir cinden bir arkadaş edinip, olmuş şeyleri ona sorup, ondan öğrenmek ve bunları başkalarına bildirmektir. Kafir Cin ile tanışan falcılar, (Yıldızname)ye bakıp, sorulan her şeye cevap verenler böyledir. Bunlara ve büyücülere gidip, söylediklerine, yaptıklarına inanmak, bazen doğru çıksa bile, Allah’tan başkasının her şeyi bildiğine ve her dilediğini yapacağına inanmak olup, küfürdür.(Hadika) Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (kâhinlik yapan, kâhine giden, büyü yapan ve yaptıran ve bunlara inanan bizden değildir, Kur'an-ı kerime inanmamış olur.) [Bezzar] İbni Âbidin hazretleri buyuruyor ki: (Büyü; ilme, fenne uymayan, gizli sebepler kullanarak, garip işler yapmayı sağlayan ilimdir. Büyü öğrenmek de, öğretmek de haramdır. Müslümanları zarardan korumak için öğrenmek de haramdır.) [Redd-ül-muhtar]Hayırlı iş yapmak için de haram işlemek [büyü çözmek için büyü yapmak] caiz değildir. (Hadika) İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki: Büyü yapmak, küfre en yakın olan, en kötü haramdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:(Müslüman büyü yapmaz. Allah saklasın, imanı gittikten sonra büyü tesir eder.) [c.3, m.41] İmam-ı Nevevi hazretleri buyuruyor ki: (Büyü yaparken, küfre sebep olan kelime ve iş olursa, küfürdür. Böyle bir kelime ve iş olmazsa, büyük günahtır.) Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Helake sürükleyen yedi şeyden biri büyüdür.) [Buhari] (İpe üfleyip düğüm atan kimse, büyü yapmış olur. Büyü yapan da Allah’a şirk koşmuş olur.) [Nesai] (Falcıya, büyücüye, kâhine giderek, onların söylediklerine inanan, Kur'an-ı kerime inanmamış olur.) [Taberani] (Büyücüye inanan kimse, Cennete giremez.) [İ. Hibban] (Gaibden haber vermek maksadı ile yıldız ilmi ile uğraşan kimse, büyücü gibi günaha girer.) [İbni Mace] (Falcıya fal baktıran, onun sözüne inanmasa bile, kırk gün kıldığı namaz kabul olmaz.) [Müslim](Fal bakmak, yazı ve çizgi ile gelecekten haber vermek, puta tapmak gibidir.) [Ebu Davud] (Karı-kocayı birbirine düşüren Allahü teâlânın lanetine uğrar.)[El-Envar] (Ana ile evladın, kardeşle kardeşin arasını açana lanet olsun.)[İbni Mace] (Kâhinlik yaparak alınanpara haramdır.) [Buhari] (İnsanı helâke sürükleyen şu yedi şeyden sakının: 1- Allah’a şirk koşmak,2- Sihir yani büyü yapmak,3- Katillik,4- Faiz yemek, 5- Yetim malı yemek,6- Cihadda savaştan kaçmak, 7- Evli ve namuslu bir kadına, zina etti diye iftira etmek.) [Buhari, Müslim] Büyü, insanları hasta eder. Sevgi veya nefrete sebep olur. Yani cesede ve ruha tesir eder. Büyü, kadınlara ve çocuklara daha çok etki eder. Büyünün tesiri kesin değildir. İlacın tesiri gibi olup, Allahü teâlâ dilerse tesirini yaratır. Dilerse tesirini yaratmaz. Şu halde, (Büyücü, büyü ile istediğini şüphesiz yapar, büyü muhakkak tesir eder) diyen ve inanan kâfir olur. (Allahü teâlâ takdir etmişse, büyü tesir edebilir) demelidir! Sual: Büyü, sihir etki etmez diye inanıyorum. Doğru mu? CEVAPYanlış. Büyü etki edebilir, mutlaka etki eder demek yanlıştır. Büyü ilaç gibidir. Bazen etki edebilir, insanı hastalandırır. Her ilaç da her zaman etkisini göstermez, göstermediği de olur. Yani ilaca da büyüye de tesir kuvvetini veren Allahü teâlâdır. Vermezse, ilaç da, büyü de tesir etmez. Cinler sürekli insanlara günah işlettirir. Kötü işler yaptırır. İnsan günah işlese dahi Allah (cc) inancından ve imanından vazgeçmeyebilir. Bir süre bırakamadığı cinsellik ve yeme arzularını dizginleyemez. Hatta cinler bu arzularını aşırı derecede ve sürekli azdırırlar. İnsan bu arzularına yenik düştüğünden bir türlü bu durumdan kurtulamaz. İnsan sürekli Allah’a dua ederek ve inancından vazgeçmeyerek bu durumdan kurtulur. İnanan insanlar bu tür günahlara dirençlidirler. Şiddetle bu günahlar işlettirilse dahi inançlarından dönmediklerinden bir gün mutlaka o cinlere(şeytanlara) uymayacaklardır. İnançlarında ve fikirlerinde kalben gerçekten sabit iseler Allah(cc) onlara bir çıkar yol verecektir. şeytaniCinler bu tür insanların üzerine bilinçli olarak fazladan gitmektedirler. Dünya nimetlerini onlara süslerler. İnsan nefsine hakim olamadığından ve kendini yönetmediğinden şeytani cinler ile Allah(cc) arasında kalacaktır. Mevcut zevkleri işlese dahi bundan hoşnut olmadığını bildiren ve sürekli Allah’tan(cc) yardım dileyen bir gün Allahın(cc) yardımıyla kurtuluşa erecek ve bu zevklere bağımlılıktan kurtulacaktır. Çünkü nefisler Allah’ın(cc) elindedir. Bir anda insanın kendisi dahi nasıl bıraktığını bilmeden acı çekmeden bu arzulardan sırt çevirir. İşte bu durum Allahın (cc) kontrolünde olduğunu gösterir. Hiçbir insan ben şunu kendim başardım dememelidir. Kendim demek şeytandandır. · Cinsel ilişki sırasında cinler insanın zihnine sürekli yanlış düşünceler atar. Başka kadınları hedef gösterir ve özellikle bu gördüğü ve beğendiği yakın çevreden biri seçilir. Eşi ile ilişki sırasında başka karşı cinsi hedef göstererek cinsel ilişkiyi bozmak ister. Eşinizi aşırı beğenmek veya beğenmemekle kokusunu kötü göstermekle cinsel birleşmeye zarar verebilir. Tüm cinsel sorunların kökeninde düşünsel nedenler vardır. Çok azı fizyolojiktir. Yani cinsel problemlerin temelinde cinler vardır. Cinler birtakım düşüncelerle sizin sağlıklı ilişki yaşamanızı engellemek ister. Erkekte sertleşmeme, kadın ve erkekte erken boşalma, kadının cinsel ilişkiyi istememesi(vajinismus) gibi rahatsızlıklar tamamen cinlerin telkinleriyle oluşmaktadır. Aynı şekilde bu sorunlar olumlu telkinlerle çürütülür ve rahatlıkla bu sorunlar aşılabilir. Cinler cinsellik üzerinden evliliği bozmayı amaçlamaktadırlar. Yıllarca bu uğraşı verirler.· Kola gibi şekerli sıvılar ve haz veren yiyeceklerin beden şeytanını memnun ettiğini gördüm. Şeytan memnun oldukça talebi artmaktadır. Sürekli daha fazla haz isteyen şeytana daha ilk baştan dur demelisiniz. Yoksa bu iş obezite ve ölüme kadar gitmektedir.· Sorunlardan kaçmak ve sorunları ertelemek çözüm olmuyor. Bu nedenle şeytanı alt edecek yapıcı düşünceyi veAllah (cc) sığınmayı Aşamadığınız sıkıntılarınızı kadere yorumlayıb Rahmanı ön plana çıkartın.· Kilo almaya yönelik bilinçaltımızdaki yıkıcı bilgileri değiştirerek obezite ve aşırı kilolara çare oluyor.Bunlar cinlerin vesveseleridir. Bu vesveseleri yıkmak sağlıklı yaşama adım atmak demektir. · Kişi kendi kendine değişimi gerçekleştirebilir; Çünkü zihindeki bilginin bedendeki sonuçlarına ancak kişi kendisi ulaşabilir ve anbean kendisi yön verebilir Bilgi tıbbına göre insan bedeni enerji ve bilgiden meydana gelmektedir. Cinlerden gelen telkinleri fark etmeniz onu yenmek için yeterlidir. Peki nasıl cinlerden geldiğini fark edersiniz. Eğer telkinler olumsuz ise ve zevke (arzulara) dayalı ise cinlerdendir. Kendinize ait olmayan şeylere meyil hissi cinlerdendir. Diğerleri meleklerdendir. Cinlerden gelen telkinleri ilk başta reddedebilirseniz artık bu telkinler inançlara dönüşmez. İnançlar da alışkanlıklara dönüşmektedir. · İnsan vücudundaki tüm enerji akışının bilinçaltımızın yönlendirmeleriyle meydana geldiği bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir. Zihindeki bilginin bedende ürettiği hastalıklara Psikosomatik hastalıklar olarak adlandırılıyor. Bunların hepsi cinlerdendir. Bunlara birkaç örnek ise; obezite, fazla kilolar, kanser, kalp, damar hastalıkları, migren, hormonal bozukluklar, alerji, şeker, tansiyon, diyabet, görme bozuklukları, baş ağrısı,saç dökülmesi, romatizmal ağrılar vb.. gibi hastalıklardır. Bilinçaltımız bedeni hem hasta edebilme, hem de şifa edebilme yeteneğine sahiptir. Bilinçaltınıza cinlerin telkininin girmesine izin vermeyin. Kirli düşünceleri reddetmeniz yetecektir.Bilinçaltımızı nasıl yönlendireceğiz. Bu bilinmelidir.· Yeryüzünde birlikte yaşayamadık; Hepimiz için çok fazla bolluk var. Kimsenin malına göz dikme, kimseye haksızlık etme. Dünya hırslarından, savaşlardan, kişisel çıkarlardan, nefsi isteklere köle olmaya kadar ve yemek yemeye kadar gelir bu çizgi. Küresel savaşların kökeni nefsin isteklerine uymaya yemek yemeye kadar iner bu anlayışın kökeni. Dünyacı olmayacaksın, sağlıklı ve dirençli olayım diye iyi ve uzun yaşamak için fazla yemeyeceksin. Dünyaya bağlanmayacaksın ve hedefinde dünya olmayacak. Ancak sırtını dünyaya dönen yani ahreti isteyen arzulardan el çeker. Meşru olmayan cinsellikten de mideyi doldurmaktan da vazgeçmeyi ancak tanrı yolunda olanlar başarır. · Yemek yemek için yaşayanlar vardı; Yaşamak için yemek yenmelidir. Yetecek kadar yemek yeterlidir. · İslam’da oruç cinlerin gücünü kırmak için yapılan bir ibadettir; İnsanların çoğu bunu bilmez. Yoksa açın halinden anlamak için yapılan ibadet değildir. Fazla yemek gaflet verir, cinlerin etkinliğini arttırır. Günah yüklü zevk ve arzulara düşkünlük verir. Peygamberimiz dönemindeki oruç ile günümüz orucu çok farklıdır. Türkiye’de oruç yanlış uygulanıyor. Akşama kadar aç kalıp akşam tıka basa doyuncaya kadar yemek oruç değildir. Aslında peygamber diyet yapmıştır. Bir hadisinde oruçlu iken ikram edilirse ikrama uyunuz demiştir. Ve kendisi oruç tutarken bazı ikramları geri çevirmezdi. Bu söylediklerim orucunuzu bozun anlamına gelmez. Ancak oruca yüklediğiniz anlamın ne olduğuna dikkat çekmekteyim. Günümüzde oruç tutanlar akşam ezanıyla doyuncaya kadar yemektedirler. Ama orucun anlamı mideyi doldurmadan bir dönem vücudunuzun gücünü kırmak yada yeteri kadar enerji almak anlamına gelmektedir. Peygamber diyet yapmıştır. Midesini tam doldurmamıştır. Ve bir hadisinde ‘İnsanın doldurduğu en kötü kap midesidir.’ demiştir. İslam’ın beş şartından biri olan oruç günümüz diyetiyle aynıdır. Ve ne amaçla aç kaldığınıza dikkat etmelisiniz. Aç kalmak günahlardan sakındırır. Vücuda meleki bir güç verir. Oruçta diyet kuralları uygula